Bu çarşamba o mezarlıkta hangi parça çalınacak?

4 Ocak 2026

Geçen yaz Saint Tropez’de bir Riva tekneyle dolaşırken, kasabanın hemen kenarında bir mezarlık gördüm.

Akdeniz’e bakan çok güzel bir mezarlıktı.

Önünden geçerken “Acaba kimler yatıyordur bu mezarlıkta” diye düşünmüştüm.

Ve Allah Kadını Yarattı filminin yönetmeni de oradaymış

Araştırdım.

Ünlü yönetmen Roger Vadim orada yatıyormuş.

Yani “Ve Allah Kadını Yarattı” filminin yönetmeni.

“Emanuel” filminin müziğini besteleyen ve söyleyen Pierre Bachelet de oradaymış.

1970’lerden en çok aklımızda kalan parçalardan biri.

1980’lerden “Elle est d’Ailleurs”, “Les Corons” gibi şarkıları geldi aklıma…

Franz List’in kızı da aynı mezarlıkta yatıyor

Franz List’in kızı Blandine List, yönetmen Pascal Chaumel, aktör Phillipe Rouleau…

Bu arada Paris yıllarımda Paris’in Türkiye’de de tanınan ünlü kuaförü Alexandre de Paris de orada yatıyormuş.

Brigitte Bardot bu Çarşamba günü işte oraya gömülecek.

Oraya gömülmeyi vasiyet etmiş.

Cenazesinde çalınmasını istediği parça: Casta Diva

Bu hafta Fransa’nın bütün gazete ve dergilerinin kapağında Bardot vardı.

Hemen hepsini okudum.

Bir mülakatında bu mezarlığa gömülmeyi istediğini söylemiş.

Basit bir tören istiyormuş.

Fazla kalabalık istemiyor.

Tek arzusu gömülürken sadece “Casta Diva”nın çalınmasını istemiş.

Ama Maria Callas’ın Casta Diva’sı tabii ki

Şunu da özellikle vurgulamış.

“Maria Callas’ın söylediği Casta Diva…”

Vincenzo Bellini’nin en güzel operası “Norma’nın” bir parçasıdır.

Galyalıların Roma’yı işgali sırasında geçen bir operadır.

Bir Druid Rahibesi olan Norma’nın Ay Tanrıçasına yaptığı duadır.

Ondan bir savaş duası beklenirken o barış duası yapar.

Opera aryaları arasında en sevdiklerimden biridir.

Tabii ki benim tercihim de “La Callas”ın yorumudur.

Fransız medyası ona güzel bir ‘Adieu protokolu’ uyguladı

Bardot, işte o mezarlıkta, kendisini meşhur eden “Ve Allah Kadını Yarattı” filminin yönetmeni, ilk kocası Roger Vadim’le birlikte yatacak.

Bir daha oradan her geçtiğimde Casta Diva ve Emanuelle’i dinleyeceğim.

Fransız medyası Bardot’a büyük bir “Adieu” protokolü uyguladı.

Onun aşırı sağ söylemlerinden hiç haz etmeyen dergi ve gazeteler bile o tarafını çok fazla ortaya çıkarmadılar.

Hemen hepsini okudum ve bu Pazar günü size o yayınlardan ilginç bir “Bardot Potpuri’si” yapayım.

Birlikte olduğum her erkekle çekilen resmim kapak olsa 40 kapak gerekirdi

Kırk yaş kadının anlattığım kitabımdan bir soru sormuştum:

“Bir büyük kadının hayatına kaç büyük erkek sığar…”

Brigitte Bardot “Ben erkekleri seviyorum. Hem de çok seviyorum” diyor.

Peki bu hayata kaç erkek sığdırdı? 

Şöyle bir cevap veriyor:

“Eğer birlikte olduğum her erkekle çekilen fotoğrafım Paris Match’ın kapağı olsaydı, 40 dergi kapağı gerekirdi…”

Ben 12 erkeği sayabildim, demek ki bilmediğim 28 erkek daha varmış

Şöyle kendi bildiklerimi saymaya çalıştım.

Roger Vadim, Jean Louis Trintignant, Sami Frey, Gunther Sachs, Gilbert Becaud, Serge Gainsburg, Jacques Charrier, Sacha Distel, Bob Zagury, Gustav Rojo, Brezilyalı bir oğlan, son kocası Bernard d’Omale

Ben 12 kişi çıkarabildim.

Demek bilmediğim daha 28  erkek varmış.

