20-02-2026
İsmet Berkan

Eileen Gu’nun muhteşem kahkahası

Eileen Gu’nun muhteşem kahkahası

İtalyan Alplerindeki şirin Cortina’da Kış Olimpiyatları devam ediyor.

Türkiye’de kış oyunları çok fazla ilgi görmüyor. Ben de gece gündüz oturmuş Kış Olimpiyatlarını takip diyor değilim ama yine de bazı yarışmaları izlemeye çalışıyorum.

4 milyon nüfuslu Norveç’in bütün madalyaları silip süpürdüğü Kış Olimpiyatlarında en heyecanla takip ettiğim yarışmalar arasında serbest stil kayak yok açıkçası.

Ama dün sosyal medya algoritmasının anlaşılmaz öncelikleri içinde olan bir kısa video önüme düşünce çok merak ettim ve geri dönüp yarışları da seyrettim.

Burada videoyu veriyorum ama anlatmam da lazım.

Eileen Gu, Amerikalı bir babayla Çinli bir annenin kızı olarak 2003 yılı Eylül ayında San Francisco’da dünyaya gelmiş. O küçükken annesi ve babası boşanmış, annesi tarafından büyütülmüş.

3 yaşından beri kayak kayıyor ve olimpiyat tarihinin daha şimdiden en fazla madalya alan sporcularından biri. Bu onun ikinci olimpiyatı.

Gu sadece bir kayakçı değil. Bir yandan fotomodellik yapıyor, bir yandan da daha liseden mezun olmasına iki yıl varken üstün başarıyla kabul edildiği Stanford Üniversitesinde eğitimine devam ediyor.

Eileen Gu, Amerika’nın “üniversiteye giriş sınavı” olarak kabul edebileceğimiz meşhur SAT sınavında 1600 tam not üzerinden 1580 almış. Bu oldukça yüksek bir skor.

Zaten annesi Çin’de Pekin Üniversitesinden yüksek kimya mühendisi olarak mezun olmuş, sonra da Stanford’da MBA yapmış. Şimdi o da annesinin izinden gidiyor.

Sadece akademik başarı da değil. Eileen Gu’nun bir de modellik kariyeri var. Amerika’nın ünlü Sports Illustratred dergisinin her yıl yayınladığı kolleksiyon sayısı olan mayo sayısında model olarak yer alarak başladığı bu kariyerinde pek çok markanın yüzü oldu, Victoria’s Secret defilesinde podyuma da çıktı.

Henüz 23 yaşında olan bu kadarcık hayatına inanılmaz başarıları sığdıran Eileen Gu, Cortina’da iki gümüş madalya kazandı. Bu cumartesi bir yarışı daha var.

Önüme düşen videoda bir muhabir Eileen Gu’ya, “İki gümüş madalya aldınız, bunu ‘iki altın madalyayı kaçırdım’ diye mi görüyorsunuz” diye sorunca genç kadın kulaklarımda çınlayan kahkahasını bastı.

Kahkahası o kadar içten, o kadar sahici ve sonrasında verdiği cevap o kadar özgüven doluydu ki, ben de “Acaba bu kuşak başka türlü mü” diye düşünmeye başladım.

Sebebini söyleyeyim: Hakkında onlarca kitap yazılmış bir olgu bu, Amerika’da özellikle Çinli ve Koreli annelere “Tiger Mum” (Kaplan Anne) deniyor.

Sebebi şu: Bu anneler, çocuklarının hayatta başarılı olmasına öyle odaklı, bu konuda öyle adanmış insanlar ki, onları daha üç beş yaşındalarken aynı anda piyona dersine, bir spora ve elbette matematiğe yönlendirmeye başlıyorlar.

Eileen Gu’nun annesi Yan Gu da adeta bu kitaplardan çıkmış bir kadın. Kendi başına zaten akademik olarak çok başarılı. Üstüne bir çocuğu babası ortada yokken tek başına büyütmüş.

