İran’da sertlik yanlıları devreye girdi, Hürmüz yine açılmadı; ABD de sertleşti, bütün İran ticari gemilerine el koyacak

İran cuma günü Hürmüz Boğazı’nın açıldığını duyurdu, Cumartesi günü ise bu açıklamayı geri aldı, boğazı yeniden kapattı, geçmek isteyen iki gemiye de ateş açtı. Şimdi Amerika ablukayı sertleştirmeye, İram bağlantılı bütün gemilere dünyanın her yerinde el koymaya hazırlanıyor.

Dünya 19 Nisan 2026

İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması kararını hızla geri alması, İran içindeki bir yönetim bölünmesini de ortaya çıkardı. İran’ın boğazı kapalı tutma kararını Amerika’nın Basra Körfezi girişinde İran gemilerine yönelik yürüttüğü ablukasını sertleştirme, gerekirse İran’la bağlantılı gemilere el koyma kararı izledi.

Ülkenin dışişleri bakanının boğazın açıldığını açıklamasından bir gün sonra, Devrim Muhafızları, hem Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattı hem de ateşkes sırasında ilk kez Körfez’de en az iki ticari gemiye ateş açtı ve denizcilere boğazın kapalı kaldığı konusunda uyarılar yayınladı; bu da geçiş yapmaya çalışan gemilerin geri dönmesine neden oldu. Hareket eden gemilerin hedef alınacağı belirtildi.

Sertlik yanlıları duruma hakim

İran Parlamentosu Başkanı ve barış görüşmelerinin baş müzakerecisi Muhammed Bağher Kalibaf, ulusa sesleniş konuşmasında, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü elinde tuttuğunu ve ABD’nin ateşkesi ihlal olarak gördüğü her türlü eyleme, mayın temizleme operasyonları da dahil olmak üzere, karşılık vereceğini söyledi.

Kalibaf’ın TV’den canlın yayınlanan bu konuşması, ülkenin halen nerede olduğu bilinmeyen ve sağlık durumu hakkında da bilgi alınamayan dini lideri Mücteba Hamaney’in yayınladığı oldukça sert bir yazılı açıklamadan sonra geldi.

The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre Arabulucular, ABD ve İran’ın görüşmelerde bir miktar esneklik gösterdiğini ve Trump’ın bir anlaşmanın çok yakında olduğunu ilan ettiğini söylese de, son iki günde yaşanan Hürmüz Boğazı merkezli olay, uzlaşmaya istekli olanların İran’ın yeni güçlenen sertlik yanlılarının tam desteğine sahip olmayabileceğini gösteriyor.

İran’ı kim yönetiyor?

Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Wilson Center’ın Küresel Danışma Konseyi üyesi ve İran uzmanı Mohamed Amersi, “Batı, İran’ı açık bir komuta zincirine sahip bir ülke gibi görüyor: Dışişleri Bakanlığı ile görüşüyorsunuz, onlar bunu üst makamlara iletiyor, kararlar alınıyor. Bitti sanıyorsunuz. Ama öyle değil” dedi. “İşler kızıştığında, silahlı, insansız hava araçlı ve hızlı tekneli olanlar tartışmaları kazanma eğiliminde oluyor.”

Son olay Cuma günü, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı’nın X hesabından Hürmüz Boğazı’nın “tamamen açık” olduğunu söylemesiyle patlak verdi.

Arakçı’nın sözleri havada kaldı

İran’ın müzakere ekibinde yer alan deneyimli diplomat ve nispeten pragmatist bir isim olan Arakçı’nın açıklaması, Trump’ın iki haftalık ateşkesinin sona ermekte olduğu kritik bir anda uzlaşmaya açık olduklarını gösterme çabasıydı. İranlı bir diplomat ve müzakerelere aşina başka bir kişi bu açıklamayı doğruladı. Açıklama petrol fiyatlarında düşüşe neden oldu ve Trump’tan sosyal medyada hızlı bir şekilde övgü aldı.

Ulusal Güvenlik Konseyi’nde Ortadoğu işlerinden sorumlu eski kıdemli direktör Michael Singh o dönemde, “Arakçı’nın açıklaması, Hürmüz Boğazı’nın açılmasından ziyade müzakerelerin önünü açmayı amaçlıyor gibi görünüyor” demişti. Singh, bunun ABD’nin Lübnan’daki ateşkesin ardından geldiğini ve İran’ın bir anlaşmaya olan ilgisini gösterdiğini belirtmişti.

Bu girişim İran’da hemen saldırıya uğradı. Aynı gece, kendisini Devrim Muhafızları donanmasının bir üyesi olarak tanıtan bir kişi, deniz telsizinden boğazın kapalı kaldığını ve gemilerin geçiş için izinlerine ihtiyaç duyduğunu belirten bir mesaj yayınladı.