Hayatımda hiç ‘One Night Stand’ olmadı

Acaba bir gecelik olanları saymıyor mu?

“Hayır hayatım boyunca hiçbir “One Night Stand olmadı” (Tek gecelik ilişki) diyor.

“Önce hep aşk başladı sonra yattım…”

Gilbert Becaud’a ‘Bir daha böyle yaparsan Raf Vallone’la yatarım’

Yaşadığı aşklardan biri “Nathalie” ve “L’Important C’est la Rose” gibi şarkılardan bildiğimiz Gilbert Becaud’ydu.

Olimpia’da konserlere çıkarken, kimseye görünmeden gidip, onun soyunma odasının yanındaki boş bir odada konserin bitmesini beklermiş.

Bir gece konserden sonra Becaud onu orada unutup müzisyen arkadaşları ile restorana gitmiş.

“Hemen arabaya atlayıp restoranın önüne gittim ve avaz avaz bağırmaya başladım: ‘Bana bak bir daha böyle yaparsan gidip Raf Vallone ile yatarım. Zaten kaç gündür kur yapıyor bana…”

O gece bütün mahalleyi uyandırmış.

Raf Vallone o dönemin en ünlü İtalyan oyuncularından biri.

O şarkıyı Jane Birkin’in ağzından duyunca kıskançlıktan ölüyordum

“Sadece 90 gün…”

Serge Gainsbourg’la yaşadığı aşk için böyle diyor. Sadece 90 gün sürmüş.

Bir gece Gainsbourg gelmiş ve “Dom Perignon şampanyan var mı” diye sormuş.

“Brigitte “Hayır Moet&Chandon var” demiş.

Gainsbourg ertesi gün bir kasa Dom Perignon göndermiş.

Yine bir gün Gainsbourg’a “Bu gece sadece benim için bir şarkı yaz” demiş.

Gainsbourg “Je t’aime…Moi Non Plus” adlı hit olan şarkısını yazmış.

Birlikte kaydetmişler. Tam plak çıkacakken kocası Gunther Sachs “Bu plak çıkarsa ayrılırız” deyince vazgeçmişler.

Gerisini Bardot’tan dinleyelim:

“O şarkıyı daha sonra Jane Birkin’le söyledi. İlk dinlediğimde kıskançlıktan ölecektim.”

Üç kocası onu evli erkeklerle bastı

Kocaları onu hangi erkeklerle yakaladı?

Tabii BB ve erkekleri anlatıyorsak onun aldatmalarını ve yakalanmalarını da es geçmemeliyiz.

Hayatı boyunca üç defa evinde başka bir erkekle yatakta iken kocalarına yakalandı.

İlk yakalanışı ilk eşi Roger Vadim tarafından oldu.

“Ve Allah Kadını Yarattı” filmini çekerken filmin oyuncusu Jean Louis Trintignant’la, yönetmen kocasının önünde başlamıştı ilişkileri.

Sonra Vadim onları Paris’teki evlerinde birlikte yakalayınca evi terk edip otele yerleşmişti.

Ayrılırken de şunu söylemişti:

“Sen artık bütün evli erkeklerin hayalindeki kadınsın…”

Askerden izinli dönen Trintignant onu yatakta Gilbert Becaud ile yakaladı

Sonra sıra Jean Louis Trintignant’a geldi.

O da Cezayir’de askerlik yaparken izin için döndüğü Paris’te BB’yi Gilbert Becaud ile yakaladı.

Büyük aktör deli gibi âşık olduğu BB’yi o gün terk etti.

Sami Frey’le de yatakta iken kocası Jacques Charrier’e yakalandı.

Her iki Fransızdan biri: Evde sık sık Bardot’yu konuşuyoruz

Daha kariyerinin ilk 6 yılının sonunda dünyada 30 bin fotoğrafı yayınlanmıştı.

Ciddi bir araştırmaya göre Fransa halkının yüzde 45’i, yani her 2 Fransızdan biri “Evde sık sık onu konuşuyoruz” diyordu.

Müthiş bir performans…

Babası: Kızım 18’ine gelmeden dokunursan seni öldürürüm

Hatıralarından devam ediyorum:

Roger Vadim’le tanıştığında 16 yaşındaymış.

Çıkmaya başlamışlar ve evlenmek istemişler.

Babası Vadim’e “Eğer 18 yaşına gelmeden kızıma dokunursan seni öldürürüm” demiş.

Biraz sonra annesi gelmiş ve sözü o tamamlamış:

“Eğer kocam seni öldürmeye cesaret edemezse ben öldürürüm’ demiş.”

