Sezen yazdı, 8 kadın söyledi: Kadın iyileştiren bir güç

Bu yıl 8 Mart Kadınlar Günü için çok özel bir şarkı geldi. Sezen Aksu yazdı, Sertab Erener, Ceylan Ertem, Karsu, Selin Geçit, Sena Gül, Öykü Dörter, Eftalya Yağcı ve Safiye söyledi, 14 kadından oluşan Chromas korosu onlara katıldı, müthiş bir şarkı ortaya çıktı.

7 Mart 2026

Sezen ve Sertab’tan, 8 Mart’a yakışır çok özel bi şarkı geliyooo…

Adı: “Tuz.”

Ama bildiğiniz şarkılardan değil bu.

Bir dayanışma hali.

Bir kadın buluşması.

Bir kolektif ruh.

Sz ve müzik, tabii ki Sezen Aksu.

Sezen yine bize bizi anlatıyor. 

Yaramızı da biliyor, şifamızı da… 

Sözleri içimize işliyor…

Bu özel şarkının sesi ise Sertab.

Prodüktörlüğünü de o üstlenmiş. Hatta, bütün prodüksiyonu da kendi cebinden karşılamış.

Kadınların kök salan, büyüten, iyileştiren ve dönüştüren gücünü anlatıyor “Tuz.”

Dinlerken gözlerim doldu.

“Tuz”, yalnızca bir şarkı değil.

Kadınların ortak hafızasına, emeğine ve dayanışmasına adanmış bir manifesto bence.

Ve sahnede Sertab’a eşlik eden yedi kadın sanatçı daha var:

Ceylan Ertem…

Karsu…

Selin Geçit…

Sena Gül…

Öykü Dörter…

Eftalya Yağcı…

Safiye… 

Yetmemiş…

Şarkının koro düzenlemesinde Chromas yer alıyor. Üstüne 14 kadın korist eklenmiş.

Şarkı büyümüş.

Ses çoğalmış.

Dayanışma çoğalmış.

Müthiş bence!

Ben de gittim, klibi çekerlerken bastım onları.

Yanlarına dikildim, fotoğraf çektirdim…

Hem Sertab’la konuştum, hem de o şahane kadınlarla…

Hepsini tebrik ediyorum

Kalplerine, seslerine, kız neşelerine ve dayanışma ruhlarına sağlık!

Çünkü bu, sadece bir şarkı değil.

Kadınların sesi.

Kadınların sözü.

Kadınların birbirine verdiği güç ve destek.

Ve tabii ki…

Sezen dokunuşu.

Zaten şu dizelere bakın:

“Tohumuyum buğday başağının

Sürgünüyüm zeytin ağacının

Toprağıyım ana kucağının

Tuzuyum yaranın gözyaşının…”

Yani diyor ki:

Acıyı da biliyorum.

Ama onu dönüştürme gücüne de sahibim!

E Sezen yazmış…

Başka türlüsü mümkün mü? 

“Tuz”, şu anda tüm dijital platformlarda, klibi ise yarın, 8 Mart’ta yayında…

Ben klibi henüz izlemedim.

Merakla bekliyorum. Ama niyeti ve şarkıyı çok sevdim.

Bakalım siz, dinleyince ne hissedeceksiniz?

Sertab Erener: Sezen, ‘Böyle bir şarkı yaptım, 8 Mart’ta söylesene bunu’ dedi…

-Sertab, kadın dayanışmasını anlatan çok özel bir şarkıyla karşımızdasın: ‘Tuz.’ Nasıl doğdu bu şarkı?

-Ben her zamanki gibi Sezen’i görmeye gittim. Uzun bir ara olmuştu. Amerika’ya gidip gelmiştim falan… Özleşmiştik. ‘Sezen’im geliyorum evde misin?’ dedim. ‘Evdeyim gel’ dedi. Bütün gün oturduk, sohbet ettik. Bizim böyle bir huyumuz vardır. Ceplerimizde birikenleri birbirimize dinletiriz. O bana yeni bestelerini çalar, ben yaptıklarımı anlatırım… Sonra içeri gitti, bir şey getirdi. ‘Bak şöyle bir şarkı yazdım, dinlesene’ dedi. Sezen’i biliyorsun… Müzik kutusu gibi bir insan. Sürekli üretir. Bazen de ‘Bunu şu söyleyecek, bunu şuna gönderdim’ falan der. Sonra dedi ki: ‘Böyle bir şarkı yaptım… Neden olmasın, 8 Mart’ta söylesene bunu…’ Her şey böyle başladı.

