Gelin Zor, Oğlan Kör, Kaynana Arıza…

11 Ocak 2026

Kaynana gelin ilişkisini ilk yazışım değil. Ancak Brooklyn Beckham’ın anne babası David ve Victoria Beckham’a “Benimle değil, avukatlarımla konuşun” demesiyle bir kez daha anladık ki: Bir oğlan büyütmek, onu evlendirmekten daha kolay.

İşin ironik tarafı şu: Yıllarca “oğlumun mutluluğu her şeyden önemli” denir. Oğul gerçekten mutlu olunca ise ortalık karışır.

Brooklyn’in eşi Nicola Peltz hakkında “rehin aldı”, “kontrol ediyor”, “oğlan ailesinden koparıldı” gibi iddialar dolaşıyor. Tanıdık geldi mi? Çünkü bu senaryo sadece Beckham’lara ait değil; dünya genelinde milyonlarca evde aynı sezon, aynı bölüm oynuyor.

Üstelik bu düşmanlık yeni de değil. Rivayete göre ilk çatlak, Nicola’nın düğünde Victoria Beckham tasarımı yerine Valentino gelinlik giymesiyle başlamış. Yani mesele bir gelinlik değil; mesele “beni seçmedi” duygusu. Kayınvalide literatüründe bunun adı net: ilk hayal kırıklığı.

Önce şu gerçekle yüzleşelim: Oğlunuz evlendiğinde artık hayatındaki “birinci kadın” siz değilsiniz. Bu bir başarısızlık değil, biyolojik ve duygusal olarak sağlıklı bir sonuçtur. Ama kabul edelim, kolay değil.

Çoğu oğlan annesi şunu söylüyor: “Ben kaybetmedim, gelin aldı.” Oysa gerçek genelde şu: Oğlan ilk kez kendi hayatının merkezine birini koydu.

Bu noktada işler kontrolden çıkarsa, gelin “tehlike”, oğlan “manipüle edilmiş”, aşk ise “büyü” ilan edilir. Çünkü başka türlü acıya katlanmak zor.

Oğlanlar aşkı bulunca aileyi unutuyor mu? Hayır. Ama öncelik sırası değişiyor. Ve bazı aileler bu değişimi kişisel algılıyor.

Bakın, bu sadece Beckham meselesi değil. Adam Peaty Gordon Ramsay’in kızıyla evlenince Ramsay soyadını da aldı. Tıpkı Brooklyn’in Peltz soyadını alması gibi. Yani mesele ne gelin, ne soyadı; mesele erkeklerin de artık “ait olmayı” yeniden tanımlaması. Eskiden oğlan evlenirdi, gelin aileye katılırdı. Şimdi çift evleniyor, yeni bir alan kuruyor. Ve bu alanın sınırlarını oğlanın ailesi belirleyemeyince tansiyon yükseliyor. Hele de gelin tarafının ailesi ekonomik, sosyal ya da sembolik olarak güçlü olduğunda.

Gelinde “Beni kim koruyacak?” kaygısı azsa , arkasında duran bir aile varsa oğlan tarafı ilk kez denk bir güçle karşılaşıyor. Alışılmış düzende oğlan ailesi baskın, gelin uyumlu iken güç dengesi eşitlenince sistem alarm veriyor. Ne de olsa sessiz gelin drama yaratmıyor; güçlü gelin yaratıyor.

Gelin ailesi kuvvetliyse, oğlanın davranışı değiştiğinde kızın etkisi altına girdiği söyleniyor. Oysa psikolojik gerçek çoğu zaman farklı. Oğlan ilk kez arkasında güçlü bir “biz” hissi buluyor.

Brooklyn Beckham – Nicola Peltz örneğinde, Peltz ailesinin maddi ve sosyal gücü, Beckham ailesinin alışık olduğu “biz yönlendiririz” pozisyonunu zayıflatıyor. Sonuç olarak gelin şeytanlaştırılıyor, oğlan rehin ilan ediliyor. Bu anlatı, anne egosunu koruyan bir savunma mekanizması.

Gelin ailesi güçlüyse oğlan daha cesur sınır çiziyor, daha net taraf oluyor, idare etmek yerine kesin çıkışlar yapıyor. Çünkü düşerse tek başına olmadığının farkında. Bu yüzden “avukatlarla konuşun” gibi cümleler genelde bu bağlamda çıkıyor.

Bu bir aşk sarhoşluğu değil; desteklenmiş bireyselleşme. Kayınvalide otorite kaybı ile devre dışı kaldığını hissediyor. Pasif agresif tepkiler verebiliyor. Eminim Victoria içten içe oğlu neden onu değil gelini seçti diye düşünüyor. Cevap acı ama net: Çünkü gelin artık seçilmeyecek kadar güçsüz değil.

Kabul edelim, gelinin ailesi güçlü olmasaydı çoğu çatışma daha sessiz olurdu, daha uzun zamana yayılırdı, gelin daha çok “idare ederdi”. Ama bedeli de bastırılmış öfke, içe atılmış yalnızlık, evlilik içinde çatlaklar olurdu. Gelin ailesi güçlüyse çatışma daha erken, daha yüksek sesle ve çoğu zaman daha net yaşanır.

Bu kötü mü? Kısa vadede evet. Uzun vadede? Sağlıklı sınırlar kurulursa çok daha dürüst.

Keşke Victoria 10Haber okusa . Ona küçük bir not yollamak isterdim. Gelini rakip görme. Oğlunun mutluluğunu kontrol etmeye çalışma. Çünkü oğlun seni seviyor olabilir ama artık sana ait değil. Ve bu, onu kötü bir evlat değil; yetişkin bir erkek yapar.

Özetle gelinler bazen zor, oğlanlar bazen kör, kayınvalideler çoğu zaman kırgın. Ama en büyük hata, sevgiyi düşmanlıkla terbiye etmeye çalışmak.

Ve evet… Valentino gelinlik giyilmesi, bir aileyi yıkmamalıydı. Ama bazı aileler için moda değil, kontrol meselesi bu.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.