CHP’deki miting düellosunun galibi bariz biçimde Özgür Özel

CHP’nin atanmış genel başkanı ile seçilmiş genel başkanı aynı gün aynı saatlerde Ankara’da halkla buluştu. Kemal Kılıçdaroğlu’na birkaç bin kişi gitti; Özgür Özel’in karşısında ise onbinlerce Ankaralı vardı. Özel, o kalabalıkla birlikte Güvenpark’tan Anıtkabir’e yürüdü.

Siyaset 30 Mayıs 2026

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin hukuken tartışmalı mutlak butlan kararıyla fiilen ikiye bölünen CHP’de cumartesi günü ilginç bir kıyaslama imkanı ortaya çıktı.

Mahkemenin atadığı genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile partinin delegelerce seçilmiş genel başkanı Özgür Özel aynı saatte Ankara’nın iki ayrı köşesinde miting niteliğinde “halkla bayramlaşma”lar yaptı.

CHP’nin geçen pazartesi polisin gaz bombalarıyla boşalttığı genel merkezinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun mitingi vardı. Kılıçdaroğlu, mahkeme tarafından atandığından beri ilk kez genel merkeze geldi, makam odasına çıktı, makam masasında fotoğrafını da çektirdi.

O sırada genel merkezin önünde Kılıçdaroğlu ile bayramlaşmaya gelmiş çok cılız bir kalabalık vardı. Fotoğraflarda da belirgin biçimde gözüken bu cılız kalabalık ancak CHP’nin bahçesini doldurdu.

Buna karşılık Ankara Güvenpark yakınındaki Ankara İl Başkanlığı binasının önünde seçim günlerini aratmayan büyük bir kalabalık vardı Özgür Özel’i bekleyen. Zaten Ankara örgütü daha ilk günden Özgür Özel’e bağlılığını bildirmişti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Özgür Özel’in yanındaydı.

CHP Genel Merkezinde cılız bir kalabalık vardı

Kılıçdaroğlu ‘Mertçe hesaplaşacağım’ dedi, isim vermedi

“Bilmediğiniz şeyler var, hepsini anlatacağım” diyen Kılıçdaroğlu’nun paylaşacakları merak konusuydu. Kılıçdaroğlu, bayramlaşma programında karşısındaki birkaç bin kişilik gruba konuştu. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

-Hep beraber mücadelemizi yapacağız. Sevgili kardeşlerim, TV başında bizi dinleyen yurttaşlarım, mücadelesi dağlar kadar büyük, yürekleri denizler kadar berrak yol arkadaşlarım, CHP’nin vefakâr kahramanları, aziz vatanın asıl sahibi asil evlatları sizlere sesleniyorum. Baba ocağına hoş geldiniz, şeref verdiniz.

-Bugün burada bu bina önünde sizlere bakarken sadece bir merkez görmüyorum. Ben kardeşlerime, yoldaşlarıma bakarken adalet yürüyüşünde attığımız her adımda toprağa düşen helal alın terini görüyorum. Hak, hukuk, adalet mücadelesinde vatanperver CHP’lileri görüyorum. Yoksulun yetimin hak mücadelesi için çarpan binlerce yürek görüyorum. Helalleşerek, kucaklaşarak ülkenin geleceği için buradasınız, beraber mücadele edeceğiz. Burası hepimizin, halkın yuvasıdır.

-CHP’nin tarihsel namusunu, millet iradesinin onurunu korumak için bulunuyorum. Mesele sadece kurultay ya da genel başkan kimin olacağı meselesi değil. Mesele ahlakla mı parayla mı, millet iradesi ile mi aparatlar ile mi şekilleneceğiz meselesidir. 

-Bugün çok açık konuşacağım. Öfke ile değil ama sert konuşacağım, gerçeği söyleyeceğim ama kimseyi hedef göstermeden. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Bizim kitabımızda iftira, kin yok. Bizim kitabımızda mertçe hesaplaşma var. Bu hesaplaşma kişisel değil ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır ama bu arınma tasfiye değil yeniden doğulur. 

CHP Genel Merkezi

Delegenin iradesi şaibeli hale geldi

-38. Kurultay’da bir bayrak değişimi oldu. CHP’de demokrasi esas dedik ama maalesef gördük ki durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattı. Kamuoyundaki derin kuşkular hepimize bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülke demokrasisi de sakatlanır. Delegenin iradesi şaibeli hale gelirse milletin siyasete güveni derin yara alır. 

