“10haber.net kısa öykü günü”nüz kutlu olsun!

19 Mart 2026

Böyle bir gün yok tabii. Ama gün bolluğunda bir gün de ben patlatayım bari. Arife gününden bayram armağanı olsun sizlere.

Şair ve yazar Gültekin Emre, kadim dostumdur. Ta Ankara yıllarımızdan tanışırız. Ama o yıllardır Berlin’de. Yazları Türkiye’ye, Ayvalık’a geliyor.

Geçen yıl birlikte bir şiir maratonu yapmıştık. Bir ben yazıp yolladım ona. Bir o bana. Nerdeyse gün aşırı sürdü bu. 

Dört ayda tamamlandı, etkileşimli şiir maratonunuz. Sonra bunları Biz Bu Şiirleri Süs Olsun Diye Yazmadık adıyla Lando Yayınları’ndan yayımladık. Kitabı, internette bulabilirsiniz. 

2024 Aralık-2025 Nisan sonunu kapsayan gündem veya kapsamayan temalar, birbirinden beslenerek şiirlere ve bir kitaba dönüştü. Tırtılken kelebek oldu yani.

Şimdi bu yıl yine bir ilke imza atacağız. Yaklaşık iki ay içinde toplam 52 öykü yazdık. 

Öyküler de şiirler gibi birbirini tamamladı. Yani hem bağımsızlar, hem birbirine eklemlenmiş haldeler. 

2’şerlik öykü halkaları hepsi. Özellikleri bu…

Sonuçta; üçüncü bir ilk olarak, bu yıl yayımlanacak öykü kitabımızdaki öykülerden seçtiğim iki kısa öyküyü, şimdi

10haber.net’in şanslı okurlarına önceden, tadımlık kıvamda sunuyorum. 

Aşağıdaki öyküler, tamamen temsilidir. Evde denemeyiniz!

İyi okumalar. 

PİNG PONG – Oğuzhan Akay

Kadın: Özledim, Erkek: Neyi?, Kadın: Evi, Erkek: Neden?, Kadın: Bilmem, Erkek: Biliyorsun,

Kadın: Geçmişi, Erkek: Geçmiştir, Kadın: Hırtsın, Erkek: Hard’ım, Kadın: Ne?, Erkek: Kalp,

Kadın: Zorsun, Erkek: Yorulursun, Kadın: Yordun, Erkek: Aldatmadım, Kadın: Kendini mi?,

Erkek: Sevişmedik, Kadın: Yıllarca, Erkek: Ayrıldık, Kadın: Sevişseydik, Erkek: Ayrılırdık,

Kadın: Yani, Erkek: Fark etmezdi, Kadın: Zevksiz miydi?, Erkek: Tutkusuzdu,

Kadın: Çocuk?, Erkek: Yıktı, Kadın: Neden?, Erkek: Rakipsizdi, Kadın: Anlayamadım,

Erkek: Anlasaydın, Kadın: Suçlusun, Erkek:  Suçluyuz,  

Kadın: Aşk-Meşk, Erkek: Bitmişti.

O gece çok yağmur yağdığı söylenir. Gökyüzü ağladı mı? Temizledi mi ilişkiyi?

Sadece bundan dolayı değil, daha başka evlerde, başka konuşmalar veya suskunluklar da yaşandığı için.

İNAN Kİ – Gültekin Emre

Ne oldu bana? Nasıl ne oldu sana? Baksana halime? Ne var halinde? Görmüyor musun? Neyi görmüyor muyum? Hasta olduğumu. Hasta mısın? Evet! Nereden belli hasta olduğun? Nereden mi belli? Evet. Ya, halimi görmüyor musun? Halinde ne var diyorum sana. Yüzüm sarardı. Her zaman yüzün sarıydı senin. Yeni değil ki. Sesim kısıldı. Senin her zaman kısıktı. Yeni değil ki. Öksürüp duruyorum. Ben seni tanıdım tanıyalı öksürüp duruyorsun boğazına bir şey kaçmış gibi. Yeni değil ki. Başım ağrıyor. Senin başının ağrısı da hiç kesilmedi, bu da yeni değil. Yatağa bir yatsam, günlerce uyuyacağım. Sen zaten hep yatıp uyumuyor musun? Bak şimdi de yataktasın, yatıyorsun. Sen bana niye hiç inanmıyorsun? Sana nasıl inanayım, neyine inanayım? Söylediklerime inan, halime inana. İnanılacak bir şey olsa elbette inanacağım. Seni sevdiğime de inanmıyor musun? Buna inansam ne olacak? Ne mi olacak? Evet, ne olacak? Neden ne olacak? Hayatımızda ne değişecek? Neden ne değişecek? İşte yaşayıp gidiyoruz alışkanlıklarımızı sürdüre sürdüre. Demek öyle? Evet öyle, böyle!

Adam, yazmayı bıraktı bir an. Kahvesinden bir yudum aldı. Arkasına yaslandı. Başka ne yazabileceğini düşünürken zil çaldı. Kapıyı açmak için yerinden doğruldu. Merak etti kimin geldiğini. Çünkü kimseyi beklemiyordu. Kapıyı açtı. Karşısında karısını gördü. Adamın aklına hemen yazdıkları geldi. Karısı üstünü başını çıkarırken bilgisayarını kapattı.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.