Bir gün robotlarla insanlar pistte yarışır mı?

Pekin'deki İnsansı Robot Olimpiyatı yapıldı bitti, geriye bazıları komik, bazıları çok etkileyici görüntüler kaldı. The New York Times gazetesi ünlü atletlerle konuştu, onlara 'Robotlarla yarışma' fikrini sordu. Bir atlet, '400 metre engelli koşan bir robot olursa onunla yarışırım' diyor.

Bilim Teknoloji 4 Eylül 2026

Dünyanın en hızlı koşucuları pistte akıl almaz bir hızla ilerlerken, büyülenmiş kalabalığın çığlıkları tribünleri çınlatıyordu. Tek fark; yarışın ardından bazı yarışmacıların iç kısımlarından kıvılcımlar saçarak yere yığılması ve güvenlik görevlilerinin ellerinde yangın söndürme tüpleriyle yardıma koşmasıydı.

Dünya Hümanoid Robot Oyunları’na hoş geldiniz. Şampiyonanın en merak edilen 100 metre yarışı, 8.64 saniyelik bir dereceyle tamamlandı. Bu süre, Usain Bolt’un 2009’da kırdığı 9.58 saniyelik dünya rekorundan neredeyse bir saniye daha hızlı.

Atletizmin yanı sıra boks, futbol, tenis ve halter gibi branşların da yer aldığı beş günlük dev organizasyonda yüksek atlama yarışı da büyük ses getirdi. Bir “atlet”, Javier Sotomayor’a ait 2.45 metrelik dünya rekorunu 43 santimetre geride bırakarak 2.88 metre yüksekliğe atlamayı başardı.

The New York Times gazetesinin haberine göre, 22-26 Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenlenen organizasyon, geçen yılki ilk etkinliğe kıyasla hem katılım hem de kalite açısından büyük bir sıçrama gerçekleştirdi. Çin devlet televizyonu CCTV’ye göre; altı kıtadaki 16 ülkeden 2 bin 56 robot yarışlarda boy gösterdi. Bu sayı, ilk organizasyondaki katılımcı sayısının tam dört katına denk geliyor.

Çin Neden Robotik Sporlara Bu Kadar Yatırım Yapıyor?

Peki, Çinli şirketler bu kadar atletik beceriye sahip, ancak yarış bittiğinde tabiri caizse “yanıp kül olan” robotlar üretmek için neden bu kadar çok zaman ve para harcıyor?

The Athletic Brain: How Neuroscience Is Revolutionising Sport And Can Help You Perform Better kitabının yazarı ve spor teknolojileri uzmanı Amit Katwala, bu durumu şöyle açıklıyor:

“Sanırım makinelerin fiziksel yeteneklerini sergileyerek üzerimizde derin bir iz bırakmak istiyorlar.”

Çin medyasının ve resmi haber ajansı Şinhua’nın analizleri ise asıl nihai hedefe dair önemli ipuçları sunuyor:

“Bir fabrika robotunun sprint yarışını kazanmasına ya da bir hizmet robotunun madalya almasına gerek yoktur. Ancak müsabaka sahasındaki her bir hız, denge ve hassasiyet kazanımı; robotları günlük yaşamda gerçekten yararlı olmaya bir adım daha yaklaştırır.”

İnsan Atletler Bu Duruma Nasıl Bakıyor?

İnsan sporcular, robotların sadece kendi alanlarına müdahale etmesine değil, aynı zamanda başarılarını geride bırakmasına nasıl yaklaşıyor?

İngiltere adına İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları’nda yüksek atlamada gümüş madalya kazanan 29 yaşındaki Morgan Lake, ilk başta durumu komik bulduğunu ancak sonrasında zihninde sorular belirdiğini söylüyor:

“İlk tepkiniz ‘Aaa, ne kadar komik’ demek oluyor. Ama hemen ardından ‘Bu iş ciddi bir boyuta mı taşınacak? Yapay zekâ ve robotlar gerçekten işlerimizi elimizden mi alıyor? Bunu izlemek insan atletleri izlemekten daha mı eğlenceli olacak?’ diye düşünmeye başlıyorsunuz.”

Aşırı performans artırıcı maddelerin serbest olduğu ve bu yıl Las Vegas’ta ilki düzenlenen Enhanced Games (Geliştirilmiş Oyunlar) örneğini veren Lake, işin içine para ve izlenme oranları girdiğinde her şeyin mümkün olabileceğini vurguluyor:

“Olaylara bakıp ‘Bu çok saçma’ diyoruz ama bir yandan da medyanın ve insanların ilgisini çekiyor. İleride robotların yarıştığı Olimpiyatlar görecek miyiz? Çünkü insanlar bunu izlemek isteyecektir.”

Norveçli 400 metre engelli Avrupa şampiyonu Karsten Warholm da bu fikre açık. İki yıl önce sırıkla atlama dünya rekorunun sahibi Armand Duplantis ile 100 metre gösteri yarışında karşı karşıya gelen Warholm, robotlarla yarışmanın da “havalı” olabileceğini düşünüyor:

“Eğer 400 metre engelli koşabilen bir robot yaparlarsa, onunla yarışmayı çok isteriz. Atlar yarışıyor, insanlar yarışıyor, belki robotlar da yarışacak. Ancak hiçbir şey insani bağların ve duygusal etkileşimin yerini tutamaz.”

Rekorların Değeri Düşüyor mu, Artıyor mu?

