Hayatım boyunca herhangi bir makamdan ya da kişiden izin ve onay istemeyi hiç sevmedim.
Çok mecbur kaldıysam elbette istisnalar oldu… ama bu benim tercih ettiğim yol değildi.
Bu, kurallara karşı bir başkaldırı değildi.
Disiplinsizlik hiç değildi.
Aksine, bana sorarsanız derin bir sorumluluk anlayışının sonucuydu.
Çünkü erken yaşta şunu fark ettim:
İzin ya da onay istemek çoğu zaman sadece bir prosedür değildir.
Bir zihniyetin, bir bağımlılığın ve çoğu zaman görünmeyen bir korkunun dışavurumudur.
Ve daha da önemlisi…
İzin istediğinizde sadece kendinizi değil, karşınızdaki kişiyi de riske atarsınız.
Dışişlerinde, iş dünyasında ve aile hayatımda hep şu prensiple hareket ettim:
“Af istemek, çoğu zaman izin istemekten daha kolaydır.”
Çünkü izin istediğinizde, karşınızdaki kişiyi de sorumluluk altına sokarsınız.
Eğer işler ters giderse, o kişi de sizinle birlikte zor durumda kalır.
Bu yüzden insanlar çoğu zaman “hayır” der.
Risk almak istemezler.
Ama siz izin almadan hareket ederseniz, sorumluluğu peşinen üstlenmiş olursunuz.
Başarı size aittir.
Hata da size aittir.
Ve ben bu dengeyi her zaman daha dürüst buldum.
Diplomaside yetişmiş biri olarak şunu çok iyi biliyorum:
Sistem size her zaman şunu söyler:
“Bekle. Sor. Onay al.”
Ama gerçek hayat öyle işlemez.
Bazı anlar vardır ki, beklemek fırsatı öldürür.
O anlarda inisiyatif aldım.
Kapılar açtım, temaslar kurdum, risk aldım.
Her zaman doğru sonuç vermedi.
Bazen erken davrandım.
Bazen fazla ileri gittim.
Ama hiçbir zaman şunu demedim:
“Bana böyle söylendi.”
Yanlış yaptığımda açıkça söyledim:
“Bu benim kararımdı.”
Ve gerekiyorsa özür diledim.
Çünkü gerçek güven, hatasızlıkta değil; sorumlulukta yatar.
İş dünyasında da aynı prensiple hareket ettim.
Hiçbir büyük karar, herkesin onayıyla alınmaz.
Alınamaz.
Çünkü onay mekanizması, çoğu zaman riskleri filtreler…
Ama fırsatları da öldürür.
Ben karar alırken şunu sordum:
“Bu riski ben taşır mıyım?”
Eğer cevabım evetse, ilerledim.
Yanlış çıktığında ise sorumluluğu dağıtmadım.
Ekibi korudum.
Kendim öne çıktım.
Ve gerektiğinde açıkça özür diledim.
Çünkü liderlik, başarıyı paylaşmak değil, hata geldiğinde öne çıkabilmektir.
Aile hayatında ise bu yaklaşımın bedelini daha çok hissettim.
Çünkü orada ne unvanınız var, ne arkanızda bir sistem.
Sadece siz varsınız.
Bazen hızlı kararlar aldım.
Bazen yeterince dinlemedim.
Bazen kendi doğrumu fazla savundum.
Ve evet…
orada da hatalar yaptım.
Ama aynı şeyi yaptım:
Durmayı bildim.
Özür dilemeyi bildim.
Çünkü ailede haklı olmak değil, kalıcı olmak önemlidir.
Yazarken de kimseye sormadım.
Ne yazmam gerektiğini…
Nasıl yazmam gerektiğini…
Popüler olanı değil, inandığımı yazdım.
Bu da zaman zaman eleştiri getirdi.
Yanlış anlaşılmalar getirdi.
Ama geri adım atmadım.
Yanıldığımda ise saklamadım.
Düzeltme yaptım.
Çünkü düşünce üretmek, risk almaktır.
Toplumlar bireyi zincirlemez.
Onu eğitir.
“Önce sor.”
“Yanlış yapma.”
“Risk alma.”
Bu cümleler zamanla zihne yerleşir.
Ve insan kendi iç sesini susturur.
İzin kültürü düzen üretir.
Ama cesareti törpüler.
En tehlikelisi de şudur:
Bir süre sonra insan izin istemediğinde suçluluk duymaya başlar.
Ben hiçbir zaman kaba olmadım.
Ama bağımlı da olmadım.
Bir adım atarken şunu sormadım:
“Kim izin verir?”
Şunu sordum:
“Ben bunun sorumluluğunu alır mıyım?”
Eğer cevabım “evet” ise, yürüdüm.
Bazen bedel ödedim.
Bazen özür diledim.
Ama hiçbir zaman direksiyonu bırakmadım.
Bugün çok net görüyorum:
İzin istememek bir özgürlük gösterisi değildir.
Bir hesap verebilirlik tercihidir.
İzin istemeyen insan, başarıyı da hatayı da sahiplenir.
Ve ben hayatım boyunca bunu yaptım.
Adım attım.
Yanıldım.
Özür diledim.
Ve yoluma devam ettim.
Şimdi mesele şu:
Hayatınızı başkalarının onayıyla mı yaşayacaksınız… yoksa kendi sorumluluğunuzu alarak mı?
Ben kararımı yıllar önce çok erken yaşlarda verdim. Ve sonuçtan memnunum.
25 Mart 2026 - İzin ve onay hiç istemedim
23 Mart 2026 - Etiket Bir Strateji, Davranış Yeni Güç Para Birimi
22 Mart 2026 - Sakın Ola Ki Zenginleşmeden Yaşlanmayın
21 Mart 2026 - 1.4 Milyar İnsan Ancak Bu Sistemle mi Yönetilebilir?
20 Mart 2026 - Hesabı Kim Ödeyecek: Zarafet, Cömertlik ve Sorumluluğun Sınavı