Kalp ve damar cerrahisi uzmanları modern toplumun en büyük bağımlılıklarından birine, her gün milyonlarca kişinin tükettiği gazlı içeceklere savaş açtı.
Sağlıklı yaşam bilincinin küresel ölçekte tırmanışa geçtiği günümüzde, beslenme alışkanlıkları ve tüketilen sıvılar tıp dünyası tarafından mercek altına alınmaya devam ediyor. “Ne yiyorsanız osunuz” ilkesinin yanı sıra “ne içiyorsanız osunuz” gerçeğine dikkat çeken Amerikalı ünlü Kalp, Göğüs ve Damar Cerrahı Dr. Jeremy London, sosyal medya üzerinden halk sağlığını yakından ilgilendiren çarpıcı açıklamalarda bulundu. Meslek hayatı boyunca binlerce açık kalp ameliyatına giren London, modern beslenme düzeninde yer alan bazı popüler ürünlerin damar sağlığını doğrudan felç ettiğini vurguladı.
Dr. Jeremy London, sağlıklı bir yaşam ve güçlü bir kardiyovasküler sistem için kendi hayatında “asla yer vermediği” 4 temel unsuru sıralarken meşrubat ve gazlı içecek sektörü için çok sert bir ton kullandı. Birçok insanın alkol veya sigarayı en büyük düşman olarak gördüğünü belirten London alkolün vücuttaki her bir hücre için yüksek derecede toksik (zehirli) olduğunu, sigaranın ise insan vücuduna yapılabilecek en büyük kötülük olduğunu hatırlattı.
Ancak ünlü cerrah tüm bu ölümcül maddelerin önüne geçecek şekilde gazlı içecekleri doğrudan “sıvı ölüm” olarak damgaladı. Bu içeceklerin toplum yapısında sinsi bir bela halini aldığını belirten Dr. London “Bu konuda kelimelerimi esirgemeyeceğim; şekerli ve yüksek kalorili gazlı içecekleri sadece hayatınızdan çıkarın, nokta, bitti” ifadeleriyle uyarısının altını çizdi.
Kalp cerrahının bu sert çıkışı tıp literatüründeki geniş kapsamlı meta-analiz sonuçlarıyla da birebir örtüşüyor. Ulusal Tıp Kütüphanesi’nde yayımlanan ve konuyla ilgili yürütülmüş 88 bağımsız araştırmayı inceleyen devasa bir bilimsel çalışma, gazlı içecek tüketimi ile kontrolsüz kilo artışı arasında doğrudan bir bağ olduğunu kanıtladı.
Rapora göre bu sıvıları düzenli tüketen bireyler farkında olmadan vücutlarına aşırı miktarda kalori yüklüyor. Dahası, gazlı içecek alışkanlığı olan kişilerin süt, kalsiyum ve diğer hayati mikro besinleri tüketme oranı ciddi düzeyde düşüyor. Bu durum, damar tıkanıklıklarının ve kalp krizlerinin en büyük tetikleyicisi olan Tip 2 diyabet hastalığına davetiye çıkarıyor. Diş hekimleri de yüksek asit ve şeker içeren bu sıvıların diş minesini hızla yumuşatarak geri dönüşsüz çürüklere yol açtığı konusunda cerrahın uyarısına destek veriyor.
Dr. Jeremy London’ın listesinde yer alan ve karbonhidrat tüketmeyi seven birçok kişiyi üzecek son madde ise rafine un, ekmek ve makarna oldu. Rafine edilmiş buğday ürünlerinin kan şekerinde ani dalgalanmalar yaratarak damar yapısını bozduğunu belirten ünlü cerrah kilo kontrolü ve kalp sağlığında formülün yüzde 80 diyet, yüzde 20 egzersiz olduğunu savundu.