-Sözleri ilk okuduğunda ne hissettin?

-Sezen bu… Sözleri ruhuna işler. Yine işledi. ‘Tuz’ kadınların kök salan, büyüten, iyileştiren, dönüştüren gücünü anlatıyor. Çok güçlü bir metin. Sonra ben de düşünmeye başladım: Ben bunu nasıl söyleyebilirim? Müziği nasıl kurarım_ Bodrum’a gittim. ‘Suna’ diye bir yapay zeka programı var. oraya hayal ettiğim şeyleri yazdım, denemeler yaptım. Ama şunu söyleyeyim: Bu, müzik bilmeyen biri için kullanılacak bir araç değil. Müzik bilen biri için ilham verebiliyor. Ama üstüne çok çalışman gerekiyor. Sonunda bir şey buldum. ‘Ben bunuj geliştiririm’ dedim. Sezen’e attım. ‘Sezen şarkı böyle bir yere evrildi, ne diyorsun?’ dedim. Bir iki yorum yaptı. Sonra dedi ki ‘Tamam buradan yürü.’

-Şarkı çok güçlü bir kadın hikayesi anlatıyor.

-Evet, zaten güzel tarafı da o. Bu şarkıyı tek başıma söylemek istemedim. Ceylan, Karsu, Selin, Sena Gül, Öykü, Eftalya ve Safiye var şarkıda. Hep birlikte söylüyoruz. Bir de Chromas korosu var. 14 kadın korist. Yani aslında şarkı da, kayıt süreci de, klip de… tamamen kadınlardan oluşan bir dünya. Bu yüzden çok daha anlamlı.

-‘Ki ben hayatı doğuran anayım…’ cümlesi çok güçlü.

-Bence de öyle. Erkek dünyasında yaşıyoruz ama… Hayatı doğuran kadın. Hayatı kuran da kadın. Aslında yapan, kuran, dönüştüren her şeyin arkasında kadın var. Yanında kadın var. Önünde kadın var. Ben mesela artık bazı dizileri falan artık izleyemiyorum. Çünkü kadın orada yok. Ya evlendirilecek bir meta ya da yok edilmesi gereken biri gibi gösteriliyor. Oysa, hayatı kuran kadın… Bak mesela Sister Rosetta diye bir kadın var. Rock’n roll gitarı, distortion gitarı ilk çalan kişi aslında o. Ama çoğu insan bilmez… Ya da Antik Yunan’da erkek filozoflara felsefe öğreten kadın filozoflar var. Ama kitaplarda onların adı geçmez. Biz hep erkekleri biliriz.

-Şarkıda çok kadim kelimeler var: Toprak, tohum, zeytin, buğday…

-Evet, bunları konuşmamız gerekiyor. Bu bilgiyi kuşaktan kuşağa aktarmamız gerekiyor. Çünkü bunlar aslında hayatın özü. Ama bir yandan da dünyaya bakıyorsun… Savaşların olduğu garip bir dönemden geçiyoruz. Ve dikkat edersen… Bu kararların başında kadınlar yok.

-‘Kırsan kırılmaz sabır taşıyım…’ Kadın gerçekten kırılmaz mı?

-Kırılıyor tabii… Ama bence yeniden ayağa kalkabiliyor. Kırılsa bile kendini tamir edebiliyor. Çünkü yapan o. Bu sadece 8 Mart’la sınırlı bir şey değil. Bu her gün yaşadığımız bir duygu. ağlamak yerine üretmek… Kaderci olmak yerine ses çıkarmak… Bence doğru olan bu. Bir de unutmayalım: Gelecek kuşakları da kadınlar yetiştiriyor. Erkekleri büyüten de kadınlar.

-Bu aslında sizin 8 Mart hediyeniz gibi…

-Aynen öyle. Hiçbir marka yok. Sponsor yok. Tamamen içimizden geldi. Bu seti kurma fikri de benimdi. Sonra etrafımdaki kadınlar ‘Biz de olmak istiyoruz’ dediler. ve şimdi hep birlikte buradayız. Klip çekiyoruz.

Karsu: Çocukluk hayalim gerçek oldu

‘Sezen Aksu tarafından yazılmış bir şarkıyı söyleme onuruna eriştiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu sayede çocukluk hayalim gerçek oldu. Amsterdam’da küçükken okula bisikletle giderdim. Kulağımda Sertab’ın sesi olurdu, Sertab Erener dinleyerek pedalları çevirirdim. Küçük bir kızken o benim büyük idolümdü; şimdi yanında olmak harika! Tüm bu güçlü kadınlarla birlikte şarlı söylemek, tarifsiz bir keyifti. Hepimiz birer lale olsak da, 8 Mart’ta bu şarkıyla, çiçek açtıran güzel bir buket oluşturduk. Sezen ve Sertab’ın kanatları altında, yükseklere uçacağız.’

