Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel eşit özlük ve sosyal hak talebiyle 13 Temmuz’dan bu yana Güvenpark’ta eylem yapan, 4 Ağustos’ta da açlık grevine başlayan er şehit yakınları ile gazileri ziyaret etti.
81 ilinden Ankara’ya gelen er şehit yakınları ile er ve erbaş statüsündeki gazilerin, rütbeli personelle aralarındaki maaş, sağlık, protez ve diğer sosyal hak farklılıklarının kaldırılması talebiyle Güvenpark’ta başlattıkları eylem sürüyor.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel açlık grevine dönüşen eylemde gazileri ve şehit yakınlarını ziyaret ederek talepleri karşılanana kadar mücadelelerini destekleyeceklerini açıkladı.
Er şehit yakınları ile er ve erbaş statüsündeki gaziler, eşit özlük ve sosyal hak talebiyle 13 Temmuz’da Güvenpark’ta oturma eylemi başlattı. Taleplerinin karşılanmaması üzerine eylem 4 Ağustos’ta açlık grevine dönüştü.
Eylem yapan şehit aileleri ve gaziler, rütbeli personelle aralarındaki maaş, sağlık hizmeti, protez ve diğer sosyal hak farklılıklarının kaldırılmasını istiyor. TBMM’deki komisyon görüşmelerine alınmayan grup, Meclis kapısı önünde de protesto düzenledi.
Özel ziyareti sırasında şu açıklamalarda bulundu:
“Herkesi, elini sıkamadıklarım hakkını helal etsin, herkesi bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Bugün burada herhalde 25 gün sonra bir kez daha birlikteyiz. Eylemin ilk başladığı gün Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş Genel Başkanı olarak son ziyaretimi kendi adıma, buraya da ilk ziyareti ben gerçekleştirmiştim.
Şimdi de Yeni Parti’nin genel başkanı olarak milletvekillerimizle, genel başkan yardımcılarımızla birlikte burada sizinle birlikteyiz. O gün kararlılığınızı ifade etmiştiniz hep birlikte ve buradan ayrılmayacağınızı ifade etmiştiniz. 25 gün boyunca sizler o kararlılığın gereğini yaptınız. Hatta 5 gündür de başlatılan bir açlık greviyle eylemliliğinizi, tepkinizi en üst düzeye çıkardınız.
İlk gün söylediğim gibi bugün de söylemek isterim ki biz sonuna kadar, siz sonuç alana kadar, hakkınız verilene kadar, herkes ‘Ben bu düzenlemelerden razıyım’ diyene kadar yanınızdayız ve arkanızdayız.
Şimdi beraberimde, sizin de ben burada yokken sürekli andığınız Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu var. Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu ve bundan… göreve gelir gelmez, Milli Savunma Gölge Bakanımızdı bizim. Hem Türkiye’de örgütlü oluşmuş şehit ailelerinin en üst üç yapısıyla, gazilerin ve şehit ailelerinin, hem polislerin hem askerlerin, sürekli temas kurdu, bizi bir araya getirdi defalarca.
Türkiye’de 250’nin üzerinde derneği ziyaret etti. İstanbul’da bir çalıştay düzenledi, son günü ben de vardım. Hepiniz oradaydınız; bütün dernekler, vakıflar, yapılar…. Hep birlikte o salondan ‘Böyle olursa olur’ diye çıktık. Toplam net 19 talep ve toplam 18 kanunda değişiklik yapıyor. Bu yapıldığı takdirde herkes ‘Benim sorunum çözüldü’ diyordu. Biz öyle bir teklifi hazırladık, bizzat ben de imzaladım. Bu hafta da Yeni Parti Genel Başkanı ve milletvekilleri olarak da imzaladık. O gün Cumhuriyet Halk Partisi’nin başındaydık. Ve teklif biraz önce bahsettiğiniz ilgili komisyona ve komisyonlara gitti. Orada bekliyor iki yıldır.
O teklif yasalaşsa Türkiye’deki ne bir şehit ailesinin ne bir gazinin artık bir beklentisi, bir eksik kalmış talebi kalmayacak. Öyle bir teklif. Bunu da herkes kabul ediyor, siz de ediyorsunuz, bütün dernekler, bütün aileler kabul ediyor. Yani biraz önce bahsettiğiniz bütün sorunların çözümü Meclis’te duruyor.
