İki beslenme uzmanı dünya genelinde en sevilen iki sıcak içeceği karşılaştırarak hangisinin genel sağlığımız için daha faydalı olduğunu anlattı.
Dünyada sudan sonra en popüler içecek olan çayın küresel ölçekte kahveden üç kat daha fazla tüketildiği tahmin ediliyor. Öte yandan kahvenin popülerliği de her geçen gün biraz daha artıyor.
Kahvenin artan popülaritesinin arkasındaki temel nedenlerden biri özellikle sindirim üzerindeki sağlık faydalarının daha fazla fark edilmesi.
Epidemiyolog Prof. Tim Spector “Kahve, Batı diyetindeki temel polifenol kaynaklarından biridir. Bu bitkisel bileşikler bağırsak mikrobiyotanızı besleyerek daha iyi bir metabolik sağlık ve daha düşük inflamasyon sağlar. Siyah çay da faydalı polifenoller içerir, ancak genellikle fincan başına düşen miktar daha düşüktür” dedi.
Peki, hangisi daha sağlıklı?
Kemik sağlığı
Kazanan: Çay
Yeni araştırmalar, düzenli çay içenlerin osteoporoz geliştirme riskinin kahve içenlere göre daha düşük olabileceğini gösteriyor.
Avustralya’daki Flinders Üniversitesi tarafından 65 yaş üstü yaklaşık 10.000 kadın üzerinde yapılan on yıllık bir çalışma, günlük çay içenlerin kalça kemiği mineral yoğunluğunun (BMD) içmeyenlere göre biraz daha yüksek olduğunu buldu.
Orta düzeyde kahve tüketimi zararlı görünmese de günde beş fincandan fazla tüketmek kemik yoğunluğunun azalmasıyla ilişkilendiriliyor.
Diyetisyen Aisling Pigott, günde üç fincandan fazla kafeinli içecek tüketilmemesini önerdi, “Yüksek kafein alımı kemik sağlığını olumsuz etkileyebilir. Çayda kahveden daha az kafein vardır, bu yüzden potansiyel olarak daha az zararlıdır. Ayrıca çay, kemik metabolizmasını destekleyen flavonoidler içerir” dedi.
Bağırsak sağlığı
Kazanan: Kahve
Hem kahve hem de çay, polifenol kaynağıdır. Ancak kahve, yeşil çaydan; yeşil çay da siyah çaydan daha zengin bir polifenol kaynağıdır.
Prof. Spector “Polifenoller bağırsaktaki mikroplarınızın işlediği bileşiklerdir. Sindirimin erken aşamalarında tamamen emilmek yerine kalın bağırsağa kadar ulaşırlar ve buradaki bakteriler onları aktif maddelere dönüştürür. Bu maddeler kan şekerini kontrol etmeye ve damar sağlığını korumaya yardımcı olur” diye konuştu.
Ayrıca kahve şaşırtıcı miktarda lif içerir. Tipik bir filtre kahve, fincan başına yaklaşık 1,5 gram çözünür lif içerir; bu da yaklaşık bir mandalina yemekle aynı miktardır.
Kalp sağlığı
Kazanan: Çay
Her iki içeceğin de kalp hastalığı ve felç riskini azaltabileceğine dair kanıtlar olsa da çaydaki polifenollerin (özellikle flavan-3-ol bileşikleri) damar fonksiyonları üzerinde hafif bir üstünlüğü olduğu düşünülüyor.
2022 tarihli bir inceleme özellikle yeşil çayın kan basıncını ve lipid seviyelerini düşürerek kalp sağlığını koruduğunu gösteriyor.
Pigott “Çaydaki polifenoller kanın damarlardan daha kolay akmasına yardımcı olarak damar elastikiyetini artırabilir” dedi.
Zihinsel konsantrasyon
Kazanan: Kahve
Demlenmiş bir kahve, çaya oranla yaklaşık iki kat daha fazla kafein içerir. Kafeinin odaklanma ve uyanıklık üzerindeki etkisi iyi bilinmektedir.
Pigott “Kahve, yüksek kafein seviyesi sayesinde kısa süreli konsantrasyonda daha büyük bir fayda sağlar. Ancak çok fazla tüketimi kaygıya ve sonrasında bir enerji çöküşüne neden olabilir” bilgisini verdi.
Beyin sağlığı
Sonuç: Berabere
Her iki içecek de demans (bunama) ve felç riskinin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir. Harvard Tıp Okulu tarafından yapılan bir araştırma, günde 2-3 fincan kahve veya 1-2 fincan çay içmenin demans riskini %15-20 oranında azalttığını buldu.
2025 yılında yapılan bir başka çalışma ise şekersiz kahve içenlerin Alzheimer riskinin %34, Parkinson riskinin ise %37 daha düşük olduğunu gösterdi. Uzmanlar kafeinin “nöroprotektif” (sinir koruyucu) bir etkisi olabileceğini düşünüyor.
Genel kazanan: Kahve
Burun farkıyla kahve kazanıyor. Ancak uzmanlar bunun bir nedeninin kahve üzerine yapılan bilimsel çalışmaların sayısının çaya göre daha fazla olması olduğunu belirtiyor.
Sonuç olarak:
– Eğer kahve sizi sinirli yapıyor veya uykunuzu kaçırıyorsa, çay sizin için en iyi günlük tercihtir.
– Eğer kahveyi iyi tolere ediyorsanız, özellikle şekersiz ve günün erken saatlerinde tüketiyorsanız, kahveye devam etmemek için bir sebep yok.
Pigott’un dediği gibi: “Hangisi en iyisi? En çok keyif aldığınız hangisiyse o.”
Haberle ilgili daha fazlası:BAKMADAN GEÇME!