YuWa Nüfus Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre çocuk yetiştirmenin en maliyetli olduğu ülkeler arasında yer alan Çin'de vergi ödememek için doğum kontrol ürünü kullanımından vazgeçerek çocuk sahibi olmak isteyecek ciddi bir kitle olduğunu düşünmek mantıksızlık olur.
Tek çocuk pdlitikası Çin'de 30 yıldan fazla süre uygulanıp 2016'da kaldırılmştı. Ancak yasağın kaldırılması da pek fayda etmemiş ki başka önlemler aranıyor. Uzun yıllar uyguladıktan sonra kaldırdığı “tek çocuk” politikası ile büyük tartışma yaratan Çin, 1 Ocak 2026 itibariyle doğum kontrol ürünlerinden %13 oranında tüketim vergisi almaya başladı. Amacın ciddi şekilde düşen doğum oranlarını arttırabilmek olduğu belirtiliyor. Stratejinin işe yarama ihtimali ise oldukça düşük.
“Yönlendirici” vergilendirme
Bir bireyin veya kurumun bir davranışının toplumun genelini olumsuz yönde etkileyecek bir etkisi olması halinde, devletler “yönlendirici vergilendirme” mekanizmasına başvurabiliyor. Hedef, olumsuz etkinin yarattığı hasarın giderilebilmesi için gerekli fonun, bizzat etkiyi yaratanlardan tahsil edilebilmesi. Alkol ve sigara üzerinden alınan vergiler, plastik poşet ve benzeri atıklardan alınan vergiler en temel yönlendirici vergilendirme örnekleri.
Yönlendirici bir tüketim vergisi ile toplumun davranışının ne kadar değişebileceği ise verginin tüketimini önlemeye çalıştığı ürün ile doğrudan bağlantılı. Alkol veya sigara gibi bağımlılık yaratan maddelerde, verginin başarılı olma şansı düşük. Gerçekten yüksek bir vergi tahsil edilmesi halinde ise, kişilerin daha zararlı alternatiflere yönelerek (uyuşturucu ya da kaçak içki gibi), hem kendi sağlık sorunlarının hem de toplumsal maliyetin ciddi oranda artmasına yol açması neredeyse kaçınılmaz.
“Çocuk sahibi olmama” durumunun topluma zarar verdiği düşüncesinden hareketle doğum kontrol ürünleri üzerinden tüketim vergisi alınmaya başlanılması halinde, karşılaşılacak sonuçların alkol ve sigara üzerinden alınan tüketim vergilerinin sonuçlarına benzer olması kuvvetle muhtemel.
Vergi maliyetine katlanmak mı çocuk sahibi olmak mı?
Çocuk sahibi olmak istemeyen kişilerin verginin maliyetine katlanmayı tercih edecekleri aşikâr. Zira doğum kontrol ürünlerinden alınacak bir verginin maliyeti ile çocuk büyütmenin maliyeti kıyas kabul etmiyor. BBC’nin haberine göre, 2024 senesinde YuWa Nüfus Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçları, Çin’in çocuk yetiştirmenin en maliyetli olduğu ülkeler arasında yer aldığına işaret ediyor.
Küresel ısınma, dünya genelinde yaşanan ekonomik ve politik sorunlar, giderek artan gelir ve servet eşitsizliği gibi temel problemler de çocuk sahibi olma istediğini azaltıyor. Salt tüketim vergisi ödememek amacıyla doğum kontrol ürünü kullanımından vazgeçerek çocuk sahibi olmak isteyecek ciddi bir kitle olduğunu düşünmek mantıksız olur. Anlaşılacağı üzere, Çin’in attığı bu adım doğum oranını arttırmaktan ziyade, vergi gelirlerini çoğaltmayı ve halka bir mesaj iletmeyi amaçlıyor.
Mesajın maliyeti büyük olabilir
Doğum kontrol ürünleri üzerinden alınacak tüketim vergisinin Çin’e önemli bir gelir sağlayacağı aşikâr. Katma değer vergisi gelirleri, Çin’in vergi gelirleri arasında yaklaşık %40’lık bir paya sahip. Konut piyasasında yaşanan düşüş ve artan ulusal borçla mücade eden Çin’in bu hamlesinin ardında ağırlıklı olarak vergi gelirlerini arttırma amacı olduğu düşünülebilir.
Elde edilmesi planlanan vergi gelirinin net miktarı ve Çin ekonomisine sağlayacağı olası katkı bilinmez. Fakat, bu stratejinin kamu harcamalarını yükseltici bir etki göstermesi son derece olası. Zira, ekonomik açıdan dezavantajlı olan bireyler ve öğrenciler nezdinde doğum kontrol ürünlerinden tahsil edilecek vergi miktarı önemli bir yük teşkil edebilir. Bu durum, bu grupların “risk alma” eğiliminin artmasına ve yalnızca istenmeyen hamileliklerin değil, cinsel yolla bulaşan hastalık oranlarının da artmasına yol açacak nitelikte.
Devlet politikası ile çocuk sahibi olmak veya olmamak
Nüfusun azalmasının devletler açısından önemi büyük. Çocuk sahibi olmanın bireyler açısından önemi ise daha da büyük. Hem maddi hem de manevi bir külfet altına girecek olan bireyleri çocuk sahibi olmaya teşvik edebilmek amacıyla devlet politikaları geliştirilmesi son derece faydalı olabilir. Tüketim vergisi almak ya da tek çocuk politikası gibi politikalar benimseyerek bireyleri belirli bir şekilde davranmaya zorlamak ise tepki çeken ve artık halk tarafından tolere edilmeyen uygulamalar.
Çin’in doğum kontrol ürünleri üzerinden almaya başladığı tüketim vergisine verilen olumsuz tepkiler de bu durumu açıkça ortaya koyuyor. Belki de Çin’in izleyebileceği en iyi strateji artık çocuk konusunda halka yük olacak herhangi bir uygulama benimsememek ve herhangi bir mesaj iletmemekten ibarettir.