
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın
İtiraf edeyim, eskiden Yusuf Tekin’i ciddiye alırdım, uzunca bir süreden beri almıyorum.
Bir akademisyenin, bir teknokratın en fecisinden bir siyasetçiye dönüşümüne onlarca, belki yüzlerce örnekten biri Yusuf Tekin.
O yüzden “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” sözleri hakkında da yazmayı düşünmüyordum. Yazmanın Yusuf Tekin’in aklınca hepimize kurduğu trol tuzağına düşmek anlamına geleceğini düşünüyordum.
Ama sonra fark ettim, müfredattan “Kurtuluş Savaşı” kavramını çıkarıp yerine sadece ve sadece “MillîMücadele” diyeceksek, bu yazının başlığına bir dizesini aldığım İstiklal Marşı’nı ne yapacaktık?
“Neyden istiklalini kazanıyorsun, ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” denemez mi?
19 Mayıs 1919’da fiilî olarak başlayıp 9 Eylül 1922’de sona eren Kurtuluş Savaşı’na aynı anda çok sayıda isim veriyoruz:
-
Kurtuluş Savaşı
-
Millî Kurtuluş Savaşı
-
İstiklal Harbi
-
Millî Mücadele
Bunların hepsi aynı olayı, aynı büyük mücadeleyi anlatmak için kullandığımız kavramlar ve hepsi de aynı anlama geliyor. Savaşa neden ‘kurtuluş’ veya ‘bağımsızlık’ (istiklal) adını verdiğimiz de her türlü izahtan vareste bir şey: Anadolu işgal altındaydı.
Sadece Batı’da Yunan işgali yoktu; Urfa, Gaziantep, Maraş, Adana gibi şehirlerde Fransız askerleri vardı. Doğu Anadolu Ermenistan işgali altındaydı. Antalya’da İtalyan askerleri vardı. Trabzon, Giresun gibi şehirlere İngiliz birlikleri yerleşmişti. En önemlisi İstanbul işgal altındaydı, İngiliz, Fransız ve İtalyan komutanlar şehri üçe bölmüş, sokaklarında devriye gezen askerleriyle ülkeyi yönetiyorlardı.
Neden kurtulduk sorusunun cevabı çok basit aslında. İşgalden kurtulduk ve bağımsızlığımızı kazandık.
Çocuklarımız okullarda artık Kurtuluş Savaşı’na ‘Kurtuluş Savaşı’ demek yerine ‘Millî Mücadele’ diyecekse, her hafta yapılan bayrak törenlerinde nefeslerinin yettiği kadar yüksek sesle okudukları İstiklal Marşı’na ne diyecek?
Bildiğim kadarıyla bütün okulların bütün sınıflarında İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını birden gösteren posterler asılıdır. Çocukların aklına “Neyin istiklali, koca Osmanlı İmparatorluğu vardı ve zaten bağımsızdık” sorusu düşmeyecek mi?
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!
Millî Eğitim Bakanı’nın saçmalamalarıyla kaybedecek vaktimizin olmaması lazım.
DÜNYA KUPASI 2026


