Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün ‘Yolsuzluk Algı Endeksi’ raporunda Türkiye 17 basamak geriledi ve 182 ülke arasında 124’üncü sırada yer aldı. Türkiye'nin yolsuzluk algısı endeks puanı 31 oldu. Yolsuzluk algısının en düşük olduğu Danimarka'nın endeks değeri 89.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün (Transparency International) son Yolsuzluk Algısı Endeksi’ne (CPI) göre, yolsuzluk algısı küresel olarak kötüleşiyor.
Endeks, ülkeleri 0 ile 100 arasında puanlandırıyor; daha yüksek puanlar, algılanan kamu sektörlerinin daha temiz olduğunu gösteriyor. 2025 yılında küresel ortalama 42’ye düşerken, 182 ülkenin 122’si 50’nin altında puan aldı.
Liste en az yolsuzluk yapılan ülkelerden başlayarak yolsuzluğun daha yoğun olduğu ülkelere göre sıralanıyor. 2025 yılı verilerine göre en az yolsuzluk yapılan ülkeler Finlandiya, Singapur ve Danimarka; en çok yolsuzluk yapılan ülkeler ise Somali, Sudan ve Venezuela olarak belirlendi.

Bu harita, yolsuzluk algılarının dünya çapında nasıl karşılaştırıldığını gösteriyor; Danimarka’nın 89 puanından Somali’nin 9 puanına kadar.
En çarpıcı bulgulardan biri, en iyi performans gösteren ülke sayısının ne kadar hızlı azaldığıdır. 2015 yılında, 12 ülke Yolsuzluk Algılama Endeksi’nde 80’in üzerinde puan aldı. 2025 yılına gelindiğinde bu sayı sadece beşe düştü.
Bu değişim, geleneksel olarak güçlü demokratik kurumlarla ilişkilendirilen ülkelerin bile artan yönetişim baskılarıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Transparency International, yükselen siyasi kutuplaşmayı, zayıflayan kurumsal güveni ve denge ve denetim mekanizmalarına yönelik baskıyı, birçok gelişmiş ekonomideki puanları etkileyen faktörler olarak gösteriyor.
ABD bu değişimin en açık örneklerinden biridir. 64 puanla küresel olarak 29. sırada yer alan ABD, endeksteki en düşük puanına geriledi. Bu düşüş, şeffaflık ve kurumsal güven konusundaki artan endişeleri yansıtıyor.
Yolsuzluk, siyasi istikrarsızlığın ötesinde ciddi ekonomik maliyetler doğurmaktadır. Uluslararası Para Fonu tarafından yayınlanan araştırmalar, yolsuzluğu daha düşük yatırım, daha zayıf ekonomik büyüme ve hükümet etkinliğinin azalmasıyla ilişkilendirmiştir.
Birçok ülkede yolsuzluk, kamu harcamalarının önceliklerini de çarpıtıyor. Altyapı, sağlık, eğitim veya iklim değişikliğine uyum için ayrılan fonlar, rüşvet planları veya şeffaf olmayan tedarik sistemleri aracılığıyla başka yerlere aktarılabiliyor.
Etkiler genellikle daha düşük gelirli ülkelerde daha şiddetli oluyor; burada daha zayıf kurumlar, hükümetleri organize suç ve devletin ele geçirilmesine karşı daha savunmasız bırakıyor.
Ekonomik boyutun ötesinde, yolsuzluk önemli insani riskler de yaratıyor. Yolsuzlukla mücadele haberciliği, özellikle zayıf yönetim korumalarına sahip ülkelerde tehlikeli olmaya devam ediyor. 2012’den bu yana, savaş bölgeleri dışında yolsuzluk haberlerini takip eden 150 gazeteci öldürüldü ve vakaların neredeyse tamamı yüksek yolsuzluk seviyelerine sahip ülkelerde meydana geldi.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi de dahil olmak üzere uluslararası kuruluşlar, yolsuzlukla mücadele için daha güçlü yasal kurumlara, bağımsız medya korumasına ve sınır ötesi işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu vurgulamaya devam ediyor.
Bazı ülkeler şeffaflığı ve hesap verebilirliği iyileştirmeye devam ederken, daha geniş küresel tablo, yolsuzluğun derinden kök salmış ve tersine çevrilmesi giderek zorlaşan bir sorun olduğunu gösteriyor.