
Siyasette son komplo teorisi: Yüzde 50+1 şartı kalkacak, Erdoğan öyle seçilecek!
Herkes kâhin olmak, geleceği görmek istiyor.
Bunun için de bugüne bakıp çeşitli belirtiler arıyor, sonra geleceğe ilişkin öngörüsünü şekillendiriyor.
Malum, Meclis adına “Çerçeve Yasa” denen yasayı 467 oyla birden kabul edince birden ortaya yeni bir komplo teorisi veya gelecek öngörüsü çıktı.
Tayyip Erdoğan yeniden seçilmek istiyordu ama bunu Anayasa’da yazılı yüzde 50+1 oy şartından kurtularak yapmak istiyordu.
Peki, Anayasa’da yazılı bir şartı değiştirmenin yolu ne?
Hiç kuşkusuz Anayasa değişikliği.
Nasıl yapılacak Anayasa değişikliği?
İşte Meclis’te çıkan 467 evet oyuna bakanlar, benzeri bir uzlaşmanın Anayasa’yı da değiştireceğini söylüyor.
Doğrudur, Anayasa’yı Meclis’te, bir referanduma gitmeden değiştirmenin koşulu 400 oy bulmak.
Peki, bu oy bulunabilir mi?
Bazıları “Evet” diyor, “DEM Parti’nin Anayasa değişikliğine oy vermesi sağlanabilir.”
Hoş, DEM Parti’nin blok hâlinde Anayasa’ya evet oyu vermesi bile referandumsuz bir değişikliği mümkün kılmaya yetmiyor (oylar 380’de kalıyor) ama gelin bu akıl yürütmeye yakından bakalım.
DEM Parti, Anayasa’ya ne yazılırsa Tayyip Erdoğan’ın yüzde 50+1’den kurtulma isteğine yeşil ışık yakar?
Deniyor ki: “Eğer Anayasa’nın başına tam da Abdullah Öcalan’ın istediği gibi ‘Biz Türkler ve Kürtler Türkiye Cumhuriyeti’ni birlikte kurduk’ yazılırsa, Anayasa’nın vatandaşlığı belirleyen maddesi Kürtleri de kapsayacak şekilde değişirse, DEM Parti bu değişikliğe oy verir.”
Evet, elbette DEM Parti böyle bir değişikliğe oy verir ama acaba MHP verir mi, AK Parti verir mi?
Olması bana göre imkânsız ama hadi diyelim AK Parti-MHP-DEM Parti hiç firesiz böyle bir Anayasa değişikliğine evet oyunu verdiler. Dediğim gibi, yine de değişikliğin referandumsuz kabulü için gereken 400 oy bulunamıyor.
Oysa konusu ne olursa olsun herhangi bir referandum, Tayyip Erdoğan’ın seçim kadar çekindiği bir şey.
Çünkü konusu ne olursa olsun yapılacak bir referandum, Tayyip Erdoğan’a evet-hayır referandumuna dönüşür.
Hele o referandum, Anayasa’ya “Türkler ve Kürtler bu devleti birlikte kuran iki eşit kurucu halktır” diye yazılması konusunda olursa, buna büyük bir çoğunluğun hayır oyu vereceğine şimdiden kesin gözüyle bakabiliriz.
Dolayısıyla, Anayasa’dan Cumhurbaşkanı seçimi için yüzde 50+1 oy şartı getiren maddeyi kaldırmak veya değiştirmek öyle kolay bir şey değil.
Bugünkü kutuplaşma ortamında herhangi bir Anayasa değişikliği için uzlaşma ortamı bulmak; bırakın 400 oyu, 367 oy bulmak bile çok ama çok zor.
467 oyluk Çerçeve Yasa uzlaşmasını bile iktidarın sanki kendi başarısı olarak sahiplenme çabasını görünce insan Türk siyasetinin uzlaşmaz çelişkilerini daha iyi anlıyor aslında.
İktidar kanadı, yapsa yapsa Anayasa’ya dokunmayan bazı seçim kanunu değişiklikleri yapabilir; onlar da ne kadar işine yarar bilinmez.

