
Bu kadar para ağaçtan mı toplanıyor, bu kadar mı kolay kazanılıyor?
Haluk Levent’le ilgili soruşturmada bence haksız yere tutuklanan avukat Ece Güner’i babası Engin Güner’den ötürü bilirim. Engin Bey, Turgut Özal’ın en yakınındaki isimlerden biriydi. Her zaman saygın ve düzgün bir insandı. Ece Güner de böyle iyi aile terbiyesi almış, çok iyi bir eğitimin sonunda avukat olmuş saygın bir isim.
Ama o Ece Güner, Haluk Levent’e defalarca kişisel borç vermiş. Bu paraları elden teslim etmemiş, banka hesaplarından göndermiş. Gönderdiği hiçbir banka hesabı Haluk Levent’e ait değil. Ve bu durumdan şüphelenmemiş. Toplamda verdiği para, ifadesine göre 1 milyon 570 bin ABD doları karşılığı.
Sonra parasını alabilmek için bir yıl uğraşmış, nihayet almış ama dolar bazında zarara uğradığını polise söylemiş.
1 milyon 570 bin dolar büyük para. Sadece benim için değil, eminim defalarca en çok vergi veren avukatlar listesinde üst sıralarda yer almasına rağmen Ece Güner için de büyük para.
Ama daha büyüğü de var.
Ankaralı bir iş insanı olan Esin Önder Çağlayan, yıllar içinde toplamda 70 milyon dolar borç vermiş Haluk Levent’e. Bu borçları da hep başkalarına ait banka hesaplarına yollamış. Bazen para geri aldığı olmuş, onda da başkalarından gelmiş paralar.
Sonra Haluk Levent ona borçlarına karşılık gayrimenkuller devretmeye başlamış. Ama aldığı gayrimenkullerin hiçbiri Haluk Levent’e ait değilmiş, hep başkalarından devralmış. Toplamda 68 gayrimenkulü olmuş bu iş insanının alacaklarına karşılık edindiği.
Yanlış okumadınız, 68 gayrimenkul.
Bir başka isim Sevda Kurt. Uzun yıllar Amerika’da çalışmış, kazanmış. Sonra kazandıklarından 90 milyon TL’yi, yani bugünkü kurla neredeyse 2 milyon doları Haluk Levent’e borç vermiş.
Bu paralar da yine Haluk Levent’e değil, başkalarına ait banka hesaplarına gitmiş.
Polise verilen ifadelerde bunları okuyunca dehşete kapıldım.
Bunca para verilirken kimsenin aklına Haluk Levent’in bir dolandırıcı olabileceği gelmemiş herhalde. Başkalarına, hayatta ismini belki ilk kez duydukları kişilerin banka hesaplarına para yollamışlar. Yolladıkları paraları geri alamadıkları halde yeniden yollamışlar.
Daha bitmedi… Biricik kızını bir uçak kazasında kaybeden bir iş insanı, Hüseyin Başaran, kimsesiz kız çocuklarına yurt yaptırmak istemiş, bunu da Haluk Levent’in Ahbap Derneği aracılığıyla yapmaya karar vermiş ve derneğe toplam değerinin 60 milyon dolar olduğunu söylediği bazı gayrimenkuller bağışlamış.
Ama ne bağış yaparken ne de tapu devirleri sırasında koca holding sahibi bu iş insanının aklına bir sözleşme yapmak, bağışları şartlı yapmak ve bu şartı tapuya işletmek vb. gelmemiş.
Şimdi anlaşılıyor ki Haluk Levent’in Esin Önder Çağlayan’a devrettiği 68 parça gayrimenkulün bazıları Hüseyin Başaran tarafından Ahbap’a bağışlanan gayrimenkuller. Demek Esin Önder Çağlayan bu tapuları üstüne alırken “Sen bunları nasıl edindin” diye sormamış bile.
Para trafiğinin de, tapu devirlerinin de ortasında genç bir kadın var, zaten başka bir dosyadan ötürü tutuklu olan Yeliz Kaya. Koca iş insanlarının, tecrübeli avukatların aklına bile gelmemiş “Kim bu Yeliz Kaya, yetkisi ne” diye sormak.
Haluk Levent’in devrettiği tapular sadece Hüseyin Başaran’ın bağışladıkları değil. Bazı müteahhitler de, bilinmeyen sebeplerle Haluk Levent’e şahsen veya Ahbap Derneğine bazı tapular devretmiş.
“Haluk Levent’e devretmiş” diyorum ama o lafın gelişi, yoksa Levent savcılıkta ve kendisini tutuklayan mahkemede de söylemiş: “Üzerime kayıtlı bir mal varlığı ve banka hesabım yoktur” demiş.
Peki ama koca Haluk Levent’in neden banka hesabı, kredi kartı, otomobili, evi yok?
Yok, çünkü olsa derhal haciz gelecek.
Ve üstelik ona borç verenlerin, gayrimenkul bağışlayanların hepsinin bu durumu bildiği, hatta kabullenip normal karşıladığı anlaşılıyor.
O yüzden Haluk Levent’e diye adını bile bilmedikleri insanlara para gönderiyor, sonra o insanlardan para alıyorlar.
DÜNYA KUPASI 2026

