"Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin İstanbul'daki son adresi bu hafta Ataşehir oldu. Mitingde konuşan Özgür Özel, iktidarın kamuya ait köprü ve otoyolları özelleştirme projesine itiraz etti, "Türkiye'yi ayağa kaldıracağım, o köprüleri sana sattırmayacağım!" diye konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin partinin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025 sabahı bir şafak operasyonuyla evinden alınıp hapse atılmasından sonra başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin son adresi İstanbul Ataşehir oldu.
Dün akşam yapılan ve büyük bir çoşkulu kalabalığın katıldığı miting CHP’nin İstanbul’daki 39. ve Türkiye genelindeki 90. mitingi oldu. Mitinde her zaman olduğu gibi hapisteki Ekrem İmamoğlu’nun mesajı okundu, ardından da genel başkan Özgür Özel konuştu.

Ekrem İmamoğlu’nun mitinge gönderdiği mesajı CHP il başkanı Özgür Çelik okudu. İstanbulluları selamlayan İmamoğlu, ramazana atıfta bulunarak “Ramazan eşitliği, kardeşliği hissetmek adına çok kıymetli bir aydır” dedi.
İmamoğlu, mektubunda şunları söyledi:
“Sevgili hemşerilerim, kıymetli İstanbullular… Saygıdeğer hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, cesur gençler, güler yüzlü çocuklar… Hepinizi hasretle kucaklıyorum, sevgiyle saygıyla selamlıyorum. İyi ki varsınız. Sizleri çok seviyorum. Ataşehir için canla başla çalışan Onursal Adıgüzel Başkanıma ve tüm mesai arkadaşlarına yürekten teşekkür ediyorum. 11 ayın sultanı Ramazan’ı idrak ettiğimiz günlerdeyiz. Tüm İslam aleminin Ramazan-ı Şerif’i mübarek olsun. Ramazan, bereket ve merhamet ayıdır. İnsanların birbirini hissetmesine, vicdanların harekete geçmesine vesile olur. Makamın, mevkiinin, varlık ve yokluğun gözden geçirilmesine vesile olur. Ramazan; eşitliği, kardeşliği hissetmek adına çok kıymetli bir fırsat ayıdır. Ramazan’ın, tüm maneviyatıyla, en güçlü şekilde hissedilmesini temenni ediyorum.”
“Kıymetli Ataşehirliler; 2019’dan bugüne, İstanbul’un dört bir yanında olduğu gibi, Ataşehir’de de aynı ruh, aynı enerjiyle çalışıyoruz. Milletin parasını millete veriyor, hiç kimseyi yalnız ve çaresiz bırakmamak için mücadele ediyoruz. Ataşehir’de, bugüne kadar 4 Yuvamız İstanbul kreşimizi, çocuklarımızla ve aileleriyle buluşturduk. Kent Lokantamızı, Bölgesel İstihdam Ofimizi, Bütünleşik Sağlık Merkezimizi, Esatpaşa Spor Tesisimizi sizlerin hizmetine sunduk. Binlerce ailemize, görülmemiş ölçüde destek olduk. Öğrencilerimize, gençlerimize burslar, imkanlar sağladık. Çok büyük altyapı yatırımları gerçekleştirdik. Bostancı-Dudullu Metro Hattı’nı hizmete açtık. Ataşehir’deki, Anadolu yakasına hizmet eden sebze ve meyve halini Tuzla’ya taşıyoruz. Çalışmalarımızda sona geldik. Mart ayı sonrasında faaliyete almak için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Hal Tuzla’ya taşındığında, Ataşehir’de trafik yoğunluğu büyük ölçüde azalacak.”
“Biz daha fazla hizmet, daha çok icraat, daha büyük yatırım peşinde koşarken, iktidar da işi gücü bırakıp, bizi engellemenin peşinde koştu. Kötülük dolu bir akıl tarafından bizler aleyhinde kurgulanan operasyon ve davalar, tarihimizde görülmemiş, büyük bir siyasi ve hukuki zorbalıktır. Koltuk hırsıyla yapılan bu zorbalıklar neticesinde en büyük kaybı, maalesef milletimiz yaşamaktadır. 19 Mart darbesiyle hukuktan ve demokrasiden uzaklaşmanın ekonomiye maliyeti 250 milyar doları aşmıştır. Milletimiz daha da fakirleşmiş, işsizlik daha da artmıştır. Vatandaşlarımız her sabah çok daha güvencesiz, çok daha belirsiz bir hayata uyanmaktadır. Bütün bunların tek sebebi, seçim kaybetme korkusudur. Onlarla girdiğim her seçimi kazandığım ve cumhurbaşkanı adayı olarak önümüzdeki seçimi de kazanacağımı gördükleri için korkuyorlar.”
“Korkunun ecele faydası yok. Sandıktan kaçamayacaklar. Milletin önünde, milli iradenin karşısında diz çökecekler. Bir şahsın, bir ailenin, bir avuç insanın iktidarı bitecek; milletin iktidarı başlayacak. Türkiye artık 86 milyon vatandaşın aklıyla, vicdanıyla yönetilecek. Adaletle, liyakatla yönetilecek. ‘Ben devri’ bitecek, ‘biz dönemi’ başlayacak. Bu ülkede, insan olmaktan daha büyük bir mevki, vatandaş olmaktan daha üstün bir makam olmayacak. Devletin tüm kapıları, adalete ve hürriyete açılacak. Herkes emeğinin, girişiminin, yatırımının karşılığını hakkıyla alacak. Bolluğu ve bereketi, zenginlik ve refahı kardeşçe paylaşacağız. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”

