Yavuz Ağıralıoğlu "İsmi Cumhurbaşkanlığına geçen herkesten daha iddialıyım. Ama kendi kariyer planımı, hevesimi memleketin ufkuna engel edecek adam değilim” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye’nin siyasi gündeminden ekonomiye, Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarından terörle mücadele ve anayasal düzene ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.
Siyasetin kişilere ve adaylık tartışmalarına değil, vatandaşların yaşadığı sorunlara odaklanması gerektiğini söyleyen Ağıralioğlu, “Biz bir parti kadrosu değiliz. Biz bir vatanseverler topluluğuyuz, biz bir memleket evlatları topluluğuyuz. Biz memleketi ayağa kaldıracağız. Bu ayağa kaldırma irademizin bir parti telaşı yok bizde, bir memleket telaşı var. Siyaset, ‘Rakibimi yeneyim’ diye bir konsantrasyonla güne başlıyor. Biz, ‘Memleketin sorunlarını yenelim’ diye koşturuyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerinden yürütülen tartışmaların siyasetin gündemini belirlememesi gerektiğini söyleyen Ağıralioğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın adaylık konusundaki tutumunu da değerlendirdi.
Ağıralioğlu, Yavaş’ın “İşimin başındayım. Şu anda bir seçim tarihi yok” yönündeki açıklamalarını hatırlatarak, bunun memleketin mevcut sorunlarını önceleyen bir yaklaşım olduğunu söyledi.
Siyasetin “Kim Cumhurbaşkanı olacak?” tartışmasına sıkıştırılmasının siyaseti magazinleştirdiğini belirten Ağıralioğlu, şöyle konuştu:
“Memleketin dertleri var, sistemi konuşalım. Yani şahıs konuşmayalım. ‘Tayyip Bey’in karşısına kim aday olacak?’ falan gibi bir tartışma siyaseti magazinleştiriyor. Biz bu magazine kendimizi teşne yaparsak, partimizi bu işlerin içerisine sokarız, millete hürmetsizlik yaparız. Dün ‘Geçinemiyorum’ diye biri canına kıymışsa siyasetin mesuliyet duyması gereken şey bu. Memleketin dertlerini bırakıp ‘Kim Cumhurbaşkanı olacak?’ diye konuşmak, milletin çektiği sorunlara hürmetsizlik olur.”
Fon manipülasyonunun sorumlularının ortaya çıkarılması ve sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, söz konusu süreçte “kimlerin ne aldığı ve nasıl bir mekanizma işletildiğinin” ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Ağıralioğlu, “Bütün liste açıklanırsa, bu mekanizmada ne suistimal edildi? Sensörler nasıl kapatıldı? Bu kadar usulsüzlük nasıl yapıldı? Bu usulsüzlükten kimler menfaat sağladı? Bunu toplumun bilmeye hakkı var” dedi.
Terörle mücadele ve yürütülen siyasi süreçlere ilişkin de konuşan Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin bu konudaki kırmızı çizgilerinin bulunduğunu belirterek, “Endişelerimiz var. Teröre değmeyi, teröriste yürümeyi, terörle müzakereyi meşru görmüyoruz” dedi.
Ağıralioğlu, partisinin anayasal düzen ve üniter yapıya ilişkin yaklaşımını da şu ifadelerle açıkladı:
“Teröre değmemek, teröriste yürümemek, terörle müzakereyi meşru görmemek; Cumhuriyet’i koruyabilmek, Cumhuriyet’i ve taşıyıcı kolonlarını, yani üniter yapımızı muhafaza edebilmek, millet bütünlüğümüzü, devlet bütünlüğümüzü, resmî dili ve anayasal vatandaşlığı muhafaza edebilmek, 86 milyonu Türk milleti olarak muhafaza edebilmek.”
Ana dil ve resmî dil arasındaki ayrıma dikkati çeken Ağıralioğlu, Türkiye’de farklı ana dillerin bulunmasının resmî dil konusundan ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Resmî dilimiz ayrıdır, ana dil ayrıdır” diyen Ağıralioğlu, “Ana dili diye bir şey vardır ve olur. Ama resmî dil tektir. Üniter devlette de resmî dil Türkçedir. Bu hassasiyeti de koruyacağız” ifadelerini kullandı.
Anayasa’nın ilk dört maddesinin önemine de değinen Ağıralioğlu, bu maddelerin “86 milyonu bir arada tutabilme parolası” olduğunu savundu. Vatandaşlığın hukuki bir statü olduğunu belirten Ağıralioğlu, “Kimseye kimlik inkârı, asimilasyon bilmem ne falan gibi bir şey asla yoktur. Bu memlekette böyle bir şey olmaz. Kimsenin kimliği de inkâr edilmez; rengi de mezhebi de meşrebi de inkâr edilmez” dedi.
Cumhurbaşkanının yalnızca kendisine oy verenlerin değil, tüm vatandaşların sorumluluğunu taşıması gerektiğini söyleyen Ağıralioğlu, “Sen millet bütünlüğünü koruyacaksın. Devletin tekliğini, devletin bütünlüğünü koruyacaksın. Anayasa’yı koruyacaksın, hukuku koruyacaksın, insanlarını koruyacaksın. Sana oy verenleri değil, sana oy vermeyenleri de senin vatandaşın olan herkesi koruyacaksın. Yani bu 86 milyonu ailen gibi koruyacaksın” diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin kendi konumunu da değerlendiren Ağıralioğlu, bütün siyasi parti genel başkanlarının, aksini açıklamadıkları sürece Cumhurbaşkanı adayı olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
Ağıralioğlu, “Bu mesuliyet adına milletin hizmetini görmeye yemin etmiş bir evlat olarak, ismi Cumhurbaşkanlığına geçen herkesten daha iddialıyım ben. Ama kendi kariyer planımı, hevesimi memleketin ufkuna engel edecek adam değilim” dedi.
Adaylık konusunda erken bir aşamada olunduğunu belirten Ağıralioğlu, “Daha çok erken. Çok sular akacak bu köprülerin altından. Namzetlere bakacağız. Rasyonalite var, realite var, milletin tebessümü var. Bakacağız bunların hepsine. Ondan sonra milletimiz için ne hayırlısı, onu yapacağız” ifadelerini kullandı.