-Atamızın emaneti olan partiyi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı. partimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü. Kimler kişisel ikbal hırsı ile hareket etti. Ben hesap soracağım hesap. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız. 

Koltuk sevdasına geçit vermem

-Partililerimiz o güvenli limanı inşa edecek, doğru düzgün limana gideceğiz. O sandıktan kim çıkarsa partinin meşru lideri ve başımızın tacı olacak. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Kul hakkı yemedim, yedirmedim. Boğazımdan haram lokma geçmedi. Bundan sonra da açıkça söylüyorum, yedirmeyeceğim. Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim.

-Benim hayatım ortada. Bir ömür boyunca dürüstlükten, ahlaktan zerre ayrılmadım. Tüm dünya dinlesin, FETÖ başta olmak üzere hiçbir örgüt ile, hiçbir yurtdışı odaklı yapı ile en ufak teması olmamış alnı dik, başı dik bir adam duruyor karşınızda. Sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum, benim tek bağım bu aziz milletle. Tek odağım vatandır ve Türkiye’dir. Bize çamur atmaya çalışanların çamuru kendi ellerinde kaldı.

Bunca zaman sonra yeniden makam masasına oturdu, hemen poz verdi.

-Değerli yol arkadaşlarım. Ben 78 yaşındayım. Koca bir ömür. Ve bugün 78 yaşında ama bir derdi olan, derdini anlatmaktan asla vazgeçmeyen, aziz Türk milletine tarih önündeki millet yürüyüşünü sizlerle yapan bir kişi olarak karşınızdayım. Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, bu asırlık çınarı kuruluş kodlarına, o tertemiz ahlaki zemine geri oturtma yürüyüşüdür. Birilerinin siparişleriyle, birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. Bana 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama hain diye bağıranları duydum. Onlara, o sloganları attırılan kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum. Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi, kıldan ince, kılıçtan keskindir.

-Tarih bilmeyenler dinlesin. Büyük önderimiz, ebedi genel başkanımız Gazi Mustafa Kemal , milli kurtuluş mücadelesini başlatmak için Samsun’a çıkarken boynunda idam fermanı, isminin üstünde de hain ilanı vardı. Şimdi yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, sarayın karşısında el pençe divan duranların, bugün FETÖ artıklarıyla bir olup milletimizi kışkırtarak bizlere hain damgası vurma çabaları nafiledir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece ve sadece kendi acizliklerinin, kendi korkularının tecellisidir. 

FETÖ ajanları sızmış, farkedemedim

-Şimdi müsaade edin. Ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşiniz, bu yaşlı adam, sizinle tam bu noktada tarih önünde açıkça helalleşsin. Benim bu millete, bu aziz millete, bu cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin, o nasırlı ellerinizle helal lokmalardan artırarak kendi kurdukları haram sofralarına meze yapanların hortumlarını zamanında kesmediğim için özür diliyorum. Pavyon masalarında delegeleri pazarlık yapanların maskesini vaktinde indiremediğim için özür diliyorum. Halkın belediyesinde rüşvete talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını atamadığım için tarih önünde halk deryasından özür diliyorum. Temiz siyasetimi sırtımdan hançerlemek için kullananları göremedim, beni affedin.

-Uşak’ta rüşvete göz yummak baba ocağının kitabında yazar mı? Baba ocağında market poşetleri içinde rüşvet parası olur mu? Baba ocağında para helaldir, temizdir. Baba ocağı vatandır. Baba ocağının sofrasında asla haram lokma olmaz. Baba ocağında oturanlar rüşvet iddiaları karşısında sessiz kalamaz. 

-Nasıl yol yürüyeceğimize siz karar vereceksiniz. Kapatma olursa yeni parti için hazırız diyenler iyi bilsin ki, CHP ülkeye, millete hizmet etmeyi şiar edinenlerin partisi. Hiçbir CHP’li çift ajandalı değildir. CHP, mandacılara ya istiklal ya ölüm diyenlerin partisidir. Arınacağız, önce CHP sonra Türkiye arınacak. Bu milletin dertlerini de unutmayacağız.

Özgür Özel, ‘Hain Kılıçdaroğlu’ sloganını susturdu

Kılıçdaroğlu ile aynı saatte Özgür Özel onbinlerce Ankaralı’nın hınca hınç doldurduğu ve taştığı Güvenpark’ta vatandaşlara hitab ediyordu.

