Adam ‘manifest etmiş’, hayatına Batman’i çekmiş. Öyle de yaşıyor. Tam uyumlanmış. Üstelik yerel. Neden söz ediyorum? Ankaralı Batman’dan tabii ki.
Aslında Türkiye’nin 72. ili olan Batman’dan çıksaydı, şuralı buralı denmesine de gerek olmazdı. Ankaralı Batman,
Behzat Ç.’de (3. Sezon) bile figüranlık yapmış. Lakin orda Batman değil. Bu nedenle Etimesgut Belediye başkanı Erdal Beşikçioğlu’yla da tanışıyorlar yani amirimle. Yine de sonradan Şule’yi bombalı eylemden kurtaramadığı için amirinden Batman olarak af diliyor. ‘Yetişemedim amirim’ diyor.
Ankaralı Batman, sanırım aileden iyi maddi olanaklara da sahip bir genç ki, yaşadığı yeri de Batman’in filmlerindeki gibi tasarlatmış. Örneğin asansörle Batcave’e yani mağaraya (sığınağına) iniyor. Kapıyı el iziyle veya şifreyle açıyor. İçerde Batman kostümleri var. Aynı filmdeki gibi. Kıyafetlerini 3 D yazıcıyla ürettirmiş. Monitörlerin olduğu bir de odası var. O günkü eylem planlarını yapıyor.
Ankaralı Batman esprili de bir kişilik. Kendisiyle de dalga geçiyor yer yer. Mesela diyor ki ‘Bütün Gotham’ı kurtarsam ne yazar, Eryamanlı güzeli kurtaramadıktan sonra… Sadece onun Batman’i olmak istemiştim.”
Aşk acısı çekiyor ve kahraman olmanın bünyesine asla yeterli olmayacağını da biliyor. O, şehrini kurtarmaya yemin etmiş bir kara şövalye. Batmobil’i bile var şimdilerde. Ama Ankara metrosunda yürürken, çocuklarla fotoğraf çektirirken ya da sokak hayvanlarına yardım ederken de onu görmek mümkün.
Erken yatacağım deyip uyumayan ve güneşin doğuşunu çatıdan izleyen bir Batman o. Robert Pattison, Christian Bale, Hz Yasuo’yu (ki, o da YouTube’de bir oyun gurusu) benzetildiği ünlüler arasında sayıyor. ‘Her şeyi zamana bıraktık, zamanımız var mı bilemedim’, ‘Beni ümitlendirip yarı yolda bırakan tek kişi sen değildin be zalimin kızı’ diye sitem de ediyor. Şimdilik 102 bin takipçili bir Batman o. Hayatını bir film gibi yaşayanlardan…
Çocukluğumuzda bizlerin de taklit ettiği film, çizgi roman kahramanları yok muydu? Vardı. O nedenle de çok eğlenirdik sokaklarda oynarken. Bir gün Spartacus (köleliğe baş kaldıran gladyatör), bir gün Alice, bir gün Peter Pan olmuyor muyduk. Hayır mı? Peki.
Ben evet diyeceklerle konuşuyorum. Yetmez ama evet diyenlerle değil.
Çizgi roman, film kahramanlarını çocukluk rollerinden ergenliğe, yetişkinliğe taşıyan çok nadir. Olan da böyle Ankaralı Batman veya Mardinli Marilyn Monroe, Manisa Tarzan’ı oluyor. Eski bir Ankaralı olarak niye aklıma gelmedi benim diyorum. Galiba Süperman’i daha çok seviyordum. Ondan olabilir. Şimdi merakım şu: Joker de çıkacak mı acaba Ankara Gotham’ından. Ya da pavyonlarından…
Amerika’da da bu tarz kişiler, sözgelimi çakma bir Örümcek Adam, yok mu sokaklarda dolaşan. Var tabii. Ama onlar daha çok Cadılar Bayramı’nda, AVM’lerde, etkinliklerde bu ve benzeri giysilerle dolaşıyorlar. Hayatı bir filmin içinde yaşamak değil onlarınki. Hiçbiri bir Ankaralı Batman kadar fedakar değil. 2022 yılı son Batman filmi yönetmeni Matt Reeves’e tavsiyem, Ankaralı Batman’i takibe alması. Oscar adayı Bradley Cooper, Erkenci Kuş’ta Can Yaman’ı nasıl izliyorsa öyle…. Gerçi Matt’in annesi var mı, meraklı mıdır dizilere bilmiyorum. Neyse konuyu saptırmayalım. Bütün bu hikayenin getirisi nedir biliyor musunuz?
Söl’immm mi? Mutluluk efendim. Efendiniz, sizin de mutluluk olsun. Hayattan haz alma da olabilir. Hem de geçici olarak değil, daimi. Düşünsenize sabah Efe’siniz, öğleden sonra yavaşça Bruce Wayne olup gece gece Batman oluyorsunuz. Tiyatro oyuncuları bile bu duyguyu sadece kapalı salonlarda tadıyor. Sizse her yerde. Ve ortalık olmuş zaten Gotham.
Gerçek bir Batman filminden alınan bir sözle bitireyim o zaman yazımı:
“Adaletin bu şehre yeniden dönmesi gerekiyor.”.
Yürü be Batman!