25 gün önce daha kötü bir noktadaydık şu açıdan; sizin yarattığınız farkındalığın ve mücadelenin buna katkısı var. O 19 maddeden şimdi üçünü ilgilendiren bir teklif, sanki sorunların tamamı çözülüyormuş havası verilerek AK Parti tarafından hazırlandı. Bizim kapsamlı teklifimizden altı saat sonra verildi. Bunun iletişimini yapıyorlar. Eğri oturup doğru konuşmak lazım. Verilen teklif elbette sıfırdan iyidir. Ne oluyor? Bazı sorunları çözüyor. Ne çözüyor ben söyleyeyim, eksiğim varsa komutanım tamamlar, siz tamamlarsınız.
Birincisi, bizim hep söylediğimiz bir şey vardı. Diyorduk ki, gazilerin ailelerinin ya da şehit olmuş erlerin… Nasıl rütbeli birisini kaybettiğimizde, şehidimiz olduğunda bir rütbeli askeri, ailesi sanki şehit olmamış, devresi kıdem aldıkça, rütbe aldıkça, maaşı yükseldikçe albaylığa kadar aynı maaşı alıyor. Oysa burada öyle bir şey olmadığı gibi fevkalade düşük maaşları siz ifade ettiniz, biz utandık; 8 bin lira, 10 bin lira, 22 bin lira. Bizim bu noktadaki temel yaklaşımımız; bir er şehit olduysa ailesine uzman çavuş emsali maaş verilsindi. Yasada buna ‘bir asgari ücretin kadar’ diye yazmışlar. Eskiden iyi, beklentinin altında.
İkincisi, biraz önce söylediniz; düzenlemede gazi sayılmayanlara biz onur aylığı teklif ediyorduk düzenlememizde. Kendileri 17.000 ek gösterge gibi bir şey koymuşlar. Hiç yoktan iyi, beklentinin çok altında. Yine bir diğer tarafta yaralandığı halde işte maluliyet kabul edilmeyenlerle ilgili bizim düzenlemelerimiz vardı. O konuda da yine beklentinin çok altında bir düzenleme var.
Şimdi bunlar hiç yoktan iyi ama beklentiyi asla karşılamıyor. Bunların düzgün hale getirilmesi önemli ama diğer 16 madde için bir fırsat var önümüzde.
Biraz önce söylediniz. Bir çerçeve yasa var, onunla ilgili dün imzalayan partiler teklif ettiler. Biz hukukçularla bir araya geldik, bugün de çalışacağız, komisyonda da çalışacağız. Bizim temel yaklaşımımız şu: Biz silahların tamamen susmasını, bir tek silahın dahi terör örgütünün elinde kalmamasını, geri dönüşümsüz olarak silahsızlanmayı ve Türkiye’de bir daha kan akmaması için bütün düzenlemelerin demokratik zeminde yapılmasını savunuyoruz.
Bu bizim 1000 yıllık fikrimiz ve bunun Meclis’te konuşulmasını savunuyoruz. Biz bunu savunuyoruz.
Bu sırada bir yandan sanki gazilerin ve şehit ailelerinin de sorunları çözülüyormuş gibi bir izlenim yaratmayı samimiyetsiz buluyoruz. 19 maddelik kanun orada, onun her bir aşamasını savunacağız. Ve burada er gazilerin ya da erken şehit olanların ailelerinin beklentilerinin de hiçbir şekilde karşılanmadığını ve bu işin sonuna kadar, sonuna kadar takipçisi olacağımızı herkesin bir kez daha bilmesini isterim.
Zor günlerden geçiyoruz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nde seçilmişken bir darbeyle partisinin yönetiminden uzaklaştırılmış, partisi elinden alınmış, Cumhurbaşkanı adayı hapiste tutulan, pırıl pırıl gencecik belediye başkanları hapiste tutulan, hapisle tehdit edilenlerin bazılarının parti değiştirdiği, il başkanlarımızın -daha benim kendi ilimin kadın il başkanını bile Manisa’da aldılar şimdi getirdiler- büyük bir zulüm görüyor partimiz.
Bu şartlar altında sizin bu itirazlarınız altında Türkiye’de bir terörün durdurulması, Suriye’de, Irak’ta, İran’da, Türkiye’de… Türkiye’nin ulusal çıkarları, güvenliği açısından önemli olacağının devlet kademelerinde değerlendirildiğinin ifade edildiği, rapor edildiği bir süreçte çok zorlu bir yerde… Aslında lanet olsun, yapacağınız… yaptığınıza da yapacağınıza da dememiz gereken, acıları çekiyorken ve zorlukları görüyorken Türkiye’de bir süreç yürüyor.
