Tıp dünyasını alt üst etti: 70 yaşında, 168 çocuğu var

Kendi çocukları da olan Clive Jones İngiltere'de 12 yıldır sosyal medya üzerinden ücretsiz sperm bağışı yapıp 168 çocuğun biyolojik babası olduğunu iddia ediyor. 

Dünya 2 Mayıs 2026

İngiltere’de yaşayan 70 yaşındaki emekli matematik öğretmeni Clive Jones hem şaşkınlık yaratan hem de büyük tartışmalara neden olan bir yaşam tarzını benimsedi. Evli ve kendi çocukları olan Jones, son 12 yıldır sosyal medya üzerinden ücretsiz sperm bağışında bulunarak tam 168 çocuğun biyolojik babası olduğunu iddia ediyor. Jones kendi deyimiyle, sadece insanlara yardımcı olmak isteyen “yardımsever” bir bağışçı mı, yoksa modern tıbbın ve hukukun sınırlarını zorlayan riskli bir figür mü?

Emekli matematik öğretmeni Clive Jones’un evindeki şömine rafı, üç çocuğu ve dokuz torununa ait aile fotoğraflarıyla dolu; ancak Jones bunun çocuklarının sadece küçük bir bölümünü temsil ettiğini söylüyor.

Çünkü Clive sperm bağışçısı. Son 12 yılda, iddiasına göre ülke çapında otomobiliyle seyahat ederek kadınlara ücretsiz sperm bağışında bulundu ve 168 çocuğun babası oldu.

Clive’in yaptığı hem hukuken hem de sağlık açısından risklerle dolu olsa da şaşırtıcı sayıda kadın riskleri görmezden gelmeye istekli görünüyor. Bunun en önemli sebebi Clive’in bunu ücretsiz yapıyor olması.

2014 yılında gazetede bir başka sperm donörü hakkında okuduğu bir yazı o zamanlar 50’li yaşlarının sonlarında olan Clive Jones’u kendisinin de bu hizmeti sunup sunamayacağını araştırmaya yöneltti.

Clive “Bazı bağışçıların sadece insanlarla cinsel ilişkiye girmek istediği anlaşılıyordu. Bu kesinlikle bana göre değildi. Ben sadece insanların hamile kalmasına yardımcı olmak istedim” dedi.

Clive fikrini karısıyla paylaştı; karısı başlangıçta fikri sevmedi ama Clive kararlıydı.

Nitekim çift yakınlarda ayrıldı, ancak Clive Daily Mail’e verdiği demeçte iyi ilişkilerini sürdürdüklerini ve bunun sperm bağışlarıyla hiçbir ilgisi olmadığını söyledi.

Clive’ın ilk adımı anne olmak isteyen kadınların sperm bağışçısı aradığı Facebook grubuna üye olup profil oluşturmak oldu. Profilinde uzun boylu, sağlıklı, aktif, üniversite mezunu ve zaten sağlıklı çocukları olduğunu belirten Jones kısa süre içinde birçok kadından talep almaya başladı.

Clive “Grupta profil resminiz oluyor ve kendiniz hakkında biraz bilgi veriyorsunuz. İnsanlar belirli bir günde belirli bir donör istediklerini yazıyorlar ve donör de yanıt veriyor” diye anlattı.

Profilini yayınladıktan birkaç gün sonra, Tamworth’daki evine çok yakın bir adresten ilk isteğini aldı. 12 yıl önce gönderilen bu mesaj Clive’ın 58 yaşında ilk donör çocuğuna sahip olmasına yol açtı.

“İnsanlar gün ve saat belirterek bağışçı arıyor, ben de yanıt veriyorum” diyen Jones bağış sürecini son derece basit bir yöntemle yürütüyor.

Donör sperm bir şırınga içinde veriliyor. Clive tek şartını da şöyle anlattı:

“Kadınların yumurtlama kiti testi kullanmasını istiyorum. Böylece yumurtlama döneminde olduklarını ve ayın en verimli zamanında olduklarını bilebiliriz; çünkü kimsenin vaktini boşa harcamak istemiyorum.”

