Biliyorum anlamsız bir başlık.
“Görünmeyen siyah noktayı nasıl göreceğiz” diyeceksiniz…
Haklısınız…Ben de göremiyorum.
Ama size göremediğimiz bu noktaları anlatmaya çalışacağım.
Bu haritayı New York Times gazetesi Pazartesi günü yayınladı.
Aslında bir değil 4 haritaydı.
Önce bu haritaları anlatacağım.
Sonra bu haritaların ışığında, dün İstanbul’da İsrail Konsolosluğuna yapılan saldırı girişimini konuşacağız.
Son olarak da, bu haritanın Türkiye sınırından 120 km içerdeki bir şehirden gelen Tiyatro festivali görüntülerini…
New York Times gazetesi dediğim gibi Pazartesi günü yan yana 4 bölgesel harita yayınladı.
Bu haritaların dördünün de ortasında Türkiye vardı…
Birincisi bizim Doğu’daki sınırımızda başlayan Türkiye ve Orta Doğu bölgesinde İran Irak savaşında vurulan yerlerin haritasıydı.
Siyah noktalarla delik deşik olmuş bir harita bu.
Orta Doğu’daki bütün ülkeler siyah noktalarla delik deşik olmuştu.
Ve onun hemen yanında, üzerinde hiç siyah nokta olmayan bembeyaz bir bölge.
Türkiye…
O savaş bize bulaşmamış.
İkinci harita Kafkasya haritası.
Yani bizim Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolumuzun hemen sınırında başlayan bölge.
Gürcistan, Çeçenistan, Ermenistan, Azerbaycan…
Son 30 yıldaki savaşlardan sonra siyah noktalarla delik deşik olmuş bir harita.
Onun hemen yanında da tek siyah noktası olmayan, bembeyaz bir bölge.
Türkiye…
Bizim vatanımız.
Üçüncü harita Güney Rusya, Kuzey Karadeniz…
Rusya ve Ukrayna savaşı ile delik deşik bir harita.
Hemen güneyinde yine bembeyaz bir bölge…
Tek siyah noktası yok.
Türkiye…
Bizim vatanımız.
Ve Balkanlar haritası.
Bizim Trakyamız’da başlayan bölge…
Son 40 yıldaki savaşlarla neredeyse her şehiri ve kasabası siyah noktalarla dolu bir coğrafya.
Bosna, Makedonya, Sırbistan, Hırvatistan, Dağlık Karabağ, Slovenya…
Ve onun hemen yanında yine bembeyaz bir harita…
Türkiye…
Bizim vatanımız…
Ne anlama geliyor bu görünmeyen siyah noktalardan ibaret bembeyaz Türkiye haritası…
O noktaları göremiyoruz çünkü yoklar…
Bu Cumhuriyet 100 yıldır bu anavatanın üzerine bir tek siyah savaş noktası koydurmamayı başardı.
Bu harita, bizim nesillerimizin, yani bizim, çocuklarımızın, bir kısmımızın anne babası, hatta büyük ebeveynlerinin en büyük şansıdır.
Bizler 100 yıldan fazla süredir savaş görmeyen nesilleriz…
Peki neye borçluyuz bunu?
Cumhuriyetin kurucularının;
Yani Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının bize miras bıraktığı 4 kelimelik olağanüstü “Diplomasi şifresine …”
“Yurtta Sulh; Cihanda Sulh…
Başka kime borçluyuz?
Bu şiarı Türkiye’nin temel Anayasası gibi sürdüren liderlerimize…
İsmet İnönü’ye, Adnan Menderes’e, Süleyman Demirel’e, Bülent Ecevit’e…
Ve tabii ki en çalkantılı dönemde 23 yıldır bu ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı Erdoğan’a…
Bizim gerçek Misak-ı Millimiz işte bu “Noktasız, bembeyaz haritadır…”
Kıymetini bilelim.
Yani “Beyaz Vatanımız…”
100 yıldır barış içinde yaşayan ülkemiz.

Şimdi gelelim düne…
Dün İstanbul’da İsrail Konsolosluğu’na yapılan saldırı girişimini işte bu 4 haritanın yanına koyarak bakalım…
3 teröristin yaptığı saldırının amacı işte bu bembeyaz haritayı kan noktalarıyla lekelemektir.
Bizi de Doğu sınırımızda başlayan bu lanetli Orta Doğu’nun siyah noktalarla delik deşik haritasına dahil etmektir.
Hedefi bu “Beyaz Vatanımızdır…”
Dün Konsolosluk kapısındaki kahraman polislerimiz işte bu 3 kişinin “Beyaz Misak-ı Millimize” yaptığı saldırıya karşı yaptıkları vatanseverlik görevidir…
Hepsine ve Emniyet teşkilatımıza işte bu yüzden müteşekkiriz, minnettarız.
Hepimizin görevi bu beyaz haritayı, yani bizi 100 yıldır çevremizdeki bütün savaşların dışında tutan ortak aklımızı korumak ve bunu bir “Beyaz Vatan Savunması” olarak yerine getirmeliyiz.

Şimdi bu delik deşik orta doğu sınırından 120 km içerdeki Adana’ya tekrar dönüyorum.
Geçen hafta Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı bana olağanüstü güzel görüntüler gönderdi.
Devlet Tiyatroları ile birlikte Sabancı Vakfı’nın düzenlediği Uluslararası Tiyatro Festivali sırasında Adana sokaklarında çekilmiş şahane görüntülerdi.
Paris’teki öğrencilik yıllarımda yakından izlediğim Avignon Tiyatro Festivali’nden gelen görüntülerden bile daha güzel ve modern görüntülerdi.

Sokaklardaki ışıklı gösteriler mükemmeldi.
İnsanlar büyük coşkuyla katılıyordu bu festivale.
Düşünün, bu kanlı Orta Doğu coğrafyasından 120 kilometre uzaklıkta bir Türk şehri, 25 yıldır sürdürüyor bu harika festivali.
Ve bir hafta sonra da 1 milyon insanın katıldığı bir karnaval neşesine sokuyor…

Beyaz harita üzerinde göremediğimiz o siyah savaş noktaları bizim ülkemizin 100 yıllık başarısıdır.
Bunu bozmaya çalışan, dünkü gibi terörist gruplarına ve sosyal medya üzerinde her gün provokasyon yapan trol sürülerine meydanı bırakmayalım.
Bu 100 yıllık geçmiş, emin olalım ki;
İran-İsrail/ABD savaşından sonra Türkiye’yi en büyük kazanan haline getirecek olan başarımızdır bu Beyaz Vatan…
Bu başarıyı siyasetçimiz ve halkımızla 100 yıldır sürdürüyoruz.
İlelebet sürdürmek hepimizin görevidir.
Yani…
Yaşasın Beyaz Vatan…
8 Nisan 2026 - Günün sorusu: Bu haritada görünmeyen siyah noktaları görüyor musunuz?
7 Nisan 2026 - Yemek masası jürisinde Ayşe Arman, Özlem Gürses ve Fatih Altaylı’ya kaç puan verdim?
5 Nisan 2026 - Dünyanın en güzel şarap bardağını Türkler mi yaptı, Avusturyalılar mı?
4 Nisan 2026 - Bu Ramazanda ‘Hiç oruç tutmadım’ diyenler ‘Her gün oruç tuttum’ diyenleri geçti
3 Nisan 2026 - Hayatımda gördüğüm en aptalca propaganda paylaşımı