1980 öncesinde üretilen seramik ve porselen fincanların sırlama aşamasında kullanılan kurşun ve kadmiyum gibi ağır metallerin yüksek sıcaklıkla temas ettiğinde çözünerek gıdaya geçtiği saptandı.
Yapılan araştırmalar, 1970 ve 1980 öncesi dönemlerde üretilen seramik ve porselen mutfak eşyalarının üretim standartları nedeniyle ağır metal içerdiğini gösteriyor. Özellikle antika veya aile yadigarı olarak saklanan eski fincan ve tabakların sırlama aşamasında kullanılan maddeler, güncel sağlık protokolleri çerçevesinde riskli kabul ediliyor.
Eski üretimlerde renklerin canlılığını artırmak ve dayanıklılık sağlamak amacıyla kurşun ve kadmiyum gibi ağır metaller kullanılıyor. Bu maddeler özellikle parlak sarı, turuncu ve kırmızı tonlarındaki desenlerde yoğunlaşıyor.
Sıcak içeceklerin, asitli gıdaların bu eşyalarla teması yüzeydeki sır tabakasının çözünme sürecini hızlandırıyor. Çözünen ağır metaller gıdaya karışarak doğrudan vücuda alınıyor. Eşya üzerindeki mikro çatlaklar ve “çıtlama” denilen sır dökülmeleri, bu kimyasal geçiş riskini en üst seviyeye çıkarıyor.
Vücutta birikme özelliği gösteren bu metallerin uzun vadeli etkileri şunlar:
– Kurşun: Sinir sistemi üzerinde kalıcı hasarlar, böbrek fonksiyon bozuklukları ve çocuklarda gelişimsel duraksamalarla ilişkilendirilmektedir.
– Kadmiyum: Kanserojen bir element olarak sınıflandırılmakta; kemik yoğunluğu kaybı ve organ yetmezliği riskini artırmaktadır.
Gıda güvenliği uzmanları, kökeni belirsiz veya eski tarihli bu tür mutfak gereçlerinin beslenme amaçlı kullanılmamasını önerdi. Bu eşyaların gıda ile temas ettirilmeden sadece dekoratif amaçlı, vitrin veya raflarda sergilenmesi, günlük kullanımda ise modern denetimlerden geçmiş güncel mutfak ürünlerinin tercih edilmesi gerektiği vurgulandı.