Clive’ın anne olmasına yardımcı olduğu kadınlardan bazıları başka çocukları olması için de kendisiyle iletişime geçti. Kadınlar bunu ilk çocuklarının kardeşlerinin de aynı babadan olması, akrabalık bağlarının var olması için yapıyordu.

Clive “Bir kadın benim beş çocuğumu da yanında büyütüyor” dedi.

Daily Mail, bu kadınlardan bazılarıyla görüşerek onun bağış yoluyla çocuk sahibi olduğunu doğruladı.

Clive bu durumu ‘başkalarına yardım etme’ arzusu olarak anlatsa da uzmanlara göre İngiltere’nin doğurganlık düzenleyicisi İnsan Döllenmesi ve Embriyoloji Kurumu (HFEA) tarafından belirlenen kuralların dışında yapılan denetimsiz sperm bağışı etik ve sağlık açısından endişeler doğuruyor.

Cleveland Clinic London’da görevli androloji uzmanı Dr. Rowland Rees “Denetimsiz sperm bağışının ilk bariz tehlikesi enfeksiyon bulaşmasıdır” dedi ve ekledi:

“Düzenli kliniklerde (IVF merkezlerinde) bağışlanan spermler; HIV, hepatit, sifiliz (frengi) ve klamidya gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar için taranır. Jones gibi bireysel bağışçılarda bu taramalar yoktur. Bu hastalıklar anneye bulaşabilir, bebeğe geçebilir, düşük riskini artırabilir veya bebekte kalıcı sağlık sorunlarına yol açabilir.”

Kliniklerde ayrıca bağışçının ailesindeki hastalık geçmişi (kanser, kalp hastalıkları, kistik fibrozis gibi) detaylıca incelenir. Kayıt dışı bağışlarda bu güvenlik ağı tamamen yoktur.

Dr. Ravina Bhanot, kliniklerde spermin özel işlemlerden geçirilerek (yıkama yöntemiyle) kalitesiz hücrelerden ve enfeksiyon taşıyabilecek sıvılardan arındırıldığını, evde yapılan basit yöntemlerde bu teknolojik temizliğin mümkün olmadığını söyledi.

Klinikler ayrıca katı bir yaş politikası uyguluyor; NHS’ye göre, düzenlenmiş kliniklerde sperm bağışı için yaş aralığı 18 ile 45 arasında.

Dr. Bhanot “Yaşla birlikte azalan sadece kadınların doğurganlığı değildir, erkeklerin de doğurganlığı azalıyor. Çünkü yaş ilerledikçe spermdeki genetik mutasyon riski artar; bu da otizm, şizofreni ve düşük yapma riskini yükseltebilir” dedi.

Clive gibi denetimsiz ve çok sayıda sperm bağışçısı diğer son derece endişe verici sorunları da beraberinde getiriyor.

Tek bir kişinin 170’e yakın çocuğunun olması gelecekte bu çocukların birbirlerini tanımadan evlenmesi gibi biyolojik ve etik sorunlar yaratabilir. Uzmanlar bir bağışçının en çok 10 aileye bağış yapması gerektiğini savunuyor.

Dr. Rees, bunun çocuk üzerinde gelecekte yaratacağı psikolojik etki için de “Tıbbi sorunların ötesinde psikolojik sorunlar da var; bir donörden dünyaya geldiğinizi ve 170 kardeşiniz olduğunu öğrendiğinizde bu travmatik olabilir” dedi.

Clive, bu konuyu düşündüğünü ve bağış yaptığı kadınlardan bazılarının, bu tür durumların yaşanmasını önlemek için birbirlerini bulabilecekleri çevrimiçi bir grup kurduklarını söyledi.

Uzmanlar bu sürecin sadece sağlık değil, ciddi hukuki sorunları da beraberinde getirdiğini vurguluyor.