Özgür Özel, miting alanına gelip vatandaşları selamladıktan sonra “Hain Kılıçdaroğlu” sloganları üzerine “Değerli Ankaralılar, sizi anlıyorum. Öfkenizi anlıyorum. Ancak bugün öfke sözleri değil; umudu yükseltmenin, umut sözlerini söylemenin, iktidar yürüyüşünü başlatmanın, ‘İktidar!’ diye haykırmanın günüdür!” dedi.

Bir akıl CHP’ye kayyum getirdi

Özgür Özel’in konuşmasından satır başları şöyle:

-Tarihte ilk kez Cumhurbaşkanlığında bir partinin genel başkanı otururken 24 yıl boyunca her seçimi kazanmışken, hiç seçim kaybetmemişken; bu ses Cumhuriyet Halk Partisi, bir partili cumhurbaşkanını yendiği için, yapılacak ilk seçimde iktidar olacağı için, bir güç, devleti elinde tutan kötücül bir akıl Türkiye’de seçimle iktidarı değiştirme umuduna, yani cumhuriyetin en büyük kazanımı olan sandığa müdahale etmekte, Türkiye’nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilen genel başkanı değiştirip atama yapmaya kalkmaktadır, kayyum getirmektedir.

-Bugün polis tarafından alınan binada, TGRT ile A Haber ile taşımalı cılız kalabalık ile bir meşruiyet arayışı var diğer tarafta milletin ta kendisi var. Bir tarafta ele geçirilmiş bir bina diğer tarafta partisine sahip çıkan milyonlar var. Biz AK Parti’yi tarihinde ilk kez yenen kadrolarız. Biz atanmış değil seçilmiş CHP’yiz.

CHP atama kabul etmez

-Buradan açıkça ifade ediyoruz. Kimse bu milleti ve bu devleti de küçük görmesin. Kimse bu devleti emir eri sanmasın. Derhal bir kurultay yapın, partiyi seçilmiş bir genel başkana kavuşturun. CHP atama kabul etmez. CHP’ye mazbatasız genel başkan olmaz.

-Diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istiyor buna izin vermeyeceğiz.

-Derhal kurultay yapılmalıdır. Hangi delegeyle istiyorsanız derhal kurultay yapın. CHP atama kabul etmez.

-Genel başkanın kim olacağına 2 milyon CHP üyesi karar versin hadi. Oradan çıkan isimle kurultaya gidelim. CHP’de genel başkanlık için ön seçim istiyorum. Sözüm söz eğer bu seçimde yüzde 85’in altında oy alırsam göreve talip olmayacağım.

Müesses nizamın çarkına çomak soktuk

Biz bu müesses nizamın çarkına iki yerde çomak soktuk. Birincisi Türkiye’de bu düzende seçimle genel başkan değişmez, Atatürk kalksa gelse bu delege düzeniyle genel başkanı değiştiremez denilen yerde Atatürk’ün kendini değil fikrini, mücadelesini, onun azmini sahiplenenler CHP’de kurultayı kazandılar.

İkincisi, AK Parti yenilemez, 13 sefer seçim oldu hep Tayyip Erdoğan kazandı, AK Parti yenilmezdir diyenlere karşı CHP hep birlikte bütün demokratlarla birlikte AK Parti’yi yendik ve müesses nizamın tekerine çomak soktuk.

Bu partinin milletvekili yaptığı birisi TGRT’ye diyor ki: ‘Bütün süreç boyunca katkılarınız unutulamaz.’ Bu sözü söyleyen nasıl Cumhuriyet Halk Partili olabilir. Geçen sene ön seçimde sandık başına ben de gittim, genel başkanımız da gitti, Mansur başkan da gitti. O gün TGRT hırsızlara sahip çıkıyor musunuz? diyordu.  Mansur Yavaş bizimle birlikte. Mansur Başkan bugüne kadar ne yaptı, ne adım attı, ne açıklama yaptıysa bilgim dahilindedir. Bundan sonra da ne yapacaksa birlikte yapacağız.

Anıtkabir’e yürüdü

Özgür Özel konuşmasının sonunda “Beni seven, ülkesini seven partisini seven arkamdan gelsin” dedi, Güvenpark’tan Anıtkabir’e yürüyüşe başladı.

Özel, yürüyüş esnasında yaptığı açıklamada,”Ülkede Türkiye’nin kurucu partisine, ülkeye sandığı getiren partiye, kendi içinde parti içi demokrasiyi yaşatan tek partiye, Genel Başkanları için yarış olabilen ve bu yarışla Genel Başkanı değişen tek partiye saray darbesi yapıldı. Bu partide sandık ortadan kalkarsa, Türkiye’de de sandık ortadan kalkar” ifadesini kullandı.