Ceylan Ertem: Bir şarkı bazen bir şarkı değildir

‘Bazı şarkılar avaz avaz bağırmaz ama tarihe not düşer. Bence Sezen’in yazdığı, Sertab’ın sırtlandığı ve bizim de söyleme onurunu taşıdığımız bu şarkı, tam da böyle bir yerden konuşuyor. Bir öfke ya da çatışma diliyle değil; bir hakikat dili ile, yumuşacık ve sarmalayan bir tavırla.

Bu sözler, kadını yalnızca acı üzerinden değil, üretim, süreklilik ve yaşamın kaynağı olarak konumlandırıyor.

Memleketin en önemli ozanlarından, Sezen’imiz burada kurmuş yine şiirini. Sertab da her zaman bizim elimizden tutmuş, güç vermiş bir diğer kraliçemiz, çok kısa bir süre içinde müthiş bir iş çıkardı.

Geçtiğimiz günlerde 6 günde 6 kadın öldürüldü. Bu ülkede kadınlar hâlâ en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyor. Ve cezasızlık, bu suçu besleyen en büyük karanlık. Bu tablo karşısında, şarlı söylemek bazen yetersiz gibi hissedilebilir. Ama ben müziğin hafızası olduğuna inanıyorum, şarkıların dönemlerini belgelediğine inanıyorum.

‘Tuzuyum yaranın gözyaşının’ diyoruz, yani acıyı da biliyorum ama onu dönüştürme gücüne de sahibim diyoruz. Bir hafızayı, bir direnci, bir umudu seslendirdik.

Çok çok mutlu ve gururluyum böyle bir projede yer aldığım için. Bu yıl da, her yıl olduğu gibi aynı dilekleri diliyorum: Adalet ve eşit yaşam hakkı!’

Sena Gül: Daha şarkıyı dinlemeden ‘Ben varım’ dedim

‘Tuz’u Sezen Aksu’nun yazdığını duyar duymaz, şarkıyı daha dinlemeden varım dedim. Bazı isimler vardır, sözüne güvenirsin. Benim için öyleydi. Teklif Sertab’dan gelince bu zincir tamamlandı zaten. Kadınların yan yana durduğu bir işte olmak istedim. 

Tuz’u birlikte söylerken şunu düşündüm: Aynı yerden yanmış, aynı yerden güçlenmiş kadınlar, yine bir arada çok güzel bir şey yaratacak. 

8 Mart’ın neden hâlâ bu kadar önemli olduğunu hatırlatan bir şarkı aslında. Eşitlik hâlâ konuşuluyorsa, hak hâlâ talep ediliyorsa, demek ki söylemeye devam etmek lazım.

Saygı1-Kız Leyla performansımda da hissettiğim o sessiz ama güçlü birlik hissi vardık ya, göz göze gelince anlaşılan. Tuz’da da aynı yerde durduk galiba.

Gürültü yapmadan, geri adım atmadan. Ne mutlu bize!’

Eftelya Yağcı: Benim için büyük onur

‘Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle bir araya geldiğimiz bu projede yer almak benim için büyük bir onur.

Birbirinden değerli sabatçılarla aynı çatı altında müzik üretmek, onların deneyimlerine ve birikimlerine tanıklık etmek benim için hem ilham verici hem de son derece kıymetli.

Müzik dünyasında kadın söz yazarlarının ve kadın  bakış açısının daha fazla duyulmasını, dinleyicinin bu perspektifi daha yakından tanımasını ve içselleştirmesini her zaman çok önemsiyorum.

Şarkının yazası Sezen Aksu başta olmak üzere, Sertab Erener, Ceylan Ertem ve Karsu gibi çok değerli isimlerle aynı projede yer almak büyük bir mutluluk.

Projeye emek veren tüm müzisyenlere, yazar ve yorumculara, ayrıca arka planda büyük bir özveriyle çalışan ekibe gönülden teşekkür ederim.

Bu birlikteliğin kadın sesinin ve kadın hikayelerinin daha güçlü duyulmasına katkı sağlamasını diliyorum.’

