Kalp yetersizliğinin işareti olabilir: Dört önemli belirti

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülay Gök sonradan ortaya çıkan nefes darlığı, çabuk yorulma, bacaklarda şişlik ve açıklanamayan hızlı kilo artışının yaşlanmaya bağlanmaması ve erken dönemde kardiyoloji değerlendirmesi yapılması gerektiğini söyledi.

Sağlık 5 Eylül 2026

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gülay Gök, günlük yaşamda sonradan ortaya çıkan nefes darlığı, çabuk yorulma, bacaklarda şişlik ve açıklanamayan hızlı kilo artışının kalp yetersizliği açısından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Gök toplumda sık rastlanan kalp yetersizliği belirtilerinin günlük yaşamın olağan bir parçası veya yaşlanmanın doğal sonucu gibi algılanabildiğini aktardı.

Kalp yetersizliğinin yalnızca kalbin kanı pompalama gücünün azalması anlamına gelmediğini vurgulayan Gök “Kalbin gevşeme fonksiyonundaki bozukluklar da bu tabloya yol açabilir. Özellikle günlük aktiviteler sırasında ortaya çıkan nefes darlığı ve çabuk yorulma, önemli belirtiler arasında yer alıyor. Yürürken veya merdiven çıkarken sık sık durup dinlenme ihtiyacı oluşmasının dikkate alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Gök kalp yetersizliğinde şikayetlerin yalnızca gündüz ortaya çıkmadığına dikkati çekerek gece yaşanan nefes darlığının da önemli bir uyarı işareti olduğunu, daha önce tek yastıkla rahat uyuyan bir kişinin zaman içerisinde iki veya daha fazla yastığa ihtiyaç duyması ya da gece nefes darlığı nedeniyle uyanmasının kalp yetersizliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini anlattı.

Vücutta sıvı birikmesine bağlı olarak özellikle bacaklarda ve ayak bileklerinde şişlik gelişebildiğini ifade eden Gök “Daha önce rahat kullanılan ayakkabıların ayağa dar gelmesi de göz ardı edilmemesi gereken belirtilerden biri. Beslenme düzeninde herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen kısa sürede belirgin kilo artışı yaşanması da vücutta sıvı birikimine işaret edebilir. Açıklanamayan hızlı kilo değişimlerinin değerlendirilmesi gerekiyor.” değerlendirmesini yaptı.

Gök kalp yetersizliğinin yalnızca daha önce geçirilmiş bir kalp krizinin sonucu olarak düşünülmemesi gerektiğini belirterek yüksek tansiyon, diyabet, kronik böbrek hastalıkları, ritim bozuklukları ve kalp kapak hastalıklarının da kalp yetersizliğine neden olabileceğini vurguladı.

Obezitenin de kalp yetersizliği gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğunu kaydeden Gök şunları kaydetti:

“Bu nedenle kalp yetersizliğinin altında yatan nedenin belirlenmesi, tedavinin önemli bir parçası. Çarpıntı, baş dönmesi ve bayılma, daha nadir görülen belirtiler arasında yer alıyor. Bu şikayetlerin ortaya çıkması halinde altta yatan ritim bozukluklarının araştırılması gerekiyor. Ritim bozukluğu tespit edilmesi durumunda, öncelikle bu sorunun edilmesi önem taşıyor. Kalp yetersizliğinin nedenine yönelik tedavi, hastalığın seyrinde belirleyici rol oynuyor.”

Kalp yetersizliği geliştikten sonra uygulanan tedavilerle hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılabildiğini ve hastaneye yatışların azaltılabildiğine değinen Gök “Bu nedenle belirtilerin erken dönemde fark edilmesi, büyük önem taşıyor. Halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı, bacaklarda veya ayak bileklerinde şişlik gibi şikayetlerin yalnızca yaşa bağlanmaması gerekiyor. Bu belirtileri yaşayan kişilerin kardiyoloji değerlendirmesinden geçmesi, erken tanı açısından önemli” ifadelerini kullandı.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.