
Döndüm dolaştım, derdime yine de bir çare bulamadım
Günlerdir burada kişisel bir sağlık sorunumu ve o sorun karşısındaki çaresizliğimi anlatıyorum.
Hayır, ölümcül derecede vahim bir sorun değil bu. İnsanların ne sağlık sorunları var, benimki de laf mı.
Ama öte yandan benim hayat kalitemi fazlasıyla düşüren, hatta giderek kişiliğimi değiştiren bir sorun bu.
Derdimden kurtulmak için gittiğim doktorların derdimi küçümsediğini düşündüğüm de oldu. Evet, benim sorunum başka büyük dertlerim yanında fantezi gibi. Ama diyorum ya beni hareketsizliğe mahkum eden, daha doğrusu yürümekten korkar hale getiren bir dert bu ve kurtulmak istiyorum.
Derdimin nedeni konusunda tamamen ikna olmuş durumdayım: Fasya dokumda bir sertleşme var, bu sertleşme kaslarımın çalışma anında genişlemesini engelliyor, o engel yüzünden de dayanılmaz ağrılar çekiyorum.
Bana bu teşhisi koyan doktorum derdimin bir çözümü olmadığını, en azından çözümü kendisinin bilmediğini ama kimi bana benzer hastalara (ki içlerinden biri Galatasaray takımında da forma giymiş bir yabancı elit sporcuydu) basınçlı çorap giymek, fizik tedavi gibi şeylerin yardımcı olduğunu, tamamen iyileşmeseler bile hayatlarına devam edebilmelerini sağladığını söyledi (O futbolcu uzun zamandır Galatasaray’da değil ama kronik kapsül sendromu teşhisi konduktan sonra 8 yıl daha profesyonel futbol oynadı, bugün de ülkesinde bir kulüpte yardımcı antrenör olarak çalışıyor).
Ama bunlar ender örnekler. İnternette aradığımda, örneğin Reddit’te bu sakatlık veya hastalıkla ilgili geniş bir tartışma odası olduğunu gördüm. Gündelik koşularını artık yapamaz hale gelenler, çorap veya başka tedavilerle kısmen koşabilir olanlar ve bir de çok daha kalabalık, derdi benim gibi hiç sona ermeyenler…
Doktorlar, hayatı tehdit etmediği ve ağrılar da neredeyse hareket etmeyi bırakır bırakmaz sona erdiği için bu sakatlığı herhalde pek fazla ciddiye almıyor. Oysa, benim için durum çok ciddi.
İşin kötü şu: Evet, yürürken giren ağrı, eğer bir dakika ara verirsem hemen geçiyor ama yeniden yürüdüğümde yeniden başlıyor. Bu beni yürümekten korkar hale getirdi. Ben yürümedikçe ağrının yürüyüşe başladıktan sonra girme süresi de kısalmaya başladı.
Muazzam miktarda kas kaybettim, çünkü uzun süre gün boyu oturdum, zamanım olduğu halde yürüyüşe çıkmadım, çünkü korktum. Bugün de korkmaya, evden aşağı inip bakkala gidip gelmeye çekiniyorum, çünkü yokuş çıkmak daha hızlı acı girmesine neden oluyor.
Denize düşen yılana sarılır misali internette arama yaptıkça, benim arama verilerimi satın alan Instagram da, zaten o verilerin sahibi olan Google da bana bu derdimle ilgili reklam içerikleri yağdırıyor. Ki bunların önemli bölümü reklam kılığında değil sanki organik içeriklermiş gibi önüme düşüyor.
Öyle olunca da insan hayat ve dünya bundan ibaretmiş izlenimine kapılıyor. Sanki herkesin derdi bacak kas ağrıları ve bütün dünya da bir olmuş o kas ağrılarını gidermenin yollarını öneriyor.
En çok önüme çıkan iki örnekten biri “Facia release” başlığını taşıyor. Çeşitli spor aktiviteleri öneren, 28 günlük meydan okumalar için parayla satılan reçeteler (antrenman programları) öneren reklamlar bunlar.
Bazıları doğrudan duruş bozukluklarınızdan söz ediyor, bunlar için antrenmanlar öneriyor, bazıları ise ayak tabanındaki fasya sertleşmesine karşı bir çeşit bilek ve taban koruyucu bantlar ile alet edevat satmaya çalışıyor.
Bence tabii fasya sertleşmesine karşı esneme-gerilme başta bazı spor hareketlerine ihtiyaç kesinlikle var. Ama tek çözüm bu olamaz.
Benzer şekilde “fasya rahatlatma masajı” önerenler de var. Bunun da faydalı olacağına kuşku yok. Ama yine, yegane çözüm bu olamaz. Semptomun neden ortaya çıktığını bilmeden, onu gidermeden uygulanacak her tedavi benim gözümde yetersiz.
İkinci kategori “lenfatik drenaj” kategorisi.
Bu yeni modamız. Gerçi “eski” olan moda detox sona ermiş değil ama şimdi mucize çözüm olarak “lenfatik drenaj” öneriliyor. Hem de herkese.
Esasen lenfatik drenaj elbette önemli ve ihtiyacı olanlar için sahiden gerekli bir tedavi yöntemi. Ama sosyal medyada öyle anlatılıyor ki, sadece lenfatik drenaj sayesinde onlarca kilo zayıflayabileceğimizi söyleyenler bile var.
Sözde lenflerimiz tıkanmış durumda, içleri de zehir dolu. Bu önerilen yöntemleri uygularsak o zehirleri dışarı atacağız.
Dediğim gibi insan vücudunun gözardı edilmiş diğer dolaşım sistemi olan lenf sisteminin iyi çalışması ve vücuttaki kirli sıvıların bu yolla tahliye edilmesi çok önemli; ama bunun yegane çözüm gibi sunulması, çocuk kandırır gibi yapay zekayla üretilmiş animasyonlarla korkutulmaya çalışılmak vs bende tam tersi etki yaratıyor.
Şunu unutmayın, sadece hareketli bir hayat tarzına sahip olmak bile lenflerinizin sağlıklı çalışması ve vücudunuzda “ödem” oluşmasını engellemek için yeterli aslında. Hiç öyle ekstra dışarıdan yardıma ihtiyacınız yok.
Lenfatik drenaj, önemli ve iyi bir yöntem ama buna gerçekten ihtiyacı olanlara. Etkili yöntemi de zaten 40-45 dakika süren manuel terapi, yani özel bir masaj. Ama son yıllarda çıkan bazı evde de kullanılabilir aletler var, işte bütün çaba o aletleri pazarlamak için.
Evet, çok sayıda profesyonel sporcu bu aletleri antrenman sonrası hızlı iyileşme için kullanıyor ama bizim gibi o seviyede spor yapmayan insanlar için o aletler ne kadar gerekli acaba?
Gelin yarın bu uzayan sağlık dizisini bitirelim.

