
Batı tıbbının yeni keşfettiği dolaşım sistemi Çin tıbbının 4 bin yıldır bildiği şey mi?
Bundan 100 yıldan fazla zaman önce Amerikalı anatomist ve patolog Franklin Mall, vücudumuzda bütün organlarımızı ve kaslarımızı saran ama birbirine bağlı değil gibi gözüken bir doku keşfetmişti: Bu dokuya “fasya” adı veriliyor.
Daha düne kadar “fasya”nın varlık sebebinin kasları ve organları korumak olduğu düşünülüyordu, bu esnek doku organlarımızın ve kaslarımızın etrafını sarıyor, onlarla birlikte genişliyor ve daralıyordu.
Zamanla bu fasya dokusunun temelde bir protein ağı ve o ağın içindeki boşlukları dolduran jelimsi bir sıvıdan oluştuğu anlaşıldı.
Şimdi, yeni keşfedilen ve adına da “Interstium” adı verilen doku, aslında cildimizin hemen altında yer alıyor ve dün yazmaya çalıştım, 2021’de yapılan bir araştırma bu dokunun vücudun tamamına yayıldığını ve hepsinin birbirine bağlı bir dolaşım sistemi olduğunu ortaya koydu.
Hiç kuşkusuz yeni araştırmalarla bu dokunun daha fazla keşfedilmesi gerek ama şunu gördük: Bu doku, aynen kan dolaşımı sistemi veya lenfatik sistem gibi sıvıları vücudun dört bir yanına taşıyor. Fasya dokusuna sıvıyı taşıyan mekanizmanın da bu olduğuna inanılıyor. Yani bir olasılıkla fasya ile Interstium aslında aynı şeyler.

Doku, illa benzetmek gerekirse, tavuk kafeslerinde kullandığımız minik düzensiz dörtgenlerden oluşan tellere benziyor. Bu dörtgenleri kollajenler kuruyor. Onların arasındaki boşluklar ise süngerimsi bir jelle dolu. O jel de hyaluronic asitten oluşuyor.
Hem ‘Kollajen’ hem de ‘Hyaluronic asit’ kozmetik endüstrisini yakından takip edenlerin hemen tanıyacağı kelimeler. Çünkü bu endüstri son yıllarda bu iki maddeyi içerdiğini ve cilt sağlığına iyi geldiğini öne sürdüğü bir sürü yeni ürünü pazarlıyor.
Bu iki maddeyi krem olarak veya bir çeşit serum olarak cilt dışından kullanmak cilde iyi geliyor mu gelmiyor mu bilmiyorum ama bu maddelerin genel olarak sağlığımızla yakından ilgili olduğu konusunda kimse kuşku duymuyor.
Kendi özel durumumdan biliyorum, fasya dokusu ve ona bağlı olduğu artık bilinen yeni keşfedilen dolaşım sistemi Interstium’un işleyişi insan sağlığı, insanın hayat kalitesi bakımından son derece önemli.
Şimdi size bir başka önemli doktoru tanıtmak istiyorum. Adı Helen Langevin.
Langevin, uzun yıllar Brigham and Women’s Hastanesi ve Harvard Tıp Fakültesi’nin ortaklaşa sahip olduğu Osher Bütünleyici Tıp Merkezinin direktörüydü. 2025’te buradan emekli oldu ve şimdi çalışmalarını Vermont Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Amerika’nın önemli sağlık kurumu NIH’te sürdürüyor.

Langevin’in önemi, Batı tıp bilimsel disipliniyle Çin tıbbının önemli bir unsuru olan akupunkturu Batıda en kapsamlı biçimde araştıran insan olmasından geliyor.
Langevin bu noktaya, bel ağrılarında fasya dokusunun önemini ve “manuel terapi” denen bir çeşit masajın bu ağrıları gidermedeki rolünü çalışırken geldi.
Acaba Çin’in 4 bin yıllık akupunktur uygulaması, Batı tıbbının yeni yeni önemini ve rolünü fark ettiği “manuel terapi”nin bir çeşidi olabilir miydi?
Sadece Çin’de değil artık dünyanın pek çok yerinde akupunktur kronik ağrılardan migrene, mevsimsel allerjilerden kemoterapi hastalarının kusmasına kadar pek çok şeyin tedavisinde kullanılıyor.
Ama modern Batı tıbbı çoğu zaman akapunkturun nasıl olup da etkili sonuçlar verdiğini izah edemiyor.
Akupunktur, Çin tıbbında evrendeki her şeyin içinde var olduğuna inanılan temel ‘yaşam enerjisi’ veya ‘yaşam gücü’ anlamına gelen‘chi’ (veya Qi) akımına odaklanıyor. Bunun için vücutta 12 ‘meridyen’ olduğuna inanılıyor. Akupunkturcu, vücutta spesifik yerlere çok ince iğneler batırıyor ve bu iğneleri kendi eksenleri etrafında döndürerek vücuttaki ‘chi’ akışını düzenlemeye çalışıyor.
İşte Helen Langevin, akupunkturla ilgili çalışmalarında akupunkturcunun vücuda iğne batırdığı yerleri saptadığında, bu yerlerin sadece fasya ile değil Imnterstitium’un sıvıları taşıdığı yerlerle aynı olduğunu saptadı.
2021’de Çin’de yapılan bir araştırmada bazı gönüllülere akupunktur iğnesiyle birlikte tıbbi teşhis cihazlarıyla izlenebilir renkli bir sıvı verildi. Bu sıvının vücut boyunca dolaştığı kanıtlandı.
Helen Langevin, Interstitium ile fasyanın ve bunları manipüle eden akupunkturun önemini yıllardır anlatıyor. Bu sunumlarından birinin videosunu koyuyorum.
Ona göre akupunkturcunun iğneyi batırdığı yer ve sonra bu iğneyi kendi ekseni etrafında döndürmesi, alttaki Interstitium ve fasyayı harekete geçiriyor, iyileşmeyi hızlandırıyor.
***
Ben burada bilimden ayrılmamaya gayret ediyorum ama insan sağlığıyla ilgili, hele hele doktorların ve hastanelerin pek az ilgilendiği hayatımızın kalitesini yakından ilgilendiren bu “mikro” sorunlarla ilgili bir yandan bizi korkutmaya, bir yandan da bizi kurtarmaya yönelten ciddi bir endüstri de var. Onların ne kadar bilimsel ve güvenilir oldukları ise çok şüpheli.
Epeydir örneğin dünya çapında bir “Tai Chi” modası var. Bu eski Çin beden disiplini, bugünlerde spor salonuna gitmeyen, evde kendi kendine spor da yapmayan tembeller için zayıflamanın, kaslı bir bedene sahip olmanın, göbekten kurtulmanın etkili bir yolu gibi pazarlanıyor örneğin. Ama videolarda gösterilenlerin gerçek Tai Chi ile bağını anlamak zor.
Şimdilerde bir de “lenfatik drenaj” modası ve pazarlaması var.
Gelin bir de bunları konuşalım.