Mitinge soğuk hava ve kar yağışına rağmen çok sayıda yurttaş katıldı. Mitingin İstanbul’daki 39’uncu, Türkiye genelindeki 90’ıncı miting olduğunu hatırlatan CHP Genel Başkanı Özel, konuşmasına soğuk hava ve kar yağışına rağmen toplanan yurttaşlara teşekkür ederek başladı. Özel, 336 gün önce yaşananlara atıfla (İmamoğlu’nun gözaltına alınması) “Beni seçersen milli iradesin, beni seçmezsen ben bilirim sen bilmezsin dediler” diye konuştu. Özel, “Bugün sizin Cumhurbaşkanı adayınız Silivri’dedir ama morali 7 kat yukarıdadır. Onu içeri atan darbeci bir saraydadır ama yerin 7 kat dibindedir!” ifadelerini kullandı.
Özgür Özel, kalabalığı işaret ederek Erdoğan’a şöyle seslendi: “Gizli gizli bu meydanı izleyen biri var. Ben eğer bakıyorsa canlı yayında sesleniyorum Erdoğan’a, bakmıyorsa İletişim Başkanı’na sesleniyorum, bu görüntülere iyi bakın, bu kara, bu yağmura, bu meydana iyi bakın. Bu inanmışlığa iyi bakın. Ve ona göre, bu millete, bu milletin seçtiğine el uzatırken, dil uzatırken ayağınızı denk alın!”
Özgür Özel, 19 Mart’ın yıl dönümü sürecinde İstanbul’da üç bölgede mitingler düzenleneceğini belirtti ve ardından Nâzım Hikmet’in “Hürriyet Kavgası” şiirini okudu. Özel, şunları kaydetti: “Bundan sonra ne olacak diyenlere, şunu bilin, mücadele asla durmayacak. Bu gece 39’uncu miting ama bu hikaye burada bitmeyecek. Önce İstanbul’da 3’üncü bölgede, sonra 2’nci bölgede, sonra 1 kez daha 1’nci bölgede büyük bölge mitingleriyle, ardından 18 Mart’ı 19 Mart’a bağlayan gece hep birlikte büyük zulmün yıl dönümünde meydandayız, eylemdeyiz!”

Özgür Özel, Boğaz’daki köprülerin ve otoyolların satış planına tepki gösterirken dün İstanbul Valiliği tarafından yasaklanan yürüyüşle ilgili de konuştu. Ardından şöyle devam etti:
“Bu köprüleri 10 yıl önce satmaya çalıştı, itirazlar oldu. Köprü ve otoyollara 5.5 milyar dolar teklif verildi. Erdoğan o zaman dedi ki, 7 milyarın altına satmak vatan hainliği olur. Bugün kaça satıyor biliyor musunuz? 3.5 milyara… Ben demiyorum, kendi deyimiyle vatan hainliğini 2’ye katlıyor, vatan hainliğine tur bindiriyor. Bu köprülerin yıllık getirisi 600 milyon dolar. Bu köprülerin 5 yıllık gelirini istiyor. Ne yapacak? Kendince seçim ekonomisi yapacak. Aç bıraktığı emekliyi, süründürdüğü asgari ücretliyi, köylüyü çiftçiyi güya kandıracak ve karşılığında 25 yıl o köprülerin parasını başkaları alacak.”
“Altın yumurtlayan tavuğu bugünkü fiyatla 5 yumurta parasına satıyorlar” diyen Özel, Erdoğan’a seslenerek, “Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. İstanbul örgütüm ayaktadır, İstanbul ayaktadır. Türkiye’yi ayağa kaldıracağım, o köprüleri sana sattırmayacağım!” ifadelerini kullandı.
Özel ayrıca köprü satışıyla ilgili kamuoyu araştırması da açıkladı ve şunları kaydetti:
“Bu arada kamuoyu araştırmaları şöyle: Köprünün satılacağını bilenler toplumun yüzde 40’ı, yüzde 60’ının daha haberi yok. Ama haberdar olanların yüzde 90’ı karşı. Onun için ne yapacağız? Bunu bilenler olarak bilmeyenlere anlatacağız. Duymayan kimse kalmayacak, bu millet bir bütün olarak Erdoğan’ın karşısına dayanacak. Herkese duyurun bunu!”
Özgür Özel, köprü satışının halkın faydasına olmadığını, o paranın emekliye, çiftçiye, köylüye gitmeyeceğini vurguladığı açıklamasında şunları kaydetti:
“Buradan geleceğin iktidar partisinin genel başkanı olarak dünyaya sesleniyorum, sesleniyorum bu işe niyet edenlere… Bu köprüyü alırsanız, bu imzayı atarsanız, 2 sene sonra Cumhuriyet Halk Partisi geldiğinde, en geç 2 sene sonra sizi def edeceğiz!”