Kendisi Çin’de zaten buz pateni sporcusuymuş, Eileen daha küçükken kendine ek gelir elde etmek için California’daki ünlü kayak merkezi Tahoe Gölü’nde kayak hocası olarak çalışıyormuş ve kızına da kayak öğretmiş, o henüz 3 yaşındayken.

Eileen Gu çok iyi ilkokul ve ortaokulda okumuş, ardından da San Francisco Üniversitesi’ne bağlı olan ünlü dahiler lisesine gitmiş. Her yıl Çin’de matematik yarışmalarına katılmış.

Hakkında bilgi bulamadım ama eminim bir müzik enstrümanını da başarıyla çalıyor Eileen Gu ve daha şimdiden yılda 20 milyon dolar kazandığı müthiş bir kariyeri var.

Ama işte eğer videoyu izlediyseniz gördünüz, bu denli başarı odaklı yetiştirilmiş olmasına rağmen altın madalyaları neden alamadığı sorulduğunda kahkahayı basıyor, sonra da kendine büyük bir güvenle, “Ben zaten tarihteki en çok madalya almış kayakçılardan biriyim” diyor.

Amerikalı komedyen Jerry Seinfeld’in çok güldüğüm bir esprisi var. Atletizmde alınan gümüş madalyalarla dalga geçiyor, “Nedir gümüş madalya” diye soruyor, sonra cevabı da kendisi veriyor: “Kaybedenlerin birincisi.”

İşte bu esprideki kültür o muhabire o soruyu sorduruyor: “Gümüş aldın yani altınları elinden mi kaçırdın…”

Eileen Gu’nun içten kahkahası, belki de bu kültürün artık aşıldığını gösteriyor diye ümitlenmedim desem yalan olur.

Britanya monarşisinin son günleri mi?

Britanya monarşisinin son günleri mi?

Gözden düşmüş eski Prens Andrew dün polis tarafından tutuklandı, 12 saat boyunca sorgulandı, sonra da serbest bırakıldı.

İngiltere’de suç soruşturmaları polis tarafından yapılıyor, polis soruşturduğu kişiye suçlama yöneltmeye karar verirse de savcılar o zaman devreye giriyor. Polisin ne karar vereceğini bilmiyoruz, Andrew yargı karşısına çıkabilir.

Bu olay doğal olarak hala varlığı sürdüren en eski monarşilerden biri olan Büyük Britanya kraliyet ailesinin durumunu tartışma konusu yaptı ve pek çok yorumda monarşinin tarihinde yaşadığı en ağır krize girdiğinden, bu olayın monarşinin sonunu bile getirebileceğinden söz ediliyor.

Monarşinin sonu gelir mi bilmiyorum ama en azından Britanya’da monarşi ile parlamento dengesi yeniden kurulacak, hatta monarşi bir kısım ayrıcalıklarından arındırılacak gibi duruyor.

Zaten bu devirde, İngiltere gibi dünyaya parlamentoyu, hukukun üstünlüğünü, kralın yetkilerinin sınırsız olmadığını öğreten bir ülkede hala monarşinin bulunması komik bir şey.

Tuhaf bir durum Britanya Monarşisinin durumu biraz İspanya’ya benziyor. Veya bu çağda monarşilerin rolü ister istemez birbirine benzemiş durumda.

Britanya’da monarşi gücünü ve varlığını halkın sevgisine ve saygısına dayandırıyor. Dolayısıyla bu sevgi ve saygı devam ettiği müddetçe ancak monarşi de bir süs ve sembol olarak var olabilir.

İşte Prens Andrew’un yaşadığı ve yaşattığı skandal o sevgi ve saygıyı törpülediği için önemli.

İspanya’da monarşi ulusal birliği temsil ediyor. Aynı şey İngiltere için de geçerli. Çok etnili bir toplum Britanya ve kral bayrakta da yer alan ifadesiyle “birlik”in temsilcisi.

Ama bu temsil hali onları hesap vermez, kendilerini ülkenin sahibi gören şımarıklar olarak görmeleri için değil.

Monarşi bir işe yarıyorsa varlığını sürdürebilir. Önümüzdeki dönemde kraliyet ailesinin ne işe yaradığı çok konuşulacak bana soracak olursanız.