Şeylerin Tesellisi ve Kimlik Yerine Geçirilen Davranışlar

23 Şubat 2026

Masumiyet Müzesi romanında, erkek kahramanın (Kemal) sevdiği kadına (Füsun) (isimler de dikkatli seçilmiştir) ait şeyleri gizlice biriktirmesi için yazılmış o ifade-“Şeylerin Tesellisi”– çok incelikli bir psikolojik kapıyı aralıyor.

Kemal’in ruh hali, takıntılı biri değil, vicdanıyla boğuşan, özü iyi ama sınıfına karşı da çıkmayan bir genç insan oluşu. 

Ülkesinin geleneksel değerlerine yabancılaşan bir sınıfa ait; ama içindeki duygularla dile getirilmeyen bir uyumsuzluk taşıyan o genç insanının, cinsel güdüleriyle yanlış davrandığını hissettiği, sınıfının hevesleriyle uzaklaştığı sade halkın içinde, yeni yetişen, çekici ve akıllı bir kıza telafisini kendinden vazgeçerek ama bundaki rahatlamayı da fark ederek aradığı büyük borcuna ilişkin vicdani dürüstlük bilinci. 

Rahat bir hayat süren sınıfının, onu kötü niyetle değil ama hiç anlamayarak (belki, benzeri yaşantılardan geçmiş babası dışında) tek başına bırakışıyla yaşadığı, tek başına bir telafi çabası ve herkes için içtenlikle mutluluk arayarak ama derin bir iç hesaplaşmayla geçen yorucu hayatı. 

Yönetmen bunu bir “Cellat ve Kurban hikâyesi” olarak mükemmel görselleştirmiş.

Şeylerin Tesellisi”, kaybın nesneler aracılığıyla taşınmasını anlatır. 

Sevilen kişiye ait gizlice biriktirilen o şeyler bir yokluğu ortadan kaldırmaz; ama onu katlanılabilir kılar. 

Bir teselli olarak ‘Nesne’, eksikliğin etrafında kurulan bir düzen olur.

Onlar, hatıradan fazlası, kaybedilmiş bir ilişkinin yerine geçen bir ‘ara yüz’dür.

Aslında, yokluğun elle tutulur hâli.

Bir insanı kaybettiğinizde, onunla kurduğunuz bağ bir anda kopmaz. 

Zihin, süreklilik ister. 

Kalp, ani boşluğu tolere edemez. 

İşte tam bu noktada nesneler devreye girer. 

O romanda, sigara izmaritleri, küpe, bardak, biblolar, bir sinema bileti… 

Bunlar artık sıradan şeyler değildir. Kişiliğin Uzantısı’na dönüşürler.

Eşya, kaybedilen kişinin temsili değil; onunla kurulan ilişkinin ‘donmuş hâli’ olur.

Müzeleri zamanın donması olarak tanımlayanlar vardır.

Masumiyet Müzesi belki de tam budur. 

Peki bu durum, bir eksiklik hissiyle her gün biteviye tekrarlanan bir davranış ile benzeş midir?

Büyük ölçüde evet.

Benzer bir mekanizma yalnızca yasla ilgili değildir. 

Bazen ortada, kaybedilmiş bir kişi değil, eksik hissedilen bir benlik vardır. 

Kişi kendini tam yerleşmemiş, içeriden boşalmış gibi hissedebilir. 

Bu eksiklikle doğrudan yüzleşmek zordur; çünkü soru kimliğe dayalıdır: “Ben kimim?”

Bu soruyla yüzleşme yerine bazen başka bir yol seçilir.

Eksikliği anlamak yerine, onu örten bir davranış icat edilir.

Yeni bir rutin. Yeni bir üslup.

Yeni bir sosyal çevre. Yeni bir alışkanlık.

Bu davranış kişiye “başka biri olma” hissi verir. 

Tıpkı bir nesnenin kaybın yerini tutması gibi, bu oluşturulmuş rutin de, eksik benliğin yerini tutar. Kişi o davranışı her tekrarladığında, sanki küçük bir yeni kimlik teyidi yaşar.

Her tekrar, “Ben ‘bunu yapan’ biriyim” duygusunu güçlendirir.

İçin için sezilen eksiklik azalır.

Eksiklik geri çekilince, boşluk doldurulmuş gibi olur.

Zamanla bu tekrarlar Kemal’de gördüğümüz gibi, bir tür ‘an’ biriktirmeye dönüşür. 

O “an”lar, selfielerle, sosyal medyaya konulan fotoğraflarla -tıpkı Kemal’in nesneleri- gibi biriktirilir. 

İnsan kendine ait bir hikâye kurar; ama bu hikâye bazen yüzleşmenin değil, kaçışın etrafında şekillenir. 

Davranış, benliğin ifadesi olmaktan çıkıp benliğin yerine geçmeye başlar.

Eşya yokluğu nasıl donduruyorsa, edinilen bir yapay rutin de eksikliği askıya almaya yarayabilir.

Ve bazen insan, kim olduğunu anlamaya çalışmak yerine, kimmiş gibi yapmayı düzenli bir alışkanlık hâline getirir:

O iş edinilmiş Davranış, benliğin ifadesi midir? Yoksa benliğin yerine geçen bir örtü müdür?

Bence “şeylerin tesellisi”nin en dokunaklı yanı şu:

İnsan bazen kişiyi değil, onunla birlikteyken hissettiği hâli kaybeder.

Nesnelerde ya da her gün tekrar edilen bazı davranışlarda aranan şey, masum veya değil, aslında arzulanan bir hâlin ‘geri çağrılması’dır.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.