Öpüşme vakti ve tükürük nakli üzerine inci dizdim

17 Mart 2026

Müzik dünyasının en kral abilerinden Elvis Presley, dünyayı hem müziği hem dansıyla sallarken 

“Çabuk öp beni beklemeye dayanamıyorum / Çünkü dudaklarını uzun zamandır biliyorum / O öpücük cennetin kapılarını açacak / Ve biz sonsuza dek orada kalacağız / Bu yüzden öp beni çünkü seni çok seviyorum” 

diye seslenmiş Kiss Me Quick adlı şarkısında. 

O dönemde bu sözleri bu duyarlılıkta bir erkekten duymak, genç kızları çıldırtmaya yetmiş. 

Şair Cemal Süreya “Beni öp sonra doğur beni” demesine rağmen -yani bir tür baştan yarat demek bu-,bizde bu coşkuyu yaratamamış. Belki birincisi müzik, ikincisi şiir olduğu içindir. 

Müzik her zaman, dil/din/ırk/cinsiyet ayırımı yapmadan, herkese seslenir. Şiiri her dile çevirmek gerekir. 

Sesli okunmazsa da frekansı yoktur, etkilemez. Bu nedenle eski zaman şairleri, ozanları şiirleri sesli sesli okurlarmış ki, yüreklere girsin. Sevgiliyi etkilesin. 

İnsanların öpüştüğü için ölümle cezalandırıldığı ve alışverişlerin bedelinin tokat atılarak ödenmiş sayıldığı distopik bir gelecekte ve toplumda, mağazada tanışan iki kişiden mutsuz bir kadının, mutlu bir satış elemanıyla tanışmasını anlatan bir film, bu yıl Oscar’da kısa film kategorindeydi. Umutsuzluğun ortasındaki umut, yasak arzular diyarında daha çoğuna duyulan özlem, filmin ana teması. Şiddetin normalleştiği ve yakınlığın yasak olduğu, gerçek üstü bir yerde yaşanıyor her şey. 

Gerçek üstü diyorum ama yakın zamanlarda sokakta dansın yasaklandığı bir İran gerçeği de varken, pek de olmayacak bir şey değil. 

İki kişi tükürüklerini değiştiriyor adlı bu film,  2024’te ve 2025’te  canlı aksiyon ve dram dallarında en iyi kısa film ödülünü, sonunda da kendi kategorisinde Oscar’ı kaptı. Tabii alışverişin karşılığında tokat hatta bir araba dayağı sineye çekecek çok kişi bulunur bizde.

Bir açılış indirimiyle açılan mağazada insanların birbirini adeta ezerek alışverişi göze alması örneği de çokça var önümüzde.

Peki, öpüşmek için ölüm göze alınır mı? Kiminle öpüşeceğime bağlı diyecekler çıkacaktır mutlaka. 

Ya da şununla öpüşsem, ölsem gam yemem diyenler de.

Ama bunu çoğunluğa mal edemeyiz. Ölmek için bahane arayanlar veya öpüşeyim de göze açık gitmeyeyim diyen gözü karalar hariç. 

Tıbba göre, öpüşerek birbirine hastalık bulaştırmak sıkça görülen bir şey ve riskli. Herpes’ten tutun soğuk algınlığına, gripten menenjite, siğile, kabakulağa kadar her türlü bakteri ve virüse vize veriliyor öpüşürken. Tabii bu French Kiss için geçerli. 

Dillerin dile geldiği öpüşme bu.

Amaaa… İki sevgili yapıyorsa bunu, stresi azalttığı, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, kan basıncını, güveni, bağlılığı ve mutluluğu artırdığı da bir gerçek. Yani her nimetin külfeti de olabilir. Hatta baş ağrısını giderdiği ve diş sağlığına katkıda bulunduğu da öne sürülüyor. İlişki terapistleri sabah ve akşam ilaç gibi birer kez yapılmasını bile öneriyor. 

İslam’da da caiz, evlilik dışı olmasın yeter ki. Hıristiyanlık da bunu destekliyor. Özel yaşamın özel kalması, devletin bu alana girmemesine ve düzenlemesine ihtiyaç duyulmamasına şerh düşerek, konuyu sadece çiftlerin aşkına, tutkusuna, hormon nakline havale edelim.

Yanak yanağa öpüşmelerin kafa tokuşturmaya evrildiği günümüz ülkesinde, bayramda el öpenleriniz çok olsun diyeyim  ve öpüşmeleriniz sözde kalmasın dileğiyle konuyu bağlayalım.

Aksi halde sözünü ettiğim filmin gerçekleşme ihtimali artar; aşıklar tükürüklerini karıştıramaz veya bunu yapmak için ölümü göze alırlar.

Öpücüklerine sahip çıkın.

Öpüyorum ben de sizleri, mesaj olarak tabii. Tarkan gibi…

Uzaktan öpmek en kolayı ne de olsa…

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.