Özgür Özel: Bunlar Ekrem Bey’e cezaevinde genel başkanlık teklif etti

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından alınan Özgür Özel "Yeni bir parti var, olacak, olmalı ama bunu hep felaket senaryosu için düşündük" dedi.

Gündem 3 Haziran 2026

Meclis’teki grup toplantısıhrah sonra parlamento muhabirleriyle bir araya gelen Özel siyasi kulislerde sıkça konuşulan yeni partiyle yollarına devam edecekleri iddialarına açıklık getirdi:

“Yeni bir parti var, olacak, olmalı ama felaket senaryosu için hep düşündük. (İktidar) Butlan kararının ardından baskın seçim yapıyor, CHP’nin kongre yapmamasını seçime girme yeterliliğinin kaybı olarak nitelendiriyor.

O zaman yeni partiniz yoksa şok yaşarsınız, hazır olmalısınız. Hatta yani yeni bir parti daha da olabilir, yani iki yedekli de olabilir. Ama biz bunu CHP’yi bırakıp, bu partiye geçiyoruz diye bir şey yok. Bu