Fraksiyonel yaklaşım, modern iş dünyasında ölçülebilir etki, hız ve esnekliği bir araya getiren yeni norm haline geliyor. Artık hem pazarlama hem liderlik stratejileri, pozisyon temelli değil, etki temelli planlanıyor ve bu değişim, iş dünyasının geleceğini şekillendiriyor.
Pazarlamada fraksiyonel yaklaşımla belirli bir süre ve bütçe ile uzman desteği alarak, maksimum etki sağlamak artık mümkün. Günümüz iş dünyasında klasik iş modelleri giderek yerini daha esnek, ölçülebilir ve etkili çözümlere bırakıyor. Hem pazarlama hem de liderlik alanında, tam zamanlı roller artık her zaman verimli bir çözüm sunmuyor. İşte tam bu noktada fraksiyonel yaklaşım öne çıkıyor: Belirli bir süre ve bütçe ile uzman desteği alarak, maksimum etki sağlamak artık mümkün.
Her işletmenin tam zamanlı bir pazarlama ekibi kurması artık hem ekonomik hem de lojistik olarak zor. Bu nedenle, Fractional Marketing modeli giderek daha popüler hale geliyor. Bu model, bir işletmenin tam zamanlı bir pazarlama ekibi yerine, belirli saatler üzerinden deneyimli uzmanlarla çalışması şeklinde özetlenebilir.
Fraksiyonel destek yalnızca ekip ile sınırlı değil; kurumlar CMO’lar (Chief Marketing Officer) gibi üst düzey liderlere de ihtiyaç duydukları süre boyunca destek alabilir. Ayrıca, pazarlamanın yanı sıra satış, veri analitiği, insan kaynakları, müşteri deneyimi gibi farklı disiplinler için fraksiyonel ekipler kurulabilir. Böylece işletmeler, bütçelerini verimli kullanırken, her alanda uzman bir desteğe ihtiyaç duydukları anda erişebilirler.
Bu yaklaşımın avantajları nedir derseniz şöyle özetlenebilir…
Özellikle KOBİ’ler ve startup’lar için bu model, bütçeyi adım adım ve stratejik biçimde kullanarak maksimum etki yaratmayı sağlar.
İş dünyası için belirsizlik artık yönetilmesi gereken bir risk değil, içinde yaşanılan bir habitat. Bu kaotik ekosistemde ayakta kalmak için hiyerarşik ağırlıklardan kurtulup, “erişilebilir uzmanlığa” geçmek zorunlu hale geldi. İşte bu noktada Fraksiyonel Liderlik için sadece maliyet etkin bir çalışma modeli değil, bölerek verimli yönetme biçimi diyebiliriz.
Son dönemde iş dünyasında öne çıkan bir diğer trend de fraksiyonel liderlik. Forbes’ta Ocak 2026’da yayımlanan “Why Fractional Leadership Is Exploding As Full-Time Jobs Fade” başlıklı makale, klasik tam zamanlı C-seviye istihdamının yerini esnek liderlik modellerine bırakmasının nedenlerini anlatıyor. Şirketler artık “her zaman orada olan” liderlerden çok, doğru zamanda doğru kararı alabilen liderlere ihtiyaç duyuyor. Büyüme, kriz, dönüşüm ve yeniden yapılanma evrelerinde, fraksiyonel liderlerin sağladığı esneklik ciddi bir rekabet avantajı yaratıyor.
Fraksiyonel liderler, maliyet avantajı sağlamanın ötesinde, organizasyonlara dış perspektif, hız ve bağımsız muhakeme kazandırıyor. İç politikaya daha az bağımlı oldukları için stratejik körlük riskini azaltıyor ve liderliği bir statü olmaktan çıkarıp ölçülebilir etki alanı hâline getiriyor.
Ocak 2026 itibarıyla global iş ilanı sitelerinde “leadership fractional” etiketiyle 100’ü aşkın açık pozisyon bulunuyor. Bu ilanların çoğu yarı zamanlı/sözleşm bazlı ve özellikle teknoloji, finans ve strateji alanlarına odaklanıyor. Benzer şekilde, fraksiyonel pazarlama uzmanlarına yönelik talep de artıyor. İşletmeler, doğrudan etki sağlayacak uzmanlık kapasitesine yatırım yaparak, kısa sürede yüksek performans elde etmeyi hedefliyor.