Bu şartlarda emin olun, meseleyi sizin kadar dikkatli takip ediyoruz. Bütün hassasiyetleri dikkatli takip ediyoruz. İlk gün nasıl hassas bir yerdeysek bugün de aynı noktadayız. Her zaman söyledim; biz şehit ailelerinin, gazilerin yanına varamayacağımız, gözüne bakamayacağımız işlerin içinde hiçbir zaman olmayız. Türkiye’nin geleceği açısından, terörün bitmesi açısından, bir daha gazilerin olmaması, şehitlerimizin olmaması terörün durdurulması ve demokratik meselelere de doğru bir yerden yaklaşıyoruz.
Buradan bir kez daha ifade edeyim; en önemli konudur. 5.500 kişiden bahsediyoruz burada, 5.500 kişi. Bundan madem ki bundan sonra terör olmayacak, madem ki bundan sonra terör olmayacak, madem ki bundan sonra, madem ki bundan sonra kan akmayacak, çatışma olmayacak. Zaten artık askerlik bu dönemdeki gibi -o 33 erimizin şehit olduğu, kurtulan gazimizi de kaybettik Allah gani gani rahmet eylesin- o gün olduğu gibi 18 yaşını toplayan vatan evlatları, eline kına yakılıp götürülüp de daha sonra orada zorunlu askerlikle hayatını kaybedenler yerine, şimdi terörle mücadelede olanların da neredeyse tamamının profesyonel ordu düzeyinde olduğu bir yerde; artık madem ki er gaziler olmayacak, er şehitler olmayacak, yahu bu kadar önemli bir süreçte, kolunu vermiş, bacağını vermiş, gözünü vermiş, canını vermişlerin geride bırakanlara ya da kendilerine bu sorunun artık çözülmesi lazım. El insaf! 5.500 kişiye, aileye, yakına atılacak bir imzanın maddi yükümlülüğü ne olacak? Devlet için bu nedir? Kolunu vermiş, bacağını vermiş, gözünü vermiş, canını vermişlerin geride bırakanlara ya da kendilerine bu sorunun artık çözülmesi lazım. El insaf! 5.500 kişiye, aileye, yakına atılacak bir imzanın maddi yükümlülüğü ne olacak? Devlet için bu nedir?”
Özel’i karşılayan gazilerden biri Milli Savunma Komisyonu görüşmelerinde taleplerinin yeterince dikkate alınmadığını belirterek komisyon yönetimine tepki gösterdi.
Gazi “Biz bu hakkı alsak da almasak da sizlerin bizim gönlümüzdeki yeriniz bambaşka” diyerek Özel’e teşekkür etti.
Komisyon görüşmelerine ilişkin yaşadıklarını anlatan gazi “İlk kez bir komisyonda konuştum. Koca koca insanların bir araya gelip 20 yaşında hayatını, gençliğini vermiş insanların özlük haklarını belirlemesi bana çok tuhaf geldi. Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar ama benim orada gördüğüm komisyondaki hiç kimse damdan düşmemişti” dedi.
Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’a tepki gösteren gazi şu ifadeleri kullandı:
“Yazıklar olsun! O Milli Savunma Komisyonu Başkanı’na yazıklar olsun. Karşısında oturan yardımcısına, milletvekiline de yazıklar olsun. ‘İki buçuk yıl uğraşıp hazırladık’ dediler. Eğer bu yasayı terör örgütü hazırlasa çok daha iyisini hazırlardı.”
Hazırlanan düzenlemenin er ve erbaş statüsündeki gazilerin taleplerini karşılamadığını savunan gazi, “Biz 20 yaşında hayatı söndürülen insanlarız. Bu bize reva değil” dedi.
Gazi Milli Savunma Bakanlığına da tepki göstererek şunları söyledi:
“Bizim bu yasayla ilgili çalışma yaptığını söyleyip bizi ikinci plana atan Milli Savunma Bakanlığına, bizi en ön cephede kullanıp sonradan çöp gibi kenara atan hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum.”
“Süreç yasası”na ilişkin de Özel’e çağrıda bulunan gazi “Şehit aileleri ve gazilerin hiçbiri bu düzenlemeyi kabul etmiyor. Eğer bu çerçeve yasada şehit aileleri ve gazileri ağlatırsanız size de hakkımızı helal etmeyiz” diye konuştu.
Gazi, sözlerini şöyle tamamladı:
“Lütfen çok iyi değerlendirin, ölçün, biçin. Ne karar verirseniz vicdanınıza bırakıyorum. Bu sürece karşı duracağınıza yürekten inanıyorum.”