Mesajda, “Boğazı liderimiz İmam Hameney’in emriyle açacağız, bir aptalın tweetleriyle değil” deniyordu. Mürettebat üyelerinden biri, gemilerin uyarıya uyduğunu söyledi.

Aynı sıralarda, Devrim Muhafızları ile bağlantılı Tasnim medya kuruluşu da dışişleri bakanını sosyal medyada bu politikayı duyurduğu için eleştiriyordu. “Dışişleri Bakanlığı bu tür iletişimi yeniden gözden geçirmelidir,” denildi.

Kıdemli sertlik yanlısı milletvekili Morteza Mahmudi, Arakçı’nın görevden alınmasını isteyerek, açıklamasının petrol fiyatlarını düşürdüğünü ve ABD’ye bir hediye verdiğini söyledi.

İki geminin saldırıya uğradığı yerler.

Geçmek isteyen gemilere saldırı

Cumartesi günü, İran’ın ortak askeri komutanlığı boğazın kapatıldığını resmen duyurdu. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Umman kıyılarında bir tankere Devrim Muhafızları’na ait savaş gemilerinin yaklaştığı ve ateş açtığı ancak herhangi bir yaralanmaya yol açmadığı yönünde raporlar aldığını söyledi. İngiliz Donanması’na bağlı olan UKMTO ayrıca, Umman açıklarında bir konteyner gemisinin bilinmeyen bir mermiyle vurulduğu ve bazı konteynerlerinin hasar gördüğü yönünde bir rapor aldığını belirtti.

Devrim Muhafızları donanması, gemi sahiplerini, izinsiz boğazdan geçme girişimlerinin “İDGK donanmasının sert bir yanıtıyla karşılanacağı ve imha edileceği” konusunda uyardı.

Tahran’daki paramiliter gücün kıdemli bir danışmanına göre, Devrim Muhafızları, Arakçı’nın duyurusunu yapmadan önce kendileriyle koordinasyon kurmamasına kızgındı. Bazı analistlere göre, grup ayrıca savaş sırasındaki kayıplarının intikamını almak istiyor ve askeri olarak üstünlüğe sahip olduğunu düşünüyor.

ABD ile anlaşmaya karşı direniyorlar

Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Quincy Sorumlu Devlet Yönetimi Enstitüsü’nün başkan yardımcısı Trita Parsi, “ABD ile bir anlaşmaya karşı sert direniş daha da arttı ve bu da büyük bir siyasi zorluk oluşturuyor” dedi.

Uluslararası Kriz Grubu’nun (International Crisis Group) İran proje direktörü Ali Vaez, tepkinin aynı zamanda Trump’ın İran’ın açılımına rağmen Amerikan ablukasının devam edeceği yönündeki açıklamasına da yansıdığını söyledi.

“Bu, Tahran’daki iç çekişmeden ziyade, gerçekten tutarsız bir ABD tutumunun yansımasıdır,” dedi.

Hürmüz Boğazı olayı, savaşın başlarında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın ülkenin Körfez komşularına yönelik saldırılar için özür dilediği ve saldırıların azaltılacağını söylediği bir olayı hatırlattı. Pezeşkiyan, sertlik yanlısı unsurlar tarafından hemen kamuoyu önünde protesto edildi. Devrim Muhafızları komutanları böyle bir karar alındığını reddetti ve saldırılar devam etti.

ABD ablukayı sertleştiriyor: İran gemileri bütün denizlerde kovalanacak

The Wall Street Journal gazetesinin konuştuğu ABD yetkililerine göre, ABD ordusu önümüzdeki günlerde İran bağlantılı petrol tankerlerine el koymaya ve uluslararası sularda ticari gemileri ele geçirmeye hazırlanıyor; bu da Ortadoğu’nun ötesine uzanan deniz operasyonlarını genişletiyor.

Trump yönetiminin Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırma kararı, rejimi boğazı yeniden açmaya ve ABD ile İran arasındaki müzakerelerin odak noktası olan nükleer programı konusunda tavizler vermeye zorlamayı amaçlıyor.

ABD Merkez Komutanlığı’na göre, ABD, İran limanlarına yönelik deniz ablukasının bir parçası olarak İran limanlarından ayrılmaya çalışan 23 gemiyi geri çevirdi. Kampanyanın genişletilmesi, ABD’nin dünya genelinde İran bağlantılı gemileri kontrol altına almasını sağlayacak; bu gemiler arasında halihazırda Basra Körfezi dışında seyreden İran petrolü taşıyan gemiler ve İran rejimini destekleyebilecek silahlar taşıyan gemiler de bulunuyor.

