Son saatlerde bölgeden gelen ve bağımsız kaynaklarca henüz tam doğrulanmamış bilgilere göre, Irak Kürdistan Bölgesi hava sahası İran–İsrail hattındaki askeri angajmanda fiili bir transit koridor olarak kullanılmış olabilir.
Görgü tanıklarının aktardığına göre, kanatlı seyir füzelerinin — bazı kaynaklarda Tomahawk benzeri sistemler olarak tanımlanıyor — Zagros Dağları hattı üzerinden geçtiği iddia ediliyor.
Bu bilgi henüz teyide muhtaç.
Ancak teyitten bağımsız olarak şu soru artık masada:
Irak Kürdistan Bölgesi, bölgesel güç mücadelesinde istemeden de olsa bir hava sahası satranç tahtasına mı dönüşüyor?
Zagros Dağları İran’ın batı savunma kuşağının doğal bariyeri olarak kabul edilir. Engebeli arazi yapısı, radar kapsama alanındaki kırılmalar ve alçak irtifada seyir kabiliyeti olan füzeler düşünüldüğünde, bu coğrafya askeri planlamada teorik olarak “karmaşık savunma alanı” olarak değerlendirilir.
Eğer gerçekten bu güzergâh kullanılıyorsa, bunun birkaç önemli sonucu olabilir:
• Irak merkezi hükümeti ile Erbil yönetimi ciddi bir diplomatik baskı altında kalır.
• İran, Irak topraklarını fiili tehdit alanı olarak algılayabilir.
• Bölgesel misilleme zinciri coğrafi olarak genişleyebilir.
Bu senaryoda Irak Kürdistan Bölgesi yalnızca hava sahası değil, jeopolitik risk alanı hâline gelir.
Irak Kürdistan Bölgesi uzun süredir çok katmanlı bir denge siyaseti yürütüyor:
• ABD ile güvenlik iş birliği içinde,
• Türkiye ile yoğun ekonomik ve enerji bağlarına sahip,
• İran ile temkinli ve kırılgan bir denge gözetiyor,
• İsrail ile ise örtülü ya da açık stratejik temaslar yürüttüğü biliniyor.
Bu çok yönlü ilişki ağı bugüne kadar Erbil’e manevra alanı sağladı.
Ancak hava sahasının fiilen askeri geçiş güzergâhı olarak kullanıldığına dair bir algı oluşması — doğrulanması hâlinde — Erbil’i doğrudan jeopolitik basınç altına sokar.
Bu durum üç sonucu beraberinde getirebilir:
1. İran’dan diplomatik ve güvenlik baskısının artması,
2. Bağdat ile Erbil arasında yetki tartışmalarının alevlenmesi,
3. Bölgesel aktörlerin Kürdistan Bölgesi’ni daha açık biçimde pozisyon almaya zorlaması.
Irak Kürdistan Bölgesi bugüne kadar enerji, ticaret ve güvenlik ekseninde “köprü bölge” olma iddiasını korudu.
Ancak köprüler kriz anlarında ilk sarsılan yapılardır.
Eğer hava sahası fiilen kullanılmışsa — ya da bu algı güçlenirse — mesele artık yalnızca askeri bir operasyon detayı değil, bölgesel güç dengelerinin yeni bir evresidir.
Önümüzdeki saatler belirleyici olacak:
• Bağdat’tan resmi açıklama gelir mi?
• Erbil yönetimi hava sahası kontrolü konusunda pozisyon alır mı?
• İran bu hattı doğrudan suçlama konusu yapar mı?
Teyit henüz yok.
Ama jeopolitik satrançta bazen hamlenin kendisinden çok, hamlenin nereden geçtiği önemlidir.
Ve Zagros hattı, artık sadece bir dağ silsilesi değil — potansiyel bir kırılma hattıdır.
1 Mart 2026 - Irak Kürdistan Bölgesi Yeni Bir Hava Koridoruna mı Dönüşüyor?
28 Şubat 2026 - Paris’te Beş Avro Pazarlığı: Hafızanın Ekonomisi ve İş Dünyası İçin Anlamı
27 Şubat 2026 - Bazen Kaybetmek de İyi Olabilir mi?
26 Şubat 2026 - İyi Yönlendirilmiş Bir Hayat İçin On Altın İlke: Hız Strateji Değildir