Öykü Dörter: Bu şarkı içimdeki kız çocuğunun sesi oldu

‘Senelerce rol model aldığım kadınların dokunduğu bu projede yer almak benim için inanılmaz gurur verici.

Bu coğrafyada kadın olmak, susmadan korkmadan fikirlerini ortaya koymak, sanatınla tüm eleştirilere açık bir konumda durmak gerçekten çok zor. Her gün biraz daha yaralanıp, belki de bu yoldan seni yıldırabilecek bir baskıyla karşı karşıya kalıyorsun.

Tüm bu kaosun içinde bu şarkı, sözleriyle, müziğiyle ve klibiyle bana ilaç oldu. İçimde korumaya çalıştığım o kız çocuğunun sesi oldu.

Özellikle klipte birlikte söylediğimiz sahnelerdeki enerjimiz, yanımda güçlü kadınlar ve verdiğimiz mesaj beni o kadar etkiledi ki, tekrar nefes alabildiğimi hissettim.

Bu varoluş savaşında bir kadına bile dokunabildiysek, ona yalnız olmadığını hatırlatabildiysek ne mutlu bize.

Yaşasın kız neşesi!’

Selin Geçit: Sezen ve Sertab’a binlerce teşekkür

‘Sezen Aksu gibi kuşaklara ilham olmuş bir sanatçının kaleminden çıkan yepyeni bir besteyi söylemek bizim için gerçekten büyük şans.

8 (Sezen ile 9) güçlü kadın olarak bir araya gelip aynı duyguyu paylaşmak ve bunu Kadınlar Günü’nde birlikte ifade etmek, hepimiz için çok kıymetliydi.

Sertab’la yıllardır süren bir dostluğumuz var. Onun Sezen’le olan üretim ve ilham ilişkisinin ne kadar özel olduğunu yıllar içinde görerek büyüdük; ben de son altı senedir Sertab’la bu dostluğun içinde olmanın ne kadar ilham verici olduğunu yakından deneyimliyorum.

Bu iki ismin bir araya gelmesi ve bizim de bu şarkının bir parçası olmamız gerçekten olağanüstü. Bu projede aynı enerjiyi paylaşmak ve birlikte üretmek benim için müthiş değerli.

Sezen’e ve Sertab’a, bize bu bestenin bir parçası olma fırsatını verdikleri için içtenlikle teşekkür ediyorum.’

Safiye: Birbirimize yol, yön, ışık olup yan yana durmak

‘Kadın iyileştiren bir güç. Sadece kendini değil, dokunduğu herkesi dönüştüren bir güç.

Bu projenin bir parçası olmak; yıllardır sesiyle, şarkılarıyla bana ilham veren kadınlarla aynı duyguda buluşmak benim için tarifsiz bir gurur ve mutluluk.

Seslerimizin birbirine karıştığı, kalplerimizin aynı yerden attığı o anları kalbimin en güzel yerinde hep hissedeceğim.

Biz birbirimize yol, yön, ışık olup yan yana durdukça, omuz o9muza verdikçe dünya daha yaşanır bir yere dönüşecek. Ben buna tüm kalbimle inanıyorum.

Ve biz bugün; bu karanlık dünyaya bir ses, bir umut bıraktık. Kalpten çıkan her şey gibi kanatlandı. Şimdi yolu kesişen her kadının omzuna konmaya gidiyor.

İyi ki…’

Chromas kurucusu, koro şefi Başak Doğan: Cesaret bulaşıyor

Şimdi bakınca, biz sadece şarkı yapmadık. Çok kısa sürede bir araya gelip aynı şeye inanan kadınların birbirini yükselttiği, ilham dolu, özgür bir alan açtık.

Birlikte şarkı söylemenin, çok sesliliğin bende karşılığı bu zaten: Sesini kısmadan, çekinmeden, yan yana durup birlikte üretmek… Tuz’un ruhu da tam bunu çağırıyordu. Chromas’la R&B dokusunda, koro partlarıyla şarkının dünyasına girmek apayrı bir keyifti.

Sertab Erener’le stüdyoda buluşmak is gerçekten müthiş bir deneyim! İnanılmaz hassas, yapıcı ve titiz bir çalışma disiplini var. Her detayı duyarak, şarkıyı adım adım büyüterek ilerledik. Açıkçası her anı küçük bir masterclass gibiydi. Bu güzel süreçle de yine gördük ki yaratıcı açıklıkla birlikte şarkı söyleyince taşıdığımız yükler azalıyor, ses çoğalıyor, cesaret bulaşıyor.’

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.