Araştırmalar, 2024 itibarıyla fraksiyonel liderlik pazarının 5,7 milyar doları aştığını ve profesyonel sayısının yalnızca iki yılda %100 arttığını gösteriyor. Özellikle Fractional CMO’lar, şirket gelirlerini ortalama %29 artırırken operasyonel maliyetlerden %40–60 tasarruf sağlıyor. Çoğu fraksiyonel liderin 15 yıldan fazla deneyime sahip olması iş süreçlerini daha verimli hale getiriyor.
Günümüzde hem pazarlama hem liderlik alanında, fraksiyonel modeller küçük yatırımla büyük etki yaratıyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler, startup’lar ve dönüşüm sürecindeki şirketler için bu model hem ekonomik hem stratejik bir çözüm sunuyor.
Fractional Marketing, sınırlı bütçeyle yüksek etkili kampanyalar yürütmeyi sağlarken; Fractional Leadership, esnek, bağımsız ve stratejik liderlerle organizasyonların hız, verimlilik ve adaptasyon kapasitesini artırıyor.
Özetle, fraksiyonel yaklaşım, modern iş dünyasında ölçülebilir etki, hız ve esnekliği bir araya getiren yeni norm haline geliyor. Artık hem pazarlama hem liderlik stratejileri, pozisyon temelli değil, etki temelli planlanıyor ve bu değişim, iş dünyasının geleceğini şekillendiriyor.
Peki siz, kendi organizasyonunuzda hangi rollerin fraksiyonel modele dönüştürülmesiyle daha hızlı, daha etkili ve daha esnek bir yapıya kavuşabileceğini düşündünüz mü?
24 Şubat 2026 - Pazarlamada fraksiyonel yaklaşım
17 Şubat 2026 - Orda bir köy var uzakta…
Feza Turunçoğlu Kimdir?
Feza Turunçoğlu, Türkiye’de marka, pazarlama ve reklam sektöründe uzun yıllarını geçirmiş deneyimli bir profesyoneldir. Marka yaratma, spor pazarlaması, marka yönetimi ve iletişim konularında derin bilgi birikimine sahiptir.
Reklam ajanslarında yönetim ekibinde çalışmış, yürütme kurullarında yer almış, ülke için önemli birçok markanın büyüme süreçlerine katkıda bulunan ekipleri yönetmiştir.
Feza Turunçoğlu’nun kariyeri boyunca edindiği deneyimler ve sektördeki bilgisi, markaların stratejik iletişimini yönetme yeteneği ve kriz dönemlerinde markaların nasıl yönetilmesi gerektiğine dair görüşleri sektörde önemli bir referans niteliği taşır.
Bu dönemde; finanstan otomotive, gıdadan içecek markalarına, kamu projelerinden kişisel bakıma Türkiye’nin en önemli ve büyük bütçeli markaları ile çalışma, stratejilerinde söz sahibi olma ve değer yaratma şansı yakalamıştır.
Daha sonra Türkiye’nin bilinirliği ülke dışına da taşan ve ülkenin en değerli markalarından biri olan Vestel’de 10 sene boyunca Vestel Pazarlama iletişimi ve Perakende Pazarlama Liderliği yaparak; pazarlama iletişimi ve sponsorlukların yanı sıra, markanın stratejisi ve bütçe yönetiminde de söz sahibi oldu.
Vestel döneminde en sevdiği işlerinden biri “Biz Voleybol Ülkesiyiz” stratejisinin oluşturulması ve hayata geçişinde üstlendiği rolü oldu. ‘Biz Voleybol Ülkesiyiz’ iletişimi ile marka, hem tüketicinin gönlünü kazanırken hem de sayısız ödül kazandı.
Türkiye’de ‘Spor Pazarlaması’ denince, akla ilk gelen isimlerden.
Feza kendisini; reklam, pazarlama ve iletişim stratejisi alanlarında 30 yıllık deneyimi ile “ marka danışmanı” olarak tanımlıyor.
Vestel sonrası, bağımsız marka danışmanı olarak farklı projelerde ‘sevdiği ve inandığı’ markalara katkı sağlamaya keyifle devam ediyor.
Ve halen en çok voleybol izlemeyi seviyor.