Vadim: Uyuyorum, git taze kruvasan al öğleyin getir

16 yaşında Roger Vadim’e deli gibi aşık.

Roger Vadim bir yönetmenin yanında çırak olarak çalışıyor. Parası yok.

Bardot’nun ailesi ise  zengin, Paris’in 16’ıncı mahallesinde oturuyorlar.

Oturdukları dairenin en üst katında “Chambre de Bonne” denen hizmetçi odaları var.

Bardot sevgilisini  oraya yerleştiriyor.

Bazı sabahlar gidip onu uyandırıyor. Vadim kapıyı zorla açıyor ve uykulu bir suratla “Uyuyacağım, beni rahatsız etme… Git öğlen gel. Gelirken de bana taze kruvasan getir” diyor.

BB’ye böyle bir muamele…

Ama henüz BB değil.

Hayatımda hiç porno film seyretmedim

Evet her evli erkeğin hayali ama, o aralarından sadece 40’ını seçer.

Seksi seven bir kadındır.

Erkeği seven bir kadındır.

O nedenle MeeToo gibi hareketlerden pek haz etmiyordu.

Hiç haz etmediği bir şey de porno filmlerdi.…

“Hayatımda hiç porno film seyretmedim” diyor…

“Erotizm ile porno arasındaki sınırı iyi çizmek gerekir…”

Kadınlar yaptırdıkları estetikle dudaklarını lazımlığa çeviriyor

Hayatında hiç estetik yaptırmadığını  sık sık söyledi.

“Kimsenin işine karışmak istemem. Yaptıran kadınlara diyeceğim bir şey yok kendi tercihleri. Ama ben estetiği sevmiyorum. Ama şunu da görüyorum. Estetik yaptıran kadınların suratları hepsi birbirine benziyor. Dudaklarını lazımlığa çevirtiyorlar.”

Hiç mi estetik yaptırmadı?

Cevabı şu:

“Eğer ruhuma, yüreğime, kaslarıma estetik mümkün olsaydı yaptırırdım.”

Sözünü şöyle tamamlıyor:

“İşte yüzümdeki kırışıklıklarla ben buyum. Yüzümle kimseyi aldatmam.”

Büyük babası: Bırakın kızı, orospu olacaksa sinema oyuncusu olsa da olmasa da olur

15 yaşında Elle dergisinin kapağına çıkınca ünlü bir yönetmen babasına telefon edip “Gelip kızınızla bir film yapmak için sizinle görüşmek istiyorum” demiş.

O gece aile toplantısı yapmışlar.

Sinemaya girerse kötü yola düşer diye düşünenler varmış.

Büyükbabası şunu demiş:

“Bırakın kızı. Orospu olacaksa sinema oyuncusu olsa da olur olmasa da olur.”

Fransa’ya henüz 1968 Mayısı gelmemiş.

Katolik ailelerin düşüncesi böyle.

Bizim çekmecemizde bulaşık bezi ile peçete birbirine karıştırılmaz

Paris’in 16’ıncı mahallesinde büyümüş. 

Babası likid oksijen üreten bir fabrikanın sahibi.

Tipik bir Fransız burjuva ailesi.

Zaten sinema setlerindeki solcu arkadaşları da ona hep bir “Burjuva kızı” olarak bakıyor.

Evde masa adabı ve muaşereti tam….

“Bizim evde her şey yerli yerindedir. Bulaşık bezi ile peçete aynı çekmeceye konmaz” diyor.

Paris Match dergisinin yazıişleri masasında eteğimi çıkarıp dans ediyordum

En sevdiği arkadaşları fotoğrafçılar…

Kendini Paris Match dergisinin fahri çalışanı gibi görüyor.

Roger Vadim orada muhabirken akşamları gidip onu bekliyor.

Bazen yazı işleri masasının üzerinde oynuyor.

Bazen, cha cha ritminde bir şarkı koyuyorlar, eteğini çıkarıp külotla yazıişleri masasında dans ediyor.

Kim bilir belki de “Ve Allah Kadını Yarattı” filmindeki o mambo sahnesinin provasıydı.

***

İşte böyle…

O BB’ydi…

Böyle yaşadı.

Böyle öldü.

Ve şimdi, aldattığı kocası Roger Vadim ve Emanuelle filminin ünlü şarkısını yazan Pierre Bachelet ile aynı mezarlıkta uyuyacak.

Ve kilisede Casta Diva çalınacak.

Tabii ki Maria Callas’tan…

Yani büyük “La Callas”tan…

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.