CHP liderine göre bir atanmış CHP var bir de seçilmiş CHP. Özgür Özel, "Partiyi bırakmayacağız. Bırakırsak, biz yokuz dersek yüzde 5, yüzde 3’ün altında oy alabilir bunlar" diyor ve baskın seçim için "Adayımızı gösterir yüzde 60'la kazanırız" diye ekliyor. Özel bugün İzmir'de miting düzenleyecek
Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş lideri Özgür Özel, Ankara’daki istinaf mahkemesi tarafından partinin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı ilk büyük meydan okumasını 26 Mayıs salı günü İzmir’de gerçekleştirecek. Bu mitingden önce Özel verdiği bir demeçte çok çarpıcı açıklamalar yaptı. Miting İzmir Cumhuriyet alanında yapılacak ama valilik buraya izin vermiyor ve Özgür Özel’e Gündoğdu alanını öneriyor. Bu anlaşmazlığın nasıl çözüleceği son dakikaya kadar belli değildi.
CHP’nin seçilmiş genel başkanı ve Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkezi’ne yönelik polis müdahalesinin ardından yeni yol haritasına ilişkin T24’ten Gökçer Tahincioğlu ve Hasan Cemal’e dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “Artık iki CHP var” diyen Özel, bunların birinin “Atanmış CHP”, birinin ise SCHP (seçilmiş CHP) olduğunu ifade etti. Partiden ayrılmayacaklarını belirten Özel, olası bir baskın seçimde yüzde 60 oyla kazanacaklarını kaydetti. (Hasan Cemal’in görüşmeye ilişkin yazısı da burada.)
Özgür Özel , “Bu kadarını ben de beklemiyordum. Butlan kararını okuyunca görüyorsunuz ki korkunç bir iş birliği var. Artık iki CHP var. Atanmış CHP ve SCHP yani seçilmiş CHP. Partiyi bırakmayacağız. Bırakırsak, biz yokuz dersek yüzde 5, yüzde 3’ün altında oy alabilir bunlar. Baskın seçimden de kimse endişe etmesin, adayımızı gösterir yüzde 60 oyla seçiliriz. Ama biz gidersek CHP tarihi, logosu, markası sarayın atadığı bir yönetimin elinde kalır, nasıl bırakalım?” dedi.
Özel, Kılıçdaroğlu ve ekibinden, “İmamoğlu’nu bırak, birlikte yürüyelim” teklifi gelip gelmediği iddialarına da ilk kez açıklık getirdi ve “Bu süre zarfında bunu duymadım ama görüşürsek Kemal Bey’in bunu söyleyeceğini söyleyenler var. Kurultaydan sonra doğrudan Kemal bey değil, bugün yanında duran ve dün partinin önünde görülen arkadaşlar bana bunu defalarca teklif ettiler. 10 yaşımdan beri yola çıktığım kimseyi, inandığım kimseyi, hiçbir arkadaşımı satmadım. Çok kirli bir teklif bu. Bunu yapmak yerine 20 yıl hapis yatmayı tercih ederim” diye konuştu.
Özel, Genel Merkez’de yaşananların bu noktada gerçekleşmesini bekleyip beklemediği sorusuna “İstanbul’u, Gürsel Tekin oraya girerken oluşan manzarayı görünce, ‘bir daha bunu yapmazlar, binaya girmeyi denemezler’ diye düşünüyordum. Butlan meselesini zaten hukukun h’sinden zerre haberi olan kimse beklemiyordu. Ama dünü, bunları, bu kadarını beklemiyorduk. Bir de yıllarca birlikte olduğumuz arkadaşlarımızın bu kadar kötücül bir planın içinde olabileceklerini düşünmüyorduk” diye yanıt verdi.
