48 saat önce, yani Salı günü öğleden sonra, Körfezde füzeler uçuşurken Türkiye’de çok insanın pek üzerinde durmadığı ilginç bir gelişme oldu.
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, çok dikkat çekici bir açıklama yaptı.
Ve bu açıklama bomba gürültüleri arasında gürültüye gitti.
Açıklamanın tek cümlelik özeti şuydu:
“Türkiye Barış Pınarı Harekat bölgesinde 7 yıldır sürdürdüğü “Milli danışmanlık” görevini tamamladı.”
Hemen sonra gelen cümle daha da önemliydi:
“Bölgedeki tüm birimler çekildi. İnsani yardım ve sağlık hizmetleri kısmen sürecek.”
Kendi kendime “Bir dakika” dedim.
Bu açıklama tam olarak ne anlama geliyor?
Türkiye Devlet olarak Suriye’deki varlığına son mu veriyor?

Aslında bu haber ilk defa 29 Ocak günü Erbil’den yayın yapan RUDAW Haber televizyonu tarafından verilmişti.
Haberde Türk askerinin Suriye’den çekildiği ve bölgedeki bayrakların indirildiği belirtilmişti.
Ancak Milli Savunma Bakanlığı aynı gün bu haberi yalanlamıştı.
O nedenle 48 saat önce valilik tarafından yapılan açıklamanın ne anlama geldiğini merak ettim
İsterseniz valinin açıklamasına biraz daha ayrıntılı bakalım:
“Barış Pınarı Harekat Bölgesi, biliyorsunuz Suriye’deki son gelişmeler, ülkemizin de yakından takip ettiği süreç doğrultusunda Şanlıurfa Valiliği olarak ‘Milli Danışmanlık’ görevini yürüttüğümüz Barış Pınarı Harekat Bölgesi’nden 7 yıllık periyodun sonunda Cumhurbaşkanlığımızın ve İçişleri Bakanlığı´nın talimatları çerçevesinde, o bölgeden çekildik. En son cuma günü itibariyle buradaki bütün birimlerimiz çekilmiş oldu. Sadece insani yardım ve sağlık hizmetlerini kısmen devam ettiriyoruz. Bu bilgiyi de sizinle paylaşmak istiyorum.”
Yani bu açıklama Cumhurbaşkanının ve İçişleri Bakanlığının talimatı çevresinde yapılıyor.
“Barış Pınarı” Harekatı Suriye iç savaşı sırasında Türkiye’nin attığı en önemli adımdı.
9 Ekim 2019 günü Türk Ordusu Suriye sınırını geçerek, Suriye’nin kuzey doğusunda özellikle Tel Abyad ile Resulayn hattında 120 km uzunluğunda ve 30 km derinliğinde bir bölgeyi kontroluna aldı.
O tarihten beri bu bölge fiilen Türkiye’nin yönetimindeydi.
Türkiye aynı zamanda bu bölgede devlet hizmetlerini de üzerine almıştı. Orası Şanlı Urfa Valiliğine bağlı ilçeler gibi yönetiliyordu.
Buradaki okullar, güvenlik, sağlık, altyapı ve sosyal hizmetler dahil günlük hayat Türkiye’nin kontrolu altındaydı.
Yani o bölgede Devlet Türkiye Cumhuriyeti’ydi.
Bu açıklamada “Türkiye Devleti Suriye’den çekiliyor” anlamına geliyordu.
El Şara’nın yönetime geldiği günden beri Türkiye “Suriye’nin içişlerine karışmadığını” savunuyor ve bu nedenle çok dikkatli ve adeta görünmez bir diplomasi sürdürüyordu.
Bence bunda çok da başarılı oldu.
Bu da el Şara’nın konumunu güçlendiren bir politikaydı.
Çünkü SDG’ye “Sen kendi silahlı gücünü dağıt Suriye ordusuna katıl” derken, Suriye toprağında yabancı asker olarak Türkiye’nin varlığını sürdürmesinin çelişki olduğu iddiası vardı.
O nedenle bu açıklamayı çok önemli buldum ve şunu soruyorum.
