Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel kavgayı bir kenara bırakıp şu anda oluşan fiili durumu soğuk kanlılıkla aşabilirler ve Cumhuriyet Halk Partisini içine düşürüldüğü çıkmazdan kurtarırlar… Başka hiç bir çareleri yok. Yoksa koca ana muhalefet partisi bölünüp gider…
Ama CHP Meclis Grubu Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve ekibinden aldığı akıllarla bu krizi yönetmeye kalkarsa şu anda partinin içine düştüğü açmaz devam eder. İmamoğlu ile hareket etmek, onun dümen suyunda siyaset yapmaya çalışmak Özgür Bey’e bir şey kazandırmadığı gibi CHP’yi de daha fazla uçuruma iter…
Özel’e düşen görev partiyi İmamoğlu yörüngesinden çıkarmaktır. Kılıçdaroğlu ise mahkemenin Özgür Özel’e parti genel başkanlığı görevini kazandıran CHP kurultayının “mutlak butlan” kararı ile yok sayılması ve kendisinin yeniden CHP lideri olarak başa geçmesi olayının siyasetimize ve demokrasimize getirdiği çarpıklığı mümkün olan en kısa zamanda gidermesi gerekir.
CHP’nin yeniden bir kurultay toplayıp partiyi yönetecek ve bölünmeyi önleyecek bir yönetici kadro seçmesi lazım… Bunun için yeniden kurultay delegelerinin seçilmesi gerekiyor bu da kanunlarımıza göre hemen olacak iş değil. Aylar lazım. Ülkee siyaseti tatile girmişken bu yaz aylarında yapılır sonbaharda olay çözülebilir.
Ama bunun seri yapılabilmesi için Kılıçdaroğlu ve Özel’in akılcıl bir şekilde anlaşıp olayı tatlıya bağlamaları gerekiyor…
Kurultay çok kısa zamanda yapılmazsa CHP seçime giremez iddiaları ise anlamsız. CHP’yi bu hale getiren hukuk onu bu açmazdan çıkarıp seçime sokmakla yükümlüdür.
Ülkemize dışardan bakanlar için şu andaki durumu anlamaları güç. İnsanlar AK Parti’nin gelecek seçimlerde ciddi bir rakibi bertaraf etmek için hukuku kullanarak CHP’yi bu hale düşürdüğüne inanıyorlar… Yarım asrı aşkın bu işlerin içinde olan bizler için ise “vay canına bir siyasi partinin başına bir de bu gelebilirmiş” diyoruz. Biz siyasette her türlüsünü gördük. Kanlı darbe, muhtıra ile darbe, e-muhtıra ve FETÖ darbe girişimi gibi tuhaf müdahaleler bizim için yabancı değil. Parti kapatmalar, yerine başka partilerin ikame edilmesi, milletvekili transferleri ile partilere darbe vurulmasına şahit olduk. Ama bu ilk: Bir parti mahkeme kararı ile içten çöküyor… Tek başımıza gelmeyen uzaylıların Dünya’ya gelip siyasete el koyması…
CHP her zaman çalkantılar içinde faaliyet göstermiştir. Zaten bu nedenle rahmetli Bülent Ecevit CHP’nin başına geçmemiş ve Demokratik Sol Partisini kurarak siyasi hayatını sürdürmüştür.
Ama bu sefer kriz çok daha ciddi. Bu partinin bölünmesine, parçalanmasına izin verilmemeli. İşte burada hem Kılıçdaroğlu’na hem de Özel’e büyük görev düşüyor.