Ekrem İmamoğlu’nun gözyaşları

İBB davasında Mustafa Keleş ve avukatı savunma yaptığı sırada salonda bulunanlar gözyaşlarını tutamadı. Söz alan tutuklu CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu da ağlamaktan konuşamadı.

Siyaset 8 Mayıs 2026

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 77’si tutuklu 414 kişinin yer aldığı davanın ilk duruşmasının 34’üncü gününde, Cebeci maden sahasına ilişkin eylemden tutuklu olanlar savunma yaptı.

Duruşmada İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in tutuklu oğlu Mustafa Keleş savunma yaptı.

11 aydır tutuklu olan Keleş, “Savcılık, babamın ve benim örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor. Aramızda baba-oğul dışında herhangi bir örgütsel bağ yok. Benim hakkımda beyan bile yok” dedi.

Keleş, ayrıca duruşma salonunda yaptığı savunmayla cezaevlerindeki kapasite artışı ve hak ihlallerini çarpıcı detaylarla gözler önüne serdi. Kaldığı yerin “cinayet koğuşu” olduğunu söyleyen Keleş, insani yaşam koşullarının tamamen ortadan kalktığını vurguladı.

21 kişilik koğuşta 60 kişi

Keleş’in beyanlarına göre, fiziksel imkanların çok üzerinde mahpusun bir arada tutulması, temel yaşam alanlarını yok etmiş durumda. Koğuştaki izdihamı şu sözlerle aktardı: “21 kişilik kapasiteye sahip koğuşta 60 kişi kalıyoruz. İnsanlar sıkış tıkış yaşadığı için ya yerde yatmak zorunda kalıyor ya da uyumak için birbirinin uyanmasını bekleyip vardiyalı yatıyor. Bölmemde düz yürüyemiyorum, ranzaların arasından ancak yan yan geçebiliyorum. Yemek masasında 10 kişi iç içe oturmak zorundayız; kaşığı ağzımıza götürecek alanımız bile yok.”

“Kardeşini bıçaklayanlar bile tahliye oldu ben neden buradayım?”

Keleş, koğuşunda bulunan ve ağır suçlar işeyenlerin birer birer tahliye edildiğini, kendisinin ise halen tutuklu bulunmasını anlamlandıramadığını belirtti: “Koğuşumda insanların evine, arabasına sıkanlar, kardeşini bıçaklayanlar, uyuşturucu etkisiyle hiç tanımadığına saldıranlar bile benden sonra gelip tahliye oldu. Ben ne yaptım, niye hâlâ tutukluyum?”

“Koğuşumuz veremden iki kez karantinaya alındı”

Keleş’in en dikkat çekici iddialarından biri de cezaevindeki sağlık koşulları ve hijyen sorunu oldu. Koğuşta iki kez verem salgını nedeniyle karantina uygulandığını belirten Keleş, bu sürecin diğer tedavi hizmetlerini de durdurduğunu ifade etti: “Koğuşumda iki defa verem salgını nedeniyle karantina oldu. Diş ağrısının ne kadar dayanılmaz bir şey olduğunu bu salondaki hemen hemen herkes bilir diye düşünüyorum. Bu karantina uygulamaları aylar sürüyor ve dişiniz ağrısa bile, dişinizin ağrısından yerinizde duramasanız bile diş doktoru, verem şüphesi nedeniyle sizi kabul etmiyor. O acıyla koğuşta çaresizce bekletiliyoruz.”

Ardından Keleş’in avukatı Avukat Nergis İnce, iddianamedeki suçlamalara ilişkin savunmada bulundu. Müvekkili Mustafa Keleş’in tutukluluk halinin sonlanmasını ve tahliye edilmesini talep etti. İnce, “Takdir sizin, Mustafa Keleş ya Fatih Keleş’in oğlu olduğunun için tutukluluğu devam edecek ya da tahliye edilecek” dedi.

İmamoğlu konuşmakta güçlük çekti

İnce’nin savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu Mustafa Keleş’e soru sormak üzere söz aldı. Söze girecekken gözyaşlarını tutamayan İmamoğlu, uzun süre gözyaşları sebebiyle konuşmakta güçlük çekti. İmamoğlu daha sonra, “Mustafa, değerli kardeşim, bu olaylar yaşanmasaydı da bir bayramda karşılaşsaydık. Bayramdan bayrama karşılaşıp, sarılmamız dışında bir sohbetimiz oldu mu?” sorusunu Mustafa Keleş’e yöneltti.

Keleş, “Hayır” yanıtını verdi.

İmamoğlu, “Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatılmasın. Ben bu delikanlıya devlet, bu millet, Türk yargısı adına özür diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Konuşması tüm salonu etkiledi

İmamoğlu gözyaşlarını silerken salondan çıkanların arasında ve seyirci kısmında ağlayanlar oldu.

Duruşma sona ererken, Ekrem İmamoğlu salondan ayrılmadan evvel “Demiştim, bu hafta güçlüyüz. Önümüzdeki hafta çok daha güçlü olacağız. Hiç endişeniz olmasın. Yani bu iftiraname, gıybetname, terfiname denen lanet şey; çöptür, çöp!” dedi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.