Mevcut yasalara göre sperm donörü kullanılarak dünyaya gelen bir çocuk 18 yaşına geldiğinde yasal olarak donörünü bulma hakkına sahip oluyor.

Eğer bir kişi 1 Nisan 2005’ten sonra kan bağışı yaptıysa bağış yapan çocuğun bağış sırasında kullanılan tam adını ve adresini, bağış yapılan merkezi ve HFEA’nın elinde bulunan diğer bilgileri talep etme hakkı var.

İngiliz yasalarına göre biyolojik bağışçı bazı durumlarda çocuğun ‘yasal babası’ sayılabilir. Bu da bağışçının nafaka yükümlülüğü doğurması, ileride çocuğun mirastan pay istemesi veya bağışçının çocuğun velayetine dair hak iddia ederek davalar açması gibi karmaşık sorunlara yol açabilir.

Avukat Natalie Gamble resmi olmayan sperm bağışçıları için yasal korumanın çok az olduğunu söyledi, “Birçok durumda bağışçı yasal babadır, bu da potansiyel nafaka ödemeleri ve vefat etmesi durumunda mirasından pay talep edilmesi anlamına gelir. Annenin farkında olmayabileceği şey ise, donörün çocukla ilgili hak iddia edebilme olasılığıdır ki bu da uzun süren mahkeme davalarına yol açabilir” ifadelerine yer verdi.

Düzenli bir klinikte sperm bağışı/IVF (tüp bebek) tedavisi görmek, yaklaşık 850 ila 1.500 sterlin arasında değişiyor. Ayrıca kliniklerde uzun bekleme listeleri ve katı prosedürler bulunuyor. Birçok insan, maddi imkansızlıklar veya zaman darlığı nedeniyle ‘ücretsiz’ ve ‘hızlı’ olduğu için bu yöntemi tercih ediyor.

“Hiçbir zaman para istemedim ve asla istemeyeceğim” diyen Clive doğumdan sonra annelere çiçek ve benzeri bir hediye gönderiyor, ancak aile veya çocuk istemediği sürece hiçbir şekilde iletişim kurmuyor.

Clive “Bazıları çocuk büyüdükçe fotoğraflarını gönderiyor, bazıları göndermiyor. Bu onların tercihi. Benim hakkımda soru sormaları ya da hiçbir şey bilmek istememeleri umurumda değil. Ben sadece donörüm” dedi.

Clive tüm endişelerin farkında olduğunu ancak kendi bildiğini okumaya devam etmeyi tercih ettiğini söyledi ve şunları ekledi:

“Özel ve sperm bankaları çok pahalı ve aşılması gereken çok fazla engel var; bu yüzden insanların ‘doğru’ yolu izleyip kliniklerden taramadan geçmiş bir donör kullanmayı karşılayamamaları şaşırtıcı mı? Herkesin bunu yapacak imkânı yok. İnsanlara her zaman geçmişimi anlatırım; eşim dışında kimseyle cinsel ilişkiye girmedim, bu yüzden cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyonum veya genetik hastalığım yok. Kendi sağlığıma ve çocuklarımın sağlığına bakarak, sağlıklı olduğumuzu biliyorum. İnsanların çocuk sahibi olma hayallerini gerçekleştirdiğini görmek bana mutluluk veriyor. Ben sadece bir bağışçıyım.”

Anlaşılan o ki Clive’ın sperm bağışlamayı bırakma planı yok.

Ancak uzmanlar, bu ‘iyilik’ görüntüsünün altında yatan tıbbi ve hukuki gerçeklerin, birçok aile için ömür boyu sürecek pişmanlıklara dönüşebileceği konusunda uyarmaya devam ediyor.

Türkiye’de tüp bebek süreçleri ‘Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik’ ile sıkı bir şekilde denetleniyor. Türkiye’de anonim sperm bağışı yasal değil.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.