“Butlan kararını okudukça, işin içinde korkunç bir iş birliği var” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bilmeyenin yakalayamayacağı detaylar var, bir suçüstü hali var aslında. CHP’nin kurultayına butlan kararı veriyorlar tedbirli, aynı kurultay süreci, İstanbul İl Kongresi var, delegelerini iptal ediyorlar ama tedbir koymuyorlar. Tedbirsiz butlan. Tedbirli butlan Kemal beyi geri getirirken tedbirsiz butlan neyi yapıyor o günkü yönetimi geri getirmiyor. Getirse Canan Hanım (Kaftancıoğlu) var ama siyaset yasağı var ve geri kalan yönetimin tamamı bizden. Yeni il başkanı seçilecek. Bunu dikkate almışlar. Bundan beş yıl önce seçilmiş, üç yıl öncesine kadar görev yapmış İstanbul İl Yönetimi’nin bugünkü siyasi pozisyonlarını bile dikkate alarak verilmiş bir karar. Genel Merkez’de tedbirli butlan var, İstanbul’da tedbirsiz. Şu kadarını söyleyeyim. Sadece şu olsa, butlanın var olduğunu kabul etsek bile tutarlılığı yok. Her şartta kimin başta kalacağına karar veren mahkeme. İstanbul’a tedbir uygulamamak bile siyasi bir karar. Bizim dışımızdaki kişilerin görevde olması için her şeyi yapmışlar. Bu butlan kararına, o mahkemenin hakimini bırakın, Adalet Bakanlığı’ndan destek verildi deniliyor çünkü o mahkemenin uzmanlık alanı değil bu. İşin ilginci CHP’li bütün isimlerin siyasi tutumlarını bilen birilerinin desteğiyle yazılmış. Akıl almaz, herkesin eğilimini biliyor. İstanbul’a tedbir uygularsanız Canan Hanım dönemeyeceği için, yönetimin yüzde 80’i değişimci, o yüzden yapmayalım. Özgür Çelik’i seçebilirler diye…”
Genel Merkez’de pazar günü yaşananlar olmasaydı uzlaşma ihtimali olup olmadığı sorusuna yanıt veren Özel, “Bizce vardı ama uzlaşmak istediğimiz şeyde uzlaşmak istemedikleri için aslında yoktu. Biz uzlaşma arayışı varsa diye iki arkadaş görevlendirdik ve isimlerini ilan ettik. Neye uzlaşacağımızı da söyledik. Kurultay yapın, gelin uzlaşalım. Kurultay yapmak dışında her konuda uzlaşmaya hazır bir yapı var karşımızda ama kurultayı zamana yaymak istiyorlar” ifadelerini kullandı.
Özel, Genel Merkez’deki polis müdahalesine ilişkin şunları kaydetti: “Kemal Bey’le konuşmamızdan şunu anladım. Ben iki isim görevlendirdim. Kendisi de görevlendirdi. Bu isimler ertesi gün 12’de görüşecekken sabah yedide görevlendirdiği isimleri kriminal tiplerle kapımıza yolladı. 12’de görüşecek iki kişi, sabah yedide kapıya dayanır mı? Önce kriminal tiplerle sonra polisle. 12’de müdahale edeceğiz dedi polis bize. İçişleri Bakanlığı’na iki arkadaş yolladık, çıktılar ve o dakika müdahale başladı. Müzakereyi kesen bir müdahale. Hem kamuoyu önünde müzakereci görevlendireceksin, saati belli. Hatta müzakerecilerden birisi geceyarısı bizim arkadaşı aramış istersen bu geceyarısı bir araya gelelim gibisinden.”
“Sizce, ayrılmanızı, ayrı parti kurmanızı mı istiyorlar? Bunu yapacak mısınız?” sorusunu yanıtlayan CHP Genel Başkanı Özel, şöyle konuştu:
“Tam olarak şöyle bir durum var. Aksini duymayı çok isterim. Biz mesela Kemal Bey, uzlaşmak için gelseydi, hızla kurultaya gideceğini beyan etseydi, Kemal beyi zora sokmayacak, bu yaptıklarından sonra toplumda da geri dönüşü olmaz işin ama Kemal bey için en itibarlı, en onarıcı her türlü formüle açık olurduk. O kurultaya kol kola gitmek dahil. Önceki kurultayda devir teslimde şunları söylemiştim, ofis tutacaksanız tutalım, vakıf kuracaksanız arkanızda olalım. Korumaların araçları vs. dahil. Zaten bir sene öncesine kadar biz ödüyorduk. Bir sene önce bir kavga çıkardılar, kendilerindeki araçları da iade ettiler. Parti ekonomik olarak zorda. Hem bizim hem onların korumalarının Ankara’dayken dışarıdan değil tabldottan yemelerini söyledik, yüksek fatura geliyor diye, kavga çıkardılar.”
“İnanır mısınız bize bu kötülükleri yapan avukata, bir sene öncesine kadar, Kemal Bey’in davalarına bakıyor diye 300 bin lira, ki yıllardır ödenmiş, ödeme yapılıyordu, onu bile sürdürdük. Oysa benim avukatlarım para almıyorlar. Genel başkanı savunuyorsun diye para alınır mı? Türkiye’nin en iyi avukatları koşar gelir. Kimse olmazsa Turgut Kazan gelir. Yeni avukatlardan ordu oluşur. Böyle şey mi olur?”
“Çok üzülerek söylüyorum, biz burada durdukça, milletvekilleri, toplumun kabulü, iki tane CHP var artık. Bir tanesi SCHP, seçilmiş CHP, diğeri atanmış CHP. Toplum bu atanmış CHP’yi benimsemez. Dün sokakta bunu gördük. Bir araba geliyor, üç kişi var, iki kişi iniyor bizimle yürüyor. Yüz araçtan 98’i korna çalıp el salladı. CHP’nin oy oranı yüzde 98 değil. Millet bu darbeye tepki gösterdi. Millet atanmış CHP’ye dönüp de bakmayacak. Bunu görüyorlar. Ancak bir umut bağlamışlar. Seçilmiş CHP’yi buradan uzaklaştırırsak, deport edersek. Öyle şeyler duyuyorum ki seçilmiş il başkanlarının hesaplarına el koyuyorlar. Vekil maaşlarından grupta çalışan arkadaşlara takviye yaptığımız bir havuz hesabımız var, o hesabın ödemesini kesmeye çalıştılar. Öyle bir noktaya geldi ki CHP’nin mitinglerine mani olunması için miting başvurusu yapan il başkanını görevden alacaklarmış.
Ama biz kalacağız. Ve İzmir’de Cumhuriyet Meydanı’nda miting yaparak başlayacağız. Ben insanların bu işi ne kadar sahiplendiğini görüyorum, göstermek istiyorum. Oradan Manisa’ya geçeceğim ve bir karşılama olacak. Oradan başlayıp devam edeceğiz.
Kemal Bey ve adına konuşanlar, muğlak laflar ediyor, kurultay yapacağız diyorlar ama söyledikleri zamana yaymak ve yapmamak. Eğer en kısa zamanda yapmazlarsa delege imzası toplayacağız ve kurultayı yapacağız. Yine yapmazlarsa ilgili mahkemeye gideceğiz. Mahkemeye müdahale olursa millete şikâyet edeceğiz. Bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”
“Baskın seçim ihtimali olursa yine mi parti kurmayacaksınız?” sorusuna Özel, “Butlanla parti içinde sonuna kadar mücadele edeceğiz ama baskın seçim ihtimalinden de kimse endişe etmesin. Cumhurbaşkanı adayımızı gösterir yüzde 60 oyla seçiliriz. O şartlar altında da CHP’nin listesine müdahale olursa… Benim en büyük itirazım şu, şu an CHP’yi kapattı Saray. Nasıl kapattı? Resmen CHP’yi kimin yöneteceğine delegeler değil de sarayın atadığı hakim karar veriyorsa CHP kapanmıştır. Biz CHP’yi yeniden açma mücadelesi veriyoruz. Yeniden açılış, kurultayda Divan Başkanı’nın sonuçları ilan ettiği andır. O an açılmış olur. Şu an ara dönemdeyiz. Atanmış CHP, seçilmiş CHP. Sandığı getirmek için, yeni bir kuruluş mücadelesi başlattık” diye yanıt verdi.
“Bu bölünmüş yapı sürerken Kemal Kılıçdaroğlu partiyi yönetebilir mi? Hangi zorluklar yaşanır?” sorusunu yanıtlayan Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Kemal Bey partiyi yönetiyormuş gibi yapabilir. Kemal beyin yönettiği CHP’nin gerçek CHP olduğuna insanlar ikna olursa parti tarihinin en büyük çöküşünü yaşar. O yüzden biz partiden gitmeksizin CHP biziz diyoruz. Biz gidersek CHP tarihi, logosu, markası sarayın atadığı bir yönetimin elinde kalır, nasıl bırakalım.
Tayyip Bey bir tercihte bulundu. Tayyip Bey, Kemal Bey’i tercih etti. Kemal Bey hızla kongre yaparsa sarayın bu oyununu bozar ve CHP’nin iktidar yürüyüşüne katkı sağlar. Oyunu boşa çıkaran ve dün yaşananlardan sonra da kurultay yaparsa hem itibarını hem partinin geleceğini kurtarırsa, ihtimal vermesem de umut ediyorum, bunu yaparsa Haziran ayı ölçümlerinde CHP’nin yüzde 40’ın üzerinde olacağını düşünüyorum. Aksine inat ederse de tarihi bir çöküş gerçekleşir. Hele ki biz yokuz, CHP budur dediğimizde yüzde 5’in altında yüzde 3’ün altında oranlara düşer.”