İngiliz sprinter Destiny Ogali ise robotların elde ettiği 8.64 saniyelik derecenin insan atletizmine olan ilgiyi artırabileceği görüşünde:

“İnsanlar ‘Robotlar bu dereceyi koştu, peki bir insanın yapabileceği maksimum derece nedir?’ diye merak edecekler. Bu da spora olan ilgiyi tırmandıracak.”

Ogali, sadece hızlı koşması için özel olarak tasarlanan insansı robotların ulaştığı bu sürelerin, insan atletlerin başarısını gölgelemediğini aksine daha da yücelttiğini savunuyor:

“8.64 saniyelik derece, insan rekorundan bir saniye bile hızlı değil. Bu da insanoğlunun kırdığı rekorun ne kadar muazzam olduğunu gösteriyor. Mühendislerin robotları tasarlarken hedef alabilecekleri böyle bir rekoru önceden koşmuş olmamız, sporumuzun niteliğini asla düşürmez.”

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

DW News (@dwnews)’in paylaştığı bir gönderi

Mükemmel Pistlerin Ötesi: Gerçek Hayatta Ne Kadar Kullanışlılar?

Dünya Hümanoid Robot Oyunları’ndan görüntüler izlendiğinde, robotların atletik yarışmalarda yenilikçi bir eğlence unsuru olmanın ötesine geçmesi için katetmesi gereken daha çok yol olduğu açıkça görülüyor.

Halter kaldırırken dengesini kaybedip parçalara ayrılan robotlardan, futbol sahasındaki komik ıska vuruşlara ve çarpışmalara kadar pek çok an; bir insanın tepki verme, öngörme ve hataları düzeltme yeteneğini bir makineye kazandırmanın ne kadar zor olduğunu kanıtlıyor.

Düzgün ve pürüzsüz bir pistte, sadece A noktasından B noktasına koşmak gibi kontrol edilebilir ortamlarda robotların etkileyici performanslar sergilemesi çok daha kolay. Peki aynı robottan engebeli bir çim sahada koşması istenseydi ne olurdu?

Amit Katwala tam da bu noktaya dikkat çekiyor:

“Asıl soru şu: Bu 8.64 saniyelik 100 metre derecesi, bu kadar özel bir görevin dışında ne kadar kullanışlı? Bana göre organizasyondaki en etkileyici şey, topun ve partnerinin hareketlerine tepki vererek çiftler kulvarında tenis oynayan robotlardı. Topun nereye gideceğini veya bir insanın bir sonraki hamlesini tahmin edip vücudunu pozisyona sokmak, sadece 100 metre depar atıp yolun sonunda duvara çarpmaktan çok daha zor bir iştir.”

Katwala, bu başarıları 1990’ların sonunda satranç şampiyonu Garri Kasparov ile IBM’in Deep Blue süper bilgisayarı arasındaki tarihi maçlar kadar büyük bir devrim olarak görmüyor:

“Kasparov maçı, yapay zekâ gelişiminde milat noktasıydı. Çünkü yapay zekânın daha önce imkânsız görülen şeyleri başarabileceğini gösterdi. 10 yıl önce bile insanlara ‘100 metreyi 10 saniyenin altında koşabilen bir robot yapmak mümkün mü?’ diye sorsaydınız, ‘Evet’ derlerdi. Bu devasa bir sıçrama değil; motorların hafiflemesi, hızlanması ve malzemelerin kalitesinin artmasının doğal bir sonucudur.”

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

CGTN Europe (@cgtneurope)’in paylaştığı bir gönderi

Robotlar İnsan Atletlere Eğitimde Yardımcı Olabilir mi?

Gelecek yıl yine Pekin’de düzenlenecek Dünya Atletizm Şampiyonası öncesinde, bu robotik gelişmelerden insan sporcuların çıkarabileceği dersler var mı?

Destiny Ogali, verilerin faydalı olabileceğini düşünüyor:

“Aşama ve ritim istatistikleri, her adımda ne kadar süre yerle temas ettikleri veya 400 metredeki hız dağılımları antrenörler için yol gösterici bilgiler sunabilir. Onlar insan olmasa da ortada bir inovasyon var.”

Morgan Lake ise kas yapısı olmayan makinelerin hareket biçiminin insanlardan çok farklı olduğunu belirterek duruma daha temkinli yaklaşıyor. Ancak robotların harika bir antrenman partneri olabileceğini kabul ediyor:

“Belli bir tempoda koşacak bir antrenman partnerine ihtiyacınız varsa, robotu istediğiniz hıza ayarlayabilirsiniz. Özellikle uzun mesafe koşucuları için bisikletli koçların yerini alabilecek iyi bir alternatif olabilirler.”

İnsansı Robotlarla Geleceğe Doğru

Peki nihai olarak atletik becerilere sahip insansı robotlar üretmenin amacı ne?

Katwala bu soruyu, “İnsanlar için tasarlanmış bir dünyada hareket edebilen makineler inşa etmek istiyorsunuz,” şeklinde yanıtlıyor ve ekliyor: “Ancak robot esnek bir şekilde hareket edemiyorsa bu durum anlamını yitirir.”

Önümüzdeki onlarca yıl içinde bu makinelerle aynı yaşam alanlarını paylaşacağımızı belirten Katwala, sözlerini şöyle tamamlıyor:

“İronik bir şekilde, bu robotları şu anki halleriyle ürkütücü kılan şey; iki bacaklı olmalarıyla insana benzeseler de hareket etme biçimlerinin insandan tamamen uzak olmasıdır. Onları insan gözünde daha sevimli ve kabul edilebilir kılmak için katetmeleri gereken çok yol var.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.