Stand-Up’ın Yeni Markası: Tuz ve Hıyar

Efes’ten ayrıldıktan sonra daha fazla birlikte zaman geçirmeye başladığım eşim hayretler içinde benim o işten bu işe, o toplantıdan bu toplantıya koşmamı izliyor. “Kim ‘bende hıyar var’derse, bende tuz var deyip koştuğumu söylüyor. Bu nedenle gösterimin adı bana uygun şekilde Tuz-Hıyar oldu.

26 Ocak 2026
Hoş bir anı olarak kalacağını düşündüğüm bu gecede, muhtemelen iş hayatımda ve konuşmacı olarak katıldığım hiçbir sahnede anlatmadığım, hayatımın her on yıllık diliminden bir hikâye seçtim. Gösteri öncesinde konuştuğum ya da yazıştığım arkadaşlara “Böyle bir şey olacak, gerginim” dedim.

Son dört yıldır LinkedIn paylaşımlarımda paylaştıklarım için “bu da mı oldu?” demekten umarım sıkılmadınız. Evet, bu da oldu ve çoğunu az ya da çok tanıdığım ve sevdiğim insanların karşısında sahneye çıkıp stand-up yaptım. Üstelik Kadıköy’de, son dönemde en çok buluşmalarımı yaptığım; konserler, etkinlikler izlediğim Komünite sahnesinde… Üstelik 60–70 kişilik biletli bir seyirci karşısında. Şuursuzca ve gençleri kırmamak için “evet” dediğim bu gösteri, geçen hafta oldu (ve bitti).
Sahneye çıkar çıkmaz “fotoğraf ve kayıt yok, burada olan burada kalacak” uyarısıyla başladım. Davetiyede arkadaşlar merak yaratmak için “eski bir genel müdürün stand-up şovu” yazmışlar ve bayağı bir merak uyandırmışlardı. Zaten klasik bir stand-up gösterisi olamazdı. Stand-up’a gidecek olsaydık hep beraber toplanır, Tuz-Biber gösterilerine giderdik. Oysa bu gösterinin adı Tuz ve Hıyar oldu Eşimin benim için yaptığı bir yakıştırma bu.

Gösterinin adı neden Tuz ve Hıyar?

Efes’ten ayrıldıktan sonra daha fazla birlikte zaman geçirmeye başladık. Ve hayretler içerisinde benim o işten bu işe, o toplantıdan bu toplantıya koşmamı izliyor. Her gün 4–5 farklı alanda, en az 3–4 kişiyle yaptığım buluşmaları, Zoom’ları takip etmeye çalışıyor. Soranlara da şunu diyor: “Kim ‘bende hıyar var’ derse, Tuğrul ‘bende tuz var’ diye koşuyor. Yeni işi bu.”

Bu nedenle gösterinin adı, benim çok severek takip ettiğim Tuz- Biber gösterisi değil; bana uygun şekilde Tuz-Hıyar oldu. Yaklaşık 1,5 ay önce gençler tarafından kurulan Eşik’in kurucularından gelen “Abi, bir buluşmamız olacak; başında kısa bir
başarısızlık hikâyeni anlattığın bir stand-up yapar mısın?” sorusuna hemen atlayan ben, zamanla bir endişeye kapılmadım değil.
Seyirciler arasında sevdiğim arkadaşlarım, birlikte iş yaptığımız gençler, ortağım, hatta potansiyel müşterilerim bile vardı. Yani her şeyi, işlerimi kaybetmeyi bile göze aldım. Yeni mesleğim bu olacaksa “bundan sonraki sahne şovlarımda ilk
başarısızlık hikâyesi olarak bu şovu anlatırım,” diye düşündüm. Ama ilk defa yapacağım bu işin hakkını vermek için çok çalıştım. Yalan yok.
Hoş bir anı olarak kalacağını düşündüğüm bu gecede, muhtemelen iş hayatımda ve konuşmacı olarak katıldığım hiçbir
sahnede anlatmadığım, hayatımın her on yıllık diliminden bir hikâye seçtim. Gösteri öncesinde konuştuğum ya da yazıştığım arkadaşlara “Böyle bir şey olacak, gerginim” dedim. Bildiğim bir alan değil; ben genelde gülen tarafta olurum, güldüren
tarafta değilim. O bana göre ayrı bir yetenek.
Yazıştığım Hüseyin Güler, “Bir TEDx eğitmeni ayarlayabilirim” dedi. Tuba ise “Eski bir genel müdürü okuyunca sizin olduğunuzu tahmin etmiştim” diye yazdı. En çok destek olan ise mahalle berberim Hidayet’ti. “Deniz Göktaş’ın saçını ben kesiyorum,” “İsterseniz onu ayarlayalım, size yardımcı olsun” deme cömertliğini gösterdi.
Konu başarısızlık olunca biz üst düzey yöneticiler bu alandan biraz uzak dururuz. Sahneye şu sözlerle başladım:
“Yaklaşık üç haftadır bu bölümü doldurmak için düşünüyorum. Aklıma hiç başarısızlık hikâyem gelmedi. Eğer aranızdan sahneye çıkıp anlatmak isteyen olursa çok iyi olur; bende yok. Annemi, ablamı, ilkokul arkadaşlarımı, ilkokul öğretmenimi aradım. Maalesef ‘bizde hatırlamadık’ dediler.

