Körfez’de savaşın en kaotik dönemine girdiği dün bir grup Türk gazeteci sessizce Brüksel’e gitti..
Gazeteciler Avrupa Birliği’nin davetlisiydi.
Dün akşam itibariyle giden gazetecilerin listesine şöyle bir baktım.
İlişkileri yakından izleyen gazeteciler için, seçilen gazetecilerin kimlikleri ilginçti.
(*) Sedat Ergin: Oksijen
(*) Deniz Zeyrek: Nefes Gazetesi ve Yotuber
(*) İsmet Berkan: 10 Haber ve Karar Gazetesi
(*) Erdal Güven: Diken Haber Sitesi
(*) Özlem Yüzüak: Cumhuriyet Gazetesi
(*) Hüseyin Erdoğan: TRT
(*) Serkan Demirtaş: Hürriyet Daily News
(*) Didem Özel Tümer: Milliyet Gazetesi
(*) İpek Yezdani: Milliyet Gazetesi
Baya bağımsız medya ağırlıklı bir liste bu.
En iktidar yanlısı bilinen medya kuruşlarından isim görmedim.
Ancak AB merkezi, son anda Türkiye’den giden gazetecilerle yapılacak görüşmelere Brüksel’de yerleşik Türk gazetecilerini de eklemiş.
Bence iyi de yapmışlar.
Böylece, İktidarın resmi gezilerinde dışlanan muhalif veya bağımsız medya da Brüksel’deki bu görüşmelere katılacak.
Türkiye’de epeydir görmediğimiz bir “Brifing” yelpazesi Brüksel’de gerçekleşmiş olacak.
Resmi bir bilgiye sahip değilim.
Ama tahminim Brüksel’deki bu medya buluşması, bir süre önce Türkiye’de iş konseyleri başkanlarının Financial Times gazetesinde yayınlanan AB’ye çağrı mektubuna bir tür cevap niteliği taşıyacak.
Türk iş konseyleri temsilcileri AB’ye işbirliğini sıkılaştıralım mesajı vermişti.
O nedenle bağımsız medyanın gerçek anlamda uzman gazetecilerinin orada olması bence hepimiz açısından çok kıymetli.
Oradan gelecek cevabın detaylarını ve ne anlama geldiğini daha iyi okuyabileceğiz.
Bu medya buluşması Avrupa tarihi açısından çok önemli ve kritik bir dönemde gerçekleşiyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron önceki gün Fransa ve Almanya’nın nükleer şemsiyesini güçlendirme kararını açıkladı.
Amerika Birleşik Devletleri’nin artık güvenilir bir müttefik olarak görülmediği şu konjonktürde Avrupa Türkiye açısından tarihi bir önem kazanıyor.
Ortadoğu’nun durumu işte bu.
İsrail ile İran arasına sıkışmış bir coğrafya artık Ortadoğu…
BRICS gibi uluslararası birliktelikler artık boş birer hayal.
Türkiye’nin yeri ve güvenli bölgesi Avrupa’nın her şeye rağmen çalışan demokrasi coğrafyasıdır.
İran 45 yıldır bütün parasını durmadan füze üretmeye harcayan despot bir liderlik ülkesiydi.
O füzeler güven sağlamıyormuş demek ki.
Biz bu Cumhuriyet ve onun koyduğu ilkeler sayesinde 100 yıldır savaş görmeyen şanslı bir milletiz.
Bugün Türkiye için en büyük güvenlik yatırımı halkını gönül birliği ile bir arada tutacak bir demokrasiye, adalete ve insan haklarına yatırım yapmaktır.
İşte bugün bunu başaracak lider tarihe geçecektir.
4 Mart 2026 - Dün akşam Brüksel’e giden Türk gazeteci listesi bana ne anlatıyor?
3 Mart 2026 - Geçen cumartesi Hamaney’le birlikte enkazın altında kalan dekolte gelinlik ve duvak
1 Mart 2026 - 67 yıl sonra öğrendiğim gerçek: Meğer o şarkı çok tanıdık biri için yazılmış
27 Şubat 2026 - Hasan Abi! “Futbol kancıktır”, erkek buz hokeyi erkek midir?