Bu kadar önemli bir açıklamayı niye Cumhurbaşkanlığı veya Dışişleri Bakanlığı yapmadı…
Valinin bu açıklamayı yaptığı günün akşamı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan TRT’nin sorularını cevaplandırdı.
Orada ne kendisine bu açıklamanın ne anlama geldiği soruldu, ne de kendisi bir kelime olsun bu konuya değindi.
O zaman ben sorayım.
Valinin açıklamasının kapsamı nedir?
Sadece idari hizmet veren görevliler mi çekildi?
Yoksa bölgedeki Türk askeri de çekildi ve o bölgedeki Türk bayrakları indirildi mi?
Acaba Ankara “Bu önemli değil, önemli olan askerimizin orada olmasıdır” mı demek istiyorlar?
“Türkiye Suriye’den ne zaman çekilecek?”
Bu soru ilk defa 4 Haziran 2025 günü Reuters tarafından Milli Savunma Bakanına Yaşar Güler’e sorulduğunda ad üç şart sıralamıştı:
(*) BİR Bölgedeki “terör tehdidinin tamamen ortadan kalkması
(•) İKİ Türkiye’ye göç eden Suriyelilerin geri dönüşünün sağlanması,
(*) ÜÇ Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi.
Güler aynı sözleri 3 hafta önce Oksijen’de Sedat Ergin’e verdiği mülakatta da tekrarladı.
Şimdi bu üç vaat yerine getirildi mi?
Valinin bunları söylemesinin üzerinden 48 saat geçti ve bu konuya netlik getirecek bir açıklama göremedim.
Sorduğum bu konunun uzmanı insanlar bile günün kargaşası içinde ya bu açıklamayı görmemişti veya önemsememiş, üzerinde durmamıştı.
Valinin açılması Türk askerinin de çekilmesini kapsıyor mu kapsamıyor mu.
Benim tahminim bu sadece valiliğe bağlı hizmetlerin sona erdirilmesi anlamına geliyor.
Yani o bölgedeki asker çekilmedi.
Ama sadece devlet hizmetlerinin çekilmesi bile son derece önemli ve Türkiye’nin Suriye politikasına güven getirecek bir adım.
Çünkü Türkiye sınır ötesi ihtiraslarının olmadığını ve bölgedeki barışçı niyetlerini anlatmak için bu argümanı kullanabilir.
Çünkü Türkiye orada devlet yönetimini yeni Suriye devletine bırakıyor demektir.
Körfez’de bombalar uçuşurken, dün bir de hava sahamızda bir İran füzesi etkisiz hale getirilirken belki bu konu gözden kaçıyor ama Türkiye’nin Suriye üzerinde kendi sınırları dışında bir hak iddia etmediğini göstermesi bakımından çok önemli bir adım.
O nedenle diyorum;
Keşke bu açıklamayı vali değil de bizzat Cumhurbaşkanı veya Dışişleri Bakanı yapsaydı.
Böyle bir günde çok işimize yarar…
Bu arada ilgisiz bir konuya da değineyim.
Dün bir haber çok garibime gitti.
Suriye İsrail bombardımanından kaçan sığınmacılara kapılarını kapattı.
Aaa… Kendi ülkesininden Türkiyeye 5 milyon sığınmacı gönderen bir ülkenin başka insanlara sınırını kapatması ilginç değil mi?
Hem de çoğu Suriyeli bu insanların.
Aklıma şu geldi.
Acaba gelenlerin içinde Hizbullahçı militanlar da vardır ve İsrail bizi de vurur diye mi düşündüler?
Başa yeni geçmiş ve zamanında muhtemelen kendisi de sığınmacı olmuş bir liderin ülkesinin menfaatini düşünmesi size de ilginç gelmedi mi?
5 Mart 2026 - Gürültüye giden çok önemli haber: Türkiye 7 yıl sonra Suriye’den ne kadar çekildi?
4 Mart 2026 - Dün akşam Brüksel’e giden Türk gazeteci listesi bana ne anlatıyor?
3 Mart 2026 - Geçen cumartesi Hamaney’le birlikte enkazın altında kalan dekolte gelinlik ve duvak
1 Mart 2026 - 67 yıl sonra öğrendiğim gerçek: Meğer o şarkı çok tanıdık biri için yazılmış