Toplumları asıl ayakta tutan şey örnek insanlardır.
İnsan tek başına yükselmez. Toplum da öyle.
Her yükselişin arkasında görünmeyen bir kuvvet vardır: örnek insan. Bazen bir öğretmenin sınıfta kurduğu disiplin, bazen bir yöneticinin adaleti, bazen bir ebeveynin sessiz ama kararlı duruşu… Bunlar manşet olmaz, alkış almaz. Ama hayat değiştirir.
Yaş aldıkça şunu daha net görüyorum: Beni bugün olduğum yere taşıyan şey ne diplomatik unvanlar oldu ne uluslararası görevler ne de kazandığım paralar. Yolumu asıl belirleyenler, karşıma çıkan rol modellerdi.
Kurtuluş Lisesi’nde matematik öğretmenim Muhsine İmer’den düşünce disiplinini öğrendim. Mülkiye’de Mümtaz Soysal’dan bilginin ancak tevazu ile birleştiğinde saygınlık yarattığını gördüm. British Gas’ta Charles Bland bana bağırmadan da güçlü olunabileceğini, sakinliğin ve adaletin en etkili liderlik biçimi olduğunu gösterdi. OECD’de Guy Caruso’yu örnek aldım. Annem Sadakat Arıcıoğlu ise kimsenin görmediği yerde bile dürüst kalmanın, en zor ekonomik koşullar altında insanın kendi vicdanına hesap vermesinin ne demek olduğunu öğretti.
Ve elbette Atatürk… Akıl, bilim ve karakterle bir milletin kaderinin değiştirilebileceğini kanıtlayan tarihsel bir pusula. Gençliğe Hitabesi hala bize yol gösteriyor.
Ortak özellikleri neydi biliyor musunuz?
Hiçbiri “gösterişli” değildi.
Ama hepsi tutarlıydı. Hepsi haksızlık karşısında susmayan insanlardı.
Bugün ise bambaşka bir atmosferde yaşıyoruz.
Gençlerin önüne konulan başarı tanımı ürkütücü derecede sığ: daha çok para, daha çok görünürlük, daha çok takipçi. Sanki hayat bir vitrin yarışına dönüştü. Popüler olanın değerli olduğu zannediliyor.
Oysa gerçek hayatta işler böyle yürümüyor.
Servet karakter üretmez. Şöhret erdem öğretmez. Güç tek başına saygınlık getirmez.
Aksine, ahlaki zemini olmayan “başarı hikâyeleri” gençleri ilhamlandırmıyor; tam tersine yabancılaştırıyor. Bugün konuştuğum birçok gençte aynı cümleyi duyuyorum: “Kime güveneceğimizi bilmiyoruz.”
Asıl kriz burada.
Rol model krizi.
Bu konu sadece ahlaki bir tartışma değil. Stratejik bir mesele.
Çünkü rol modeli olmayan toplumda liyakat zayıflar. Emek yerine kısa yol aranır. Kayırmacılık normalleşir. Güven azalır.
Güven azaldığında ekonomi de çalışmaz, kurumlar da.
Yatırımcı güvenmez. Genç kalmak istemez. Beyin göçü başlar.
Ekonomiler sermayeyle büyür, ama toplumlar örnekle büyür.
Biz son yıllarda parayı artırmaya odaklandık, ama örnek insan üretmeyi ihmal ettik.
Fatura da ağır oluyor.
Batı’da rol model daha çok kurumsal etik üzerinden şekilleniyor. Dürüst yargıç, bağımsız akademisyen, hesap veren siyasetçi hâlâ saygı görüyor. Kurumlar insanlara “nasıl davranılması gerektiğini” öğretiyor.
Çin’de ve Japonya’da ise disiplin ve sorumluluk kültürü öne çıkıyor. Öğretmenlik, mühendislik, kamu görevi hâlâ itibarlı. Gürültü değil, işini iyi yapmak değerli.
Orta Doğu’da ise daha çok karizmatik lider figürü var. Ancak kurumsal altyapı zayıf olduğunda, lider gidince sistem de çöküyor.
Şunu net görüyoruz: Kalıcı başarı için kahraman değil, karakter gerekiyor.
Bence gerçek rol modelin en önemli özelliği başarı değil, cesaret.
Haksızlık karşısında susmamak.
Kolay olanı değil doğru olanı seçmek.
Gerekirse bedel ödemek.
Hayatımda iz bırakan insanlar tam da bunu yaptı. Güçlü oldukları için değil, doğru oldukları için saygı gördüler. Makamlarıyla değil, omurgalarıyla rol model oldular.
Gençlerin bugün aradığı şey de tam olarak bu.
Kusursuz insanlar değil.
Tutarlı insanlar.
Rol model kampanyayla üretilmez. Yaşanarak üretilir.
Okullarda mentorluk kültürünü güçlendirmeliyiz. Liyakati gerçekten uygulamalıyız. Medyada sadece zenginleri değil, değer üretenleri görünür kılmalıyız. Şirketlerde etik davranan yöneticileri ödüllendirmeliyiz.
Ama en önemlisi kendimizden başlamalıyız.
Çocuklarımıza dürüstlük anlatıp küçük hileleri mazur görüyorsak, rol model bekleyemeyiz.
Rol model olmak mükemmel olmak değil, tutarlı olmaktır.
Toplumlar lider eksikliğinden değil, örnek insan eksikliğinden geriler, çöker. Pusula kaybolduğunda en güçlü ekonomi bile savrulur.
Eğer bugün iyi rol modeller azalıyorsa, onları dışarıda aramak yerine aynaya bakmak gerekiyor.
Çünkü bazen bir ülkenin ihtiyacı olan rol model, sandığımızdan daha yakındadır. Belki de sıradaki rol model… biziz.
5 Şubat 2026 - Rol Modeller Tükeniyor — Yenileri Nerede?
4 Şubat 2026 - İran’a Askerî Müdahale: Güç Gösterisi mi, Maliyeti Artırma mı?
3 Şubat 2026 - Birleşik Krallık Medyası ve Bize Öğrettiği Dersler
2 Şubat 2026 - AB–Hindistan Yakınlaşması ve Türkiye
1 Şubat 2026 - Hayata ve İlişkilere Dair Genç Dostlarıma Bazı Notlar