Sandığa sahip çıkmanın CHP meselesi olmadığını, milletin meselesi olduğunu vurgulayan Özel, partiyi bugünkünden çok daha zor şartlarda kuran birisine, partinin kurucusuna yürüdüklerini söyledi.

Özel, “Çünkü bundan 100 yıl önce, 110 yıl önce, ‘Para yok’ diyenlere, ‘Bulunur’, ‘Ordu yok’ diyenlere, ‘Kurulur’ demişti. Parayı buldu, orduyu kurdu, Türkiye’yi kurtardı, Cumhuriyet’i kurdu, partimizi kurdu ve ülkeyi bugünlere getirdi. Şimdi birileri binayı, paraları, araçları ele geçirip bu yürüyüşü durduracaklarını sanıyorlar. Biz o yüzden, bugün bu meydana gelenlere ‘Tarihin doğru yerinde durun, tarihe geçin’ demedik. ‘Gelin, tarih yazın’ dedik, tarih yazıyorlar. Tarih yazan yüz binlerle birlikte bu CHP’nin hak etmeden sahiplenip, 81 ilden taşımayla ve bir illüzyonla kendine meşruiyet yaratmaya çalışanlara karşı milletten meşruiyetimizi alarak Ata’mıza yürüyoruz” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’na yanıtlar

Özel bir gazetecinin sorusu üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:

“AK Parti yargısına güvenerek ve AK Parti ile pazarlık yaparak bir sonuç alınabileceğini düşünenler bütün arkadaşlarımıza çok büyük haksızlık yapıyorlar. Kimin masum, kimin masum olmadığını bilmek için iki şey lazım. Önce bir tarafsız yargı lazım. Bir de masumiyet karinesine inanmak lazım. Senin arkadaşın, seni destekleyen birisine ‘Hırsız’ denince sahip çıkmak, desteklemeyen birisine ‘Hırsız’ denince o iftirayı paylaşmak bir Genel Başkan’a yakışmaz.

İlk önce şöyle, Genel Başkan Atatürk’ün koltuğundadır, bu partinin, baba ocağının Genel Başkanlık koltuğundadır ve bir baba gibi evladına ‘Hırsız’ dendiğinde, ‘Yapmaz benim evladım’ der. ‘Benim evlatlarımın bunu yapacağına inanmıyorum’ der. Masumiyet karinesine inanmadan, TGRT’nin ‘Hırsız’ dediğine ‘Hırsız’ diyerek, A Haber’in ‘Yolsuz’ dediğine ‘Yolsuz’ diyerek bu partide yol alınmaz.”

TGRT ağzıyla, hazır bir metinden konuşuyor

Kemal Bey bu sözleri hazır bir metinden kullanıyor. Bunlar TGRT’nin geçmişte Kemal Bey’e attığı iftiralardı. Kemal Bey’i ‘FETÖ artıklarıyla’ çalışmakla suçlarlardı, bazı danışmanlarını söyleyerek. Şimdi metin değişmemiş, ama Kemal Bey dönüp TGRT’nin, A Haber’in iftiralarını şimdi kendisi sahipleniyor. Arkadaşlarımıza bir yıldır ağza alınmayacak hakaretlerle, iftiralarla ‘hırsız’ diyor TGRT. Ne olmuş? Ankara’nın taşına bak, gözlerimin yaşına bak! TGRT hâkim olmuş, şu partinin haline bak! Uyan, uyan Gazi Kemal gözlerimin yaşına bak! Daha başka diyecek bir şey bulamıyorum.”

Özel, “Tarihi boyunca partiyi kimin adliye koridorlarına düşürdüğünü bütün milletimiz gördü. AK Parti yargısından kimin medet umduğunu bütün milletimiz gördü. Daha fazla bir şey söylemeyeyim” ifadelerini kullandı.

En büyük dokunulmazlık milletin sağladığı

Kendisinin dokunulmazlığının kaldırılmasının da söz konusu olabileceği iddiasına ilişkin soruyu Özel, “İktidara yakın medyanın peşine takılanın ne hale düştüğü, partiyi ne hale düşürdüğü ortada. Biz meşruiyetimizi milletten alıyoruz. Milletin sağladığı dokunulmazlıktan daha büyük bir dokunulmazlık yoktur” diye yanıtladı. 

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.