Ardı ardına 5 başarısızlık hikayemi anlattım

Üniversitelerde yaptığım konuşmalarda hep şunu anlatırım: Bizim seviyelerde hiç batırma hikâyesi olmaz.
CV’lerimizi anlatırız; onu aldım, bunu yönettim… şahane işler. Oysa birçoğumuz kim bilir kaç kere, kaç ülkede ne işler
batırmışızdır. Ya da işi yönetirken evi unutup çocuklarımızın gelişimini
kaçırmışızdır. Bunlar hepimizin sırrıdır.”
Ardından bazıları başarısızlık, bazıları ise tamamen yeteneksizliğim ve sabırsızlığımdan kaynaklanan beş hikâyeyi arka
arkaya anlattım. Gözüme gelen ışıktan seyirciyi çok net göremesem de, zaman zaman gelen gülme seslerini duydum. “Süre doldu” dediklerinde tam havaya girmiş, aklıma gelenleri sıralamaya devam ediyordum. Benden sonrası için yapılan hazırlıkları bildiğimden, daha fazla uzatmadan mutlu ve huzurlu sahneden indim ve sözü gençlere
bıraktım.

Devamında yine şahane bir program vardı. Gençlerle daha tecrübelileri aynı masada buluşturan konular,
tanışmalar…  Gençlerin Apiko adını verdiği bu buluşmalar devam edecek. Haftaya DasDas’ta başlayacak olan Tuz-Hıyar şovumuzun bilet linkini aşağıya bırakıyorum.
(Hayır hayır, şaka şaka ��)

Tuğrul Ağırbaş Kimdir?

30 yılı aşkın süre ile Türkiye, Rusya ve CIS ülkelerinde FMCG alanında değişik görevler alan Tuğrul Ağırbaş, son 20 yıldır Efes’in global marka olma, satınalma ve birleşme projeleri ve yeni pazarlara giriş işlerini yürüten ekipte, büyüme odaklı projelere liderlik yapmıştır.

Pertevniyal Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Tuğrul Ağırbaş öğrenim hayatı boyunca Kapalıçarşı’da değişik alanlarda çalışarak, ticareti ve tüketici davranışlarını öğrenme şansına sahip oldu.

İş hayatına 1990 yılına Anadolu Efes’te Pazarlama uzmanı olarak başlayan Ağırbaş, sırasıyla Proje Geliştirme, Satış ve Pazarlama’da görev aldıktan sonra, son olarak da değişik ülkelerde 16 yıl boyunca Genel Müdürlük görevlerini sürdürdü.

Anadolu Efes’in Rusya operayonunu 10 yıl boyunca yönetti ve dünyanın en büyük bira pazarlarından biri olan Rusya’da satınalma ve birleşmelerle firma pazar payını ikinciliğe taşıyan ekibe liderlik yaptı. Türkiye,Rusya ve çalıştığı diğer ülkelerde büyüme odağıyla çok sayıda yeniliği ve markayı tüketicisiyle buluşturdu.

Efes Türkiye Genel Müdürlük görevini yürüttüğü dönemde ise, marka ve kurumun topluma katkısını büyütme amaçlı, pazarı büyütmeye yönelik, bira kültürü oluşturma ve inovasyon, kültür, sanat, turizm ve spor alanında çok sayıda projeye öncülük etmiş ve tüm paydaşlara katkı sağlayan stratejileri hayata geçirmiştir.

İnovasyon ve yeni ürünlerin hem hızını artırma hem de etkisini büyütme amaçlı, inovasyon ve kurum içi girişimcilik çalışmalarını yapılandırarak ve ekosistemdeki çok sayıda girişimle işbirliği kurarak, Efes’in Start-Up dostu şirket olması yönünde çalışmalara öncülük etmiştir.

Halen çalışmalarını yurtiçi ve yurtdışı şirket ve girişimlere danışmanlık ve üst düzey yöneticilere koçluk yaparak sürdürmekte olan Ağırbaş, Türkiye’de kurumsal şirketlerin, girişimci kurumlara dönüşmesi vizyonu ile 2018’de kurulan ‘ Girişimci Kurumlar Platformu’nun danışma kurulu üyesi ve başkanıdır.

2022 sonunda, ortağı Zeynep Kurmuş ile birlikte, 40+ yaş ve kurumsal deneyimi olanlar için, birikmiş deneyim ve tecrübelerin yeni işlere ve girişimlere dönüşmesini sağlayan, üretim ve paketleme kampı Genwise girişimini hayata geçirmiştir.

Köylerde, çocuktan başlayarak tüm topluma yayılacak yenilikçi bir eğitim anlayışını hayata geçirmek için 2016’da kurulan Köy Okulları Değişim Ağı- KODA’nın yönetim kurulunda görev almaktadır.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.