8 Temmuzda Başkan Trump Ankara’da Etimesgut Havaalanında AirForce One uçağına bindi, herkes de onun o uçakla gittiğini sandı. Oysa Trump uçağın öteki tarafında duran bir kargo konteyneriyle gizlice indirilmiş ve o konteynerle pistteki bir başka uçağa bindirilmişti.
Tarih 8 Temmuz, yer Ankara. NATO zirvesi için iki gündür Ankara’da bulunan ABD Başkanı Donald Trump’ı taşıyan konvoy, bu zirve nedeniyle yenilenen ve adı da “Ankara Havaalanı”na çevrilen eski Etimesgut Havaalanına giriş yaptı.
Trump, makam aracından pistte bekleyen AirForce One uçağının önünde indi, uçağa yanaştırılan merdivenden tırmandı ve uçağa geçti. Merdivende bir ara geriye dönerek kendisini uğurlamaya gelenlere el salladı.
Sonra uçağın kapısı kapandı ve uçak harekete geçti. Herkes Trump’ın bu uçakla gittiğini düşündü.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Amerikali Turkler © 🇹🇷🇺🇸 (@amerikaliturkler)’in paylaştığı bir gönderi
Ama öyle olamamıştı. Trump uçağa biner binmez, uçağın öteki tarafında ve uçağa yiyecek yükleyen Türk firması Do&Co’ya ait boş konteynıra alındı. Konteynır AirForce One uçağından uzaklaştı, pistte bekleyen Amerikan ordusuna ait bir başka uçağa yanaştı ve konteynırın içinde gizlenen ABD Başkanı yine bu konteynırla o uçağa gizlice geçirildi.
Bu büyük aldatmaca, The New York Times gazetesine haber oldu.
ABD’li iki üst düzey yetkilinin Pazartesi günü yaptığı açıklamaya göre, üst düzey yönetim yetkilileri, geçen ay Türkiye’deki NATO zirvesi sırasında Başkan Trump’ı gizlice Türkiye’den çıkarmak için ayrıntılı bir aldatmaca plamı uyguladı ve İran’dan gelen tehdit nedeniyle onu uçağa yiyecek yüklemekte kullanılan bir konteynere koyup gizlice bir başka askeri jete bindirdi ve Trump Ankara’dan böyle ayrıldı.
Başkan Trump Ankara’ya kendisine Katar tarafından hediye edilen ve üzerine yeterince güvenlik önlemi henüz yerleştirilmemiş Boeing 747-8 modeli yeni AirForce One uçağıyla geldi. Ancak 8 Temmuzda Türkiye’den ayrılırken bu uçakla değil eski model Air Force One ile ayrıldı. Trump o dönemde gazetecilere, “eski günlerin hatırası için” bu değişikliği yaptığını söylemişti.
Ama şimdi anlaşılıyor ki bu da doğru değildi.
Trump, kameraların önünde eski uçağa sol kapıdan bindi ve New York Times da dahil olmak üzere haber kuruluşları İngiltere’ye kadar bu uçakla seyahat ettiğini ve orada uçak değiştirip yeniden yeni Air Force One uçağına binip ABD’ye öyle döndüğünü yazdı.
New York Times o dönemde, kararın kısmen Katar tarafından bağışlanan yeni uçağın güvenliğiyle ilgili endişelerden kaynaklandığını, çünkü yeni uçağın eski versiyonların tüm savunma yetenekleriyle donatılmadığını bildirmiş, bu haber 10Haber’de de yayımlanmıştı.
Ama şimdi öykünün bu versiyonunun daha da karmaşıklaştığı anlaşılıyor.
Bir ABD’li yetkilinin söylediğine göre, Trump o eski, açık mavi, modifiye edilmiş 747 uçağıyla uçmak yerine, gizlice bu uçaktan indirilmiş ve pistte bekleyen bir askeri jet uçağıyla İngiltere’ye uçurulmuştu.

AirForceOne uçağının öteki tarafından THY’nin catering şirketi Do&Co’nun konteyneri uçağa yemek yüklemiş, sonra da Başkan Trump bu konteynerin içine gizlenerek uçaktan indirilmişti.