‘İran bayraklı herhangi bir gemi…’

Genelkurmay Başkanı General Dan Caine Perşembe günü yaptığı açıklamada, “ABD, İran bayraklı herhangi bir gemiyi veya İran’a maddi destek sağlamaya çalışan herhangi bir gemiyi aktif olarak takip edecektir. Buna İran petrolü taşıyan gizli filo gemileri de dahildir. Çoğunuzun bildiği gibi, gizli filo gemileri, uluslararası düzenlemeleri, yaptırımları veya sigorta şartlarını ihlal eden yasadışı veya kanunsuz gemilerdir.” dedi.

Caine’in kısmen ABD Hint-Pasifik Komutanlığı tarafından yürütüleceğini söylediği bu hamle, Trump yönetimi yetkililerinin Ekonomik Öfke olarak adlandırdığı Tahran’a karşı ABD baskı kampanyasının yeni bir aşamasını hayata geçirecek.

Amaç İran’ı barışa zorlamakmış

Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, Wall Street Journal’a verdiği demeçte, Trump’ın deniz ablukasının, Ekonomik Öfke kapsamında uygulanan önlemlerle birlikte, bir barış anlaşmasının kolaylaştırılmasına yardımcı olacağı konusunda iyimser olduğunu söyledi.

Ekonomik baskıyı artırma çabası, iki taraf arasındaki geçici ateşkesin gelecek hafta sona ermesiyle aynı zamana denk geliyor. Geçen hafta sonu Pakistan’da yapılan görüşmeler bir atılım olmadan sona erdi ve yeni bir müzakere turu henüz belirlenmedi.

Ateşkesi bozmaya kimse niyetli değil

Her iki taraf da savaşın yeniden başlaması ihtimaline karşı adımlar atıyor, ancak hiçbir taraf savaşı yeniden başlatmaya istekli görünmüyor. İran binlerce orta ve kısa menzilli füzeyi elinde tutuyor ve fırlatma rampalarını yer altı depolama alanlarından geri alıyor. ABD yetkilileri, ülkenin savunma sanayisinin ağır bir şekilde bombalandığını ve bunun İran’ın daha fazla füze üretmesini hızla engelleyeceğini söylüyor.

Savunma Bakanı Pete Hegseth, görüşmelerin başarısız olması durumunda ABD güçlerinin askeri operasyonlara yeniden başlamak için “azami düzeyde hazır” olduğunu söyledi. Ancak Trump yönetimi yetkilileri, ABD kayıplarına yol açabilecek ve Amerikan kamuoyunun büyük çoğunluğu tarafından sevilmeyen bir seçenek olan kara birliklerini kullanmaya istekli görünmüyor.

Hegseth, İran’ın enerji santrallerine saldırmanın hala bir seçenek olduğunu vurgulasa da, böyle bir hamlenin Tahran’ın Suudi Arabistan ve ABD ile müttefik diğer Arap ülkelerindeki enerji altyapısına misilleme yapmasına yol açabileceği için önemli riskler de içerdiğini belirtti.

Bu durum, Beyaz Saray’ın çatışmadan bir çıkış yolu ve uzlaşma arayışı içinde ekonomik kaldıraçlara büyük önem vermesine yol açtı.

Ambargodaki gemi listesi genişledi

Hazine Bakanlığı Çarşamba günü, İran’ın yasadışı petrol ticaretine yönelik baskıyı yoğunlaştırmak için yaptırım uygulanan gemi, şirket ve şahıs listesini genişlettiğini açıkladı.

Hazine Bakanı Scott Bessent’e göre, yeni yaptırım uygulanan gemi ve şirketler, petrol taşımacılığı devi Muhammed Hüseyin Şamhani tarafından kontrol ediliyor. Şamhani, Şubat ayı sonlarında savaşı başlatan İsrail hava saldırısında İran lideriyle birlikte öldürülen Ayetullah Ali Hamaney’in üst düzey güvenlik danışmanı Ali Şamhani’nin oğlu.

Bu durum, Trump yönetimi tarafından zaten yaptırım uygulanan ve şimdi de ele geçirilme hedefi olabilecek yüzlerce İran bağlantılı gemiye ekleniyor. Ayrıca, Başsavcı Vekili Todd Blanche, yaptırım uygulanan İran petrolünü alan veya satan herkesi yargılayacağına söz verdi.

Emory Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde doçent olan Mark Nevitt, Trump yönetiminin denizde üç eylemde bulunduğunu söyledi: İran yakınlarındaki abluka, dünyanın diğer bölgelerindeki gizli gemilerin ele geçirilmesi olasılığı ve füze parçaları gibi kaçak mallara karşı mücadele çabası.

Nevitt, “Bu maksimalist bir yaklaşım. İran’a baskı uygulamak istiyorsanız, bunu yapmak için sahip olduğunuz her yasal yetkiyi kullanmak istersiniz,” dedi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.