Meteoroloji profesörü tarih verdi: Deniz bir metre yükselecek

Mikdat Kadıoğlu Türkiye’de sular altında kalabilecek illeri açıkladı. 2100 yılına kadar deniz seviyesinin bir metre yükselebileceği uyarısı yaptı.İRİSK ALTINDA

Çevre 29 Nisan 2026

Meteoroloji Profesörü Mikdat Kadıoğlu, olası senaryolara göre Türkiye’de sular altında kalabilecek illeri açıkladı. 2100 yılına kadar deniz seviyesinin 1 metre yükselebileceğini belirten Kadıoğlu; İstanbul, İzmir ve Çukurova gibi kritik bölgelerde milyonlarca kişinin risk altında olduğu uyarısını yaptı.

Küresel iklim krizinin yarattığı en büyük tehditlerden biri olan deniz seviyesindeki yükseliş, ’nin kıyı şeridini ve stratejik bölgelerini ciddi bir risk altına sokuyor. İTÜ Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’nin bu süreçten kaçınılmaz olarak etkileneceğini vurgulayarak kritik senaryoları ve risk altındaki illeri paylaştı.

Deniz seviyesindeki artışın etkileri hakkında önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, risk haritalarının alçak kotlu alanlar ile kritik altyapı tesisleri üzerinden okunması gerektiğini ifade etti.

Marmara Bölgesi’nde özellikle İstanbul’un kıyı ilçeleri, Haliç çevresi ve Tekirdağ sahil şeritlerinin yoğun nüfus ve sanayi varlığı nedeniyle büyük tehlike taşıdığı belirtildi.

Ege kıyılarında ise İzmir Körfezi ile Gediz ve Menemen gibi tarımsal önemi yüksek deltaların su baskınlarına açık olduğu kaydedildi.

Yapılan bilimsel değerlendirmelere göre Türkiye’nin en büyük tarım havzalarından biri olan Çukurova Deltası ile İskenderun Körfezi, Akdeniz’deki en hassas noktalar arasında yer alıyor.

Karadeniz’de ise Samsun’un Bafra ve Çarşamba deltaları ile Sakarya Deltası’nın alçak tarım arazilerinin deniz seviyesindeki değişimden doğrudan etkileneceği öngörülüyor.

Sadece İstanbul genelinde yaklaşık 120 kilometrekarelik bir alanın ve 6 milyondan fazla insanın bu yükselişten doğrudan zarar görebileceği verilerle ortaya koyuldu.

TGRT Haber’e verdiği röportajda Türkiye’nin durumunu dünyadaki diğer örneklerle kıyaslayan Kadıoğlu ülkemizin Maldivler gibi bir ada devleti olmadığını ve genel arazi yüksekliğinin koruyucu bir etken olduğunu dile getirdi.

Maldivler için bir varoluş mücadelesinden, Venedik için ise kent ölçeğinde büyük bir yıkımdan bahsedilirken Türkiye için riskin daha çok kıyı şeritleri ve tarım ovalarında yoğunlaştığı bildirildi.

Sürecin yavaş ancak sinsi bir şekilde ilerlediği, kıyı erozyonu ve yer altı sularının tuzlanması gibi geri dönüşü zor sonuçlar doğuracağı ifade edildi.

Bilimsel modeller, Akdeniz kıyılarında son yirmi yılda yaklaşık 6 santimetrelik bir yükselmenin halihazırda gerçekleştiğini gösteriyor. 2050 yılına gelindiğinde deniz seviyesinin 30 ile 50 santimetre arasında artabileceği, 2100 yılında ise bu seviyenin 1 metreye ulaşabileceği tahmin ediliyor.

Bu durumun tarım arazilerinde tuzlanmaya, plajların daralmasına ve fırtına dönemlerinde deniz sularının çok daha iç kısımlara kadar ilerlemesine neden olacağı vurgulanıyor.

Yetkililerin ve yerel yönetimlerin bu uzun vadeli tehdide karşı kıyı koruma yapılarını ve yerleşim planlarını yeniden gözden geçirmesi hayati önem taşıyor.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.