Trump AirForce One uçağına sol tarafından binmiş, merdivende fotoğrafları çekilmiş, o uğurlayıcılarına el sallamış ama uçağa biner binmez hemen uçağın diğer tarafından sanki uçağa yiyecek yükler gibi vincin üzerinde duran bir yeme-içme konteynırına alınmış, bu konteynırın içinde gizlenerek uçaktan indirilip aynı konteynırın içinde pistte bekleyen bir başka Amerikan uçağına, askeri bir jet uçağına bindirilmişti.
Bu arada Trump’la aynı uçakta uçtuğunu düşünen gazeteciler AirForce One’da yolculuk yapmıştı, bu da onların bazı Beyaz Saray personeliyle birlikte bilmeden birer yem olarak kullanılmalarına yol açtı.
Trump İngiltere’ye vardığında gizlice eski Air Force One uçağına geri götürüldü. Daha sonra muhabirlerin gözü önünde aslında uçmadığı o uçaktan indi ve pistte yürüyerek Katar tarafından bağışlanan yeni uçağa bindi ve Washington’a uçtu.
Bu ayrıntılı kandırmaca planı, yetkililerin Trump’a İran’dan gelen bir tehdidin güvenilir olduğuna karar vermesinden saatler sonra geliştirilmiş gibi görünüyor. Bu, Trump’a İran’dan gelen yıllarca süren tehditlerin ardından ve o ülkeye karşı başlattığı savaşın ortasında gerçekleşti. Ve bu, bir başkanın nerede olduğu konusunda kamuoyunun aldatıldığı alışılmadık bir örnekti.
Yetkililer daha önce Trump’ın iddia ettikleri yerde olmadığını kabul etmemişlerdi. İlk olarak The Washington Post’un ortaya çıkardığı bu olayda, gizli operasyon kapsamında Trump’ı Türkiye’den İngiltere’ye taşıyan uçak, Boeing 757’nin askeri bir varyantı olan C-32A idi.
Başkanların, yanlarında veya yakınlarında bulunmakla görevlendirilmiş basın mensupları olmadan seyahat etmeleri ve başkomutanın nerede olduğuna dair genel bir bilgiye sahip olmamaları nadir görülen bir durum.

Trump İngiltere’deki askeri üste gizlice yeniden AirForce One uçağına bindirildi, sonra sanki ondan iniyormuş gibi yapıp Katar’ın hediye ettiği en yeni AirForce One’a bindi. Fotoğrafta Trump Washington’da bu yeni uçaktan inerken görülüyor.
Başkan George W. Bush, 11 Eylül 2001 terör saldırılarının ardından yaşanan kaotik saatlerde önce bir askeri üsse, ardından da Washington’a dönerken yanında az sayıda basın mensubuyla seyahat etti. Ve Trump da dahil olmak üzere başkanlar, savaş bölgelerine gazetecilerle birlikte seyahat ettiler.
Eski bir Gizli Servis ajanı olan ve Başkan Bush ile Başkan Barack Obama’nın koruma ekiplerinde görev yapmış Donald Mihalek, Gizli Servis’in geçmişte başkanları gizlice taşımak için sahte konvoylar ve uçuşlar kullandığını söyledi.
Mihalek, “Başkan potansiyel çatışma tehlikesinin olduğu bir bölgede bulunduğunda, Gizli Servis, sahte konvoy kullanımı da dahil olmak üzere koruyucu önlemler almıştır” dedi.
Ayrıca, kurumun uzun zamandır kamuoyuna karşı şeffaflıktan ziyade başkanın güvenliğine öncelik verdiğini de sözlerine ekledi.
“Bu kurum halkla ilişkiler kurumu değil,” dedi. “Bu kurum Gizli Servis’in kurumudur. Bir numaralı görevleri başkanın güvenliğini sağlamaktır.”
Bu durumda, tehdit Beyaz Saray’ı, Trump’ı takip etmekle görevlendirilen muhabirleri kasten yanıltmaya yöneltti ve gazeteciler, bir yem olarak kullanılan bir uçakla seyahat etti.
Geçtiğimiz ay New York Times gazetesi, İran’dan gelen tehdit endişeleri arasında Katar tarafından bağışlanan uçağın güvenlik eksiklikleri hakkında haber yaptıktan sonra, Beyaz Saray iletişim direktörü Steven Cheung, Trump’ın Türkiye’den ayrılışında bir hileye başvurulmuş olabileceğine dair imalı konuşmuştu.
O zamanlar, “Başkanın yakın zamanda söylediği gibi, onu hedef alan birçok Amerikan düşmanı var ve bu tehditlerle başa çıkmak için elimizdeki her aracı -dikkat dağıtma ve yanlış yönlendirme dahil- kullanıyoruz,” demişti.
Olayların seyrine aşina olan kişiler, İran’dan gelen tehdidin Katar tarafından bağışlanan jete özgü olmadığını söyledi. Bunun yerine, Times gazetesinin daha önce bildirdiği gibi, Trump hangi uçakta seyahat ediyor olursa olsun hedef alınıyordu.
Trump, Türkiye’deyken tehdit hakkında bilgilendirildi ve kısa süre sonra, aralarında Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de bulunduğu küçük bir grup üst düzey hükümet yetkilisinin katılımıyla bir plan devreye sokuldu.
Savunma Bakanlığı ve General Caine’in sözcüsü Pazartesi günü tüm soruları Beyaz Saray’a yönlendirdi. Beyaz Saray, NATO zirvesi haftasında yayınlanan Cheung’un açıklamasını, “dikkat dağıtma ve yanıltma” maddesi çıkarılarak yeniden yayınladı. ABD’li yetkililer, hassas güvenlik konularını görüşmek üzere isimsiz kalma koşuluyla konuştu.
Trump, Türkiye’den ayrılmak üzere havaalanına vardığında, önceden yerleştirilmiş bir kamera onu eski Air Force One uçağına binerken kaydetti ve onunla birlikte seyahat eden gazeteciler, arka taraftaki alt basamaklardan uçağa binerken onu sadece kısa bir anlığına görebildiler. Uçak kalkarken, basın mensuplarının hazırladığı bir raporda, “Basın kabinindeki pencere perdelerimizi kapalı tutmamız tavsiye edildi” denildi.
Eski Air Force One uçağı, İngiltere’deki Mildenhall askeri üssüne saat 22:16’da indi ve Trump 40 dakika sonra uçaktan indi. Bundan önce, gazetecilerin haberi olmadan, Trump, geldiği üçüncü uçaktan bir araçla eski Air Force One’a getirildi, farklı bir girişten uçağa bindi ve ABD’li yetkilinin aktardığına göre, her zamanki gibi sol üst kapıdan aşağıya doğru yürüdü.
Oradan Katar uçağına doğru yürüdü ve eski uçakta seyahat eden küçük bir gazeteci grubu onu izledi. Başkan ve basın mensupları daha sonra Washington’a dönmek üzere yeni uçağa bindiler.
ABD’ye dönüş uçuşu sırasında gazetecilerin, neden eski Air Force One uçağıyla İngiltere’ye uçtuklarını sorması üzerine Trump, İngiltere’deki üste konuşlanmış askerlerin yeni uçağı görmelerini istediğini iddia etti. Türkiye’den gelen uçuşta neden pencere perdelerinin kapatıldığı sorulduğunda ise Trump, belirli bir tehditten haberdar olmadığını, ancak İran’dan sürekli kuşatma altında olduğunu söyledi.
“Onların listesinde sizden önce, ben bir numarayım,” dedi gazetecilere. “Ama ben gidersem, sen de gidersin. Değil mi?
Trump ve danışmanlarının birçoğu, özellikle Trump’ın ilk döneminde güçlü bir İranlı komutan olan Tümgeneral Kasım Süleymani’nin öldürülmesini emretmesinden sonra, yıllardır İran’dan tehditlerle karşı karşıya kaldı.
Trump’ın danışmanları, 2024 seçim kampanyası sırasında müttefiklerine, İran’ın hala Trump’a zarar vermeyi umduğu yönünde istihbarat aldıklarını gizlice söylediler. Bu, kampanya sırasında zaman zaman sahte uçakların kullanılmasına yol açtı. Personeli zaman zaman, medyayı uyarmadan adayı gizli bir jete bindirirken, kendi personeli de özel uçağıyla uçtu. Biden yönetimi, Trump’ı öldürme planlarıyla ilgili yeni istihbaratın ardından o yaz Trump için güvenliği artırdı; kısa bir süre sonra, Pennsylvania’daki Butler’da açık hava mitinginde ilgisiz bir suikast girişimiyle karşı karşıya kaldı. Eylül 2024’te de ilgisiz ikinci bir girişim oldu.