Kaybedince Değil, Şimdi

7 Ocak 2026

İnsan çoğu şeyi ancak kaybedince anlıyor.

Hastalanınca sağlığın, nefes daralınca bedenin ne büyük bir emanet olduğunu fark ediyoruz. Oysa daha düne kadar her şey yolundayken sağlığı listenin en altına yazmıştık.

Sevdiğimiz işi kaybettiğimizde de aynı hikâye tekrar ediyor. Şikâyet ettiğimiz, ertelediğimiz, bazen değersizleştirdiğimiz o işin; bize bir düzen, bir kimlik ve ayakta kalma duygusu verdiğini geç fark ediyoruz.

Bu insan zihninin eski bir zaafı.

Elimizdeyken sıradan gelen, yitirdiğimizde hayati hâle geliyor.

Sağlık varken hoyratız.

İş varken memnuniyetsiz.

İlişkiler varken ihmalkârız.

Kaybedince bilgeleşiyoruz.

Ama bu, pahalı bir bilgelik.

Oysa asıl olgunluk, henüz kaybetmeden durup bakabilmekte.
Acı gelmeden anlamak, el uzanabiliyorken tutmak, sesini duyabiliyorken aramak…

Lütfen uyanalım.

Elimizdekilerin, yanımızdakilerin, annenin, eşin, yakınların, sağlığın ve dostların kıymetini şimdi bilelim.

Kaybedince değil.

Çünkü hayat uyarılarını önce fısıldar.

Biz duymadıkça sesini yükseltir.

En sonunda bağırır.

Bir telefonla, bir raporla, bir kapının kapanmasıyla…

Ve o an anlarız.

Ama çoğu zaman çok geçtir.

Modern hayat bizi sürekli “daha fazlasına” koşturuyor: daha hızlı, daha çok, daha yukarı… Bu hızın içinde elimizdekilerin değeri sessizce aşınıyor.

Oysa gerçek zenginlik, sahip olduklarımızın farkına zamanında varabilmektir.

Anneniz hayattayken sarılın.

Eşiniz yanınızdayken dinleyin.

Dostlarınız varken arayın.

Sağlığınız yerindeyken ona yatırım yapın.

Çünkü hayat derslerini genellikle pahalıya satar.

Bazı fark edişler zamanında gelirse şifa olur.

Geç gelirse, sadece pişmanlık bırakır.

“Sonra” diye bir zaman yok.

Zaman, fark edebilenler için vardır.

Lütfen uyanın.

Kaybedince değil, şimdi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.