Ameliyat yerinde ödem oluşan tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ameliyat olduğu İzmir Katip Çelebi Hastanesi yerine İzmir Şehir Hastanesi'ne götürülünce tedaviyi reddetti. Bunun üzerine cezaevine geri götürülen Çalık tepkiler üzerine bu kez kendi hastanesine götürüldü.
Mehmet Murat Çalık dün öyle bir gün geçirdi ki, sağlık işkencesi dense yeridir. İstanbul Beylikdüzü’nün tutuklu Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, geçen hafta kanser şüphesiyle ameliyat olmuştu. İzmir Katip Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan ameliyat sonrası yeniden cezaevine gönderilen Çalık’ın ameliyat bölgesinde ödem oluşunca Çalık dün yeniden hastaneye sevk edildi. Ama nedense ameliyat olduğu Katip Çelebi’ye değil, İzmir Şehir Hastanesi’ne götürülen Çalık burada tedaviyi reddetti. Bunun üzerine cezaevine geri götürülmek üzere araca geri bindirildi, araç tam cezaevi kapısına gelmişti ki, o sırada kamuoyunda oluşan tepkiler sonuç verdi, araç geri dönüp Çalık’ı Katip Çelebi Hastanesine götürdü.
Daha önce iki kez kanser tedavisi başarıyla sonuçlanan Mehmet Murat Çalık’a tutuklu olduğu sürede iki kez kemik biyopsisi uygulanmış ve son olarak boynunda tespit edilen kitle nedeniyle 13 Ocak Salı günü İzmir Katip Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyat edilmişti.
Çalık’ın avukatı Melih Koçan’ın aktardığına göre operasyon bölgesinde gelişen şişlik, kızarıklık ve akıntı nedeniyle Çalık cezaevi revirine başvurdu, yapılan ilk değerlendirme üzerine 112 Acil Servis çağrıldı. Saat 21.30 sıralarında gelen ambulans ekibi tarafından yapılan muayenede yaranın henüz kapanmadığı, dikişlerin alınmadığı ve enfeksiyon riskinin devam ettiği tespit edilerek hastaneye sevkin gerekli olduğu ifade edildi.
CHP Milletvekili Umut Akdoğan, başvuru ve dilekçelere rağmen Mehmet Murat Çalık’ın ameliyat olduğu İzmir Katip Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne değil İzmir Şehir Hastanesi’ne götürüldüğünü belirtti. Akdoğan İzmir Şehir Hastanesi’ne götürülen Çalık’ın bu hastanede tedavi olmayı reddettiğini aktardı.
Çalık’ın avukatı Melih Koçan önceki gün şunları söylemişti:
“Müvekkil Mehmet Murat Çalık, boyun bölgesinden kısa süre önce ikinci kez cerrahi operasyon geçirmiştir. Operasyon bölgesinde dikişler henüz alınmamış, yara iyileşmesi tamamlanmamış olup, bölge enfeksiyona açık durumdadır.
Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi tarafından daha önce yapılan kapsamlı tetkikler sonucunda, ilgili uzman hekimlerin katılımıyla düzenlenen sağlık kurulu raporunda, müvekkilin geçmişte geçirmiş olduğu lösemi ve lenfoma hastalıkları nedeniyle bağışıklık sistemi açısından enfeksiyonlara karşı daha hassas olabileceği; bu nedenle cezaevi koşullarının enfeksiyon riskini artırabileceği yönünde tıbbi bir değerlendirmeye yer verilmiştir.
Dün akşam saatlerinde operasyon bölgesinde gelişen şişlik, kızarıklık ve akıntı nedeniyle müvekkil cezaevi revirine başvurmuş; yapılan ilk değerlendirme üzerine 112 Acil Servis çağrılmıştır. Saat 21.30 sıralarında gelen ambulans ekibi tarafından yapılan muayenede, yaranın henüz kapanmadığı, dikişlerin alınmadığı ve enfeksiyon riskinin devam ettiği tespit edilerek hastaneye sevkin gerekli olduğu ifade edilmiştir.
Müvekkil, ameliyatının gerçekleştirildiği ve tedavi sürecinin başlatıldığı sağlık kuruluşunun Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi olduğunu, bu nedenle tıbbi kayıtların ve önceki tetkiklerin aynı merkezde bulunmasının tedavinin sürekliliği açısından önem taşıdığını belirtmiştir. Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’nin mesafe bakımından uygun olmaması hâlinde, en yakın tam teşekküllü devlet hastanesine sevkin de mümkün olabileceğini ifade etmiştir.
Buna rağmen, sevk işleminin Buca Cezaevi’ne en uzak sağlık kuruluşlarından biri olan İzmir Şehir Hastanesi’ne yapılacağı müvekkile sevk süreci sırasında bildirilmiştir. Sevk kararına ilişkin önceden bilgilendirme yapılmadığı ve hasta onamına ilişkin sürecin işletilmediği anlaşılmaktadır.
Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi tarafından önceden düzenlenen sağlık kurulu raporunda ortaya konan risk değerlendirmesine İzmir Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen raporda herhangi bir tıbbi karşılık veya değerlendirme getirilmediği görülmektedir. Aynı hastaya ilişkin mevcut tıbbi verilerin birlikte ele alınmaması, sağlık hizmetlerinde süreklilik ve bütünlük ilkeleri bakımından objektif bir belirsizlik oluşturmaktadır.
Anayasa Mahkemesi kararlarında da açıkça vurgulandığı üzere, kamu otoritesinin gözetimi altındaki kişilerin sağlık durumları bakımından yalnızca anlık müdahale yeterli olmayıp; kişinin tıbbi geçmişi, mevcut risk faktörleri ve tedavi sürecinin sürekliliği dikkate alınarak düzenli ve etkili biçimde takip edilmesi gerekmektedir. Bu yükümlülük, özellikle enfeksiyon riski bulunan ve bağışıklık sistemi açısından hassas bireyler yönünden daha da önem arz etmektedir.
Operasyon bölgesi açık olan ve enfeksiyon riski devam eden bir hastanın sevk ve tedavi sürecinde, tıbbi geçmişinin ve risk faktörlerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Müvekkilin sağlık durumuna ilişkin süreci bu çerçevede yakından takip ettiğimizi, yaşam hakkı ve sağlık hakkının korunması amacıyla gerekli tüm hukuki başvuruların yapılacağını ve gelişmelerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılacağını saygıyla bildiririz.”
İzmir Şehir Hastanesinde tedaviyi reddeden Çalık, yeniden cezaevine götürülmek üzere cezaevi aracına bindirildi. Olaya gösterilen tepkilerin ardından, Çalık’ı taşıyan cezaevi aracı, Buca Cezaevi kapısından dönerek Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldü.
Konuya ilişkin İzmir Şehir Hastanesi önünde açıklamalarda bulunan CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, “Artık yeter. Artık canımıza tak dedi. Artık iş Murat Çalık başkanın hayatına kastetmeye doğru adım adım değil koşar adım gidiyor. Türkiye’de tırnağınız kanasa eğer bir operasyon yapılıyorsa o operasyonu hangi hastanede yaptırıyorsanız o hastanede kontrol olursunuz. O operasyonu hangi doktor yapıyorsa o doktora kontrol ettirilirsiniz. Şimdi Murat Çalık başkan kanserle mücadele ediyor. Buna rağmen hastanede değil cezaevinde, buna rağmen evinde değil cezaevine götürülüyor. İzmir’de Katip Çelebi Hastanesi’nde ameliyat ediliyor. Ancak dikişleri alınacak, kontrolü yapılacak. Hatta iki gün önce gece saatlerinde biliyorsunuz bir sorun yaşadı. Orada bir ödem oldu. Bir su topladı. Yine hastaneye getirilmek zorunda kaldı. Ancak kendi doktoruna götürülmüyor. Yine İzmir Şehir Hastanesi’ne getiriliyor. Size tek sorum var. Aranızdan herhangi biri veya Türkiye’de herhangi bir yurttaşımız ne zaman kontrol için ameliyat edildiği hastaneye değil de başka bir hastaneye götürülmüş ne zaman ameliyat eden doktora değil de başka bir doktora kontrol ettirilmiş? Allah aşkına bunu yaşayan biri varsa bunu bize söylesin” dedi.
Akdoğan, açıklamalarının devamında şunları kaydetti: “53 yaşında aslan gibi bir adam kanserle cebelleşiyor, 53 yaşında aslan gibi bir adam Sizin hıncınız mıdır, kininiz midir nedir bilmiyorum. Uğraştığımız işlerin içerisinde en rezil ile en berbat ile uğraşıyoruz. Sağlık koşulları yerinde olmasına rağmen cezaevinde olmaması gereken biri kanserle boğuşurken cezaevinde ve hastane hastane gezdiriliyor. İzmir Şehir Hastanesi’nden alacaksınız, Katip Çelebi’ye götüreceksiniz, doktorları kontrolünü yapacak, muayenesini yapacak, dikişlerini alacak ve bu iş bitecek. Yok olmaz. Prosedürümüz var. Ya siz anayasaya uymayan insanlarsınız anayasaya. Cezaevinin prosedürüne uyacaksınız diye mi kendinize dert ediyorsunuz? Cezaevinin prosedürüne uymamak size koyuyor ya. Bu memleketin anayasasına uymayanlar bu prosedürlere uyacaklarmış öyle mi? Şimdi cezaevine gideceğiz. Cezaevinden eğer birilerinin vicdanını el verirse Katip Çelebi Hastanesi’ne gideceğiz. Bütün Türkiye’yi vicdanlarda ayağa kalkmaya davet ediyorum. Herkesin vicdanı ayaklansın.”