
Çok kıskandım: Bir millet bir değerine nasıl sahip çıkıyor?
Cuma günü, Sir David Attenborough’nun 100. doğum günüydü.
Bu isim ilk anda size bir şey ifade etmemiş olabilir. David Attenborough, herhalde halen hayatta olan en önemli doğa belgeselcilerinden biri.
Hepimiz onun doğa belgesellerini şu veya bu kadar seyrettik. Afrika’dan Antarktika’ya, Amazonlar’dan Güney Doğu Asya’ya onun adım atmadığı yer ve oradan bize anlatmadığı doğa hikayesi kalmadı.
Esasında o bir belgeselciden çok hikaye anlatıcısı olduğu ve hikayelerinin konusu da doğa ve canlılar olduğu için malzemesi neredeyse sonsuz. Amazonlardaki kuşların neden çok parlak renkli tüyleri olduğunu ondan yarı erotik bir hikaye olarak dinleyip öğrendik. Gorillerin toplumsal düzenini siyasi entrikalarla anlattı bize. Böyle sayısız öyküsü var Sir David’in.
Ömrünü adadığı kurumu BBC ve ülkesi İngiltere, David Attenborough’nun doğum gününü öyle bir kutladı ki, kıskanmadım desem yalan olur.
Şu videoyu izleyin mesela… Kral Charles bakın Sir David’in doğum gününü nasıl kutluyor?
100 yaşına gelen bu anıtsal televizyoncu, çok açık ki İngiltere’nin bir ulusal değeri. Ve bu değerin kıymetinin nasıl bilindiğini insan görünce, sahiden çarpılıyor.
Cuma gecesi, Sir David için Londra’da Royal Albert Hall’da bir doğum günü partisi düzenlendi. Bütün salon hep bir ağızdan ona “İyi ki doğdun” diye şarlı söyledi.
Prens William, inanılmaz duygu dolu çok güzel bir konuşma yaptı.
Salonda İngiltere’yi önemli bir ülke yapan, bu ülkeye “yumuşak güç”ünü sağlayan onlarca ünlü ve önemli insan David Attenborough’yu ayakta alkışladı, ona olan saygısını gösterdi.
BBC o gece yapılan konseri ve töreni canlı yayınladı. Yayın, ciddi reyting aldı, milyonlarca evde seyredildi.
Sosyal medyada ünlüsü ünsüzü milyonlarca kişi David Attenborough’nun doğum gününü kutladı. Günlerdir Instagram Sir David paylaşımlarıyla dolup taşıyor.
1926 yılında doğmuş, 1950 yılında BBC’de çalışmaya başlamış, burada çeşitli pozisyonlardan sonra ünlü BBC2 kanalını neredeyse sıfırdan kurmuş, yaşı yetenlerin aklında büyük yer eden ünlü Civilizations (Medeniyetler) belgeselinin yapılmasını sağlamış, sonra yöneticiliği bırakıp 1979’da belgeselciliğe başlamış bir isim David Attenborough.
Yetenekli bir aile. Ağabeyi Richard Attenborough çok önemli bir film yönetmeniydi. Gandi filmiyle iki Oscar aldı, defalarca Oscar’a aday oldu, defalarca İngiltere’nin Oscar’ı BAFTA’da ödül kazandı. Ağabeyi 2014 yılında 91 yaşında hayata veda etti, Sir David ne mutlu ki hala aramızda.
Üstelik hiç 100 yaşında gibi değil. Oldukça çevik, ne fiziken ne de aklen 100 yaşında gibi duruyor.
Tabii benim David Attenborough’nun ne önemli insan olduğunu anlatmam yersiz; neredeyse bütün dünya onun öneminin, hele iklim krizinin göbeğinde yaşarken bize onun anlattığı doğanın öneminin farkında.
Biz gündelik hayatın basit konuları hakkında bile dibine kadar kutuplaşmayı tercih eden, her konuda kavga eden, hep yüzü geçmişe dönük yaşayan bir ülkedeyiz.
Bir başka ülkenin 100 yaşına gelmiş bir değerini böyle alıp yüceltmesini, bunu da geleceğe doğru bakarak yapmasını seyretmek insanı başka bir dünyanın, başka türlü bir uygarlığın var olduğunu düşünmeye itiyor.
Ve ne yalan söyleyeyim, o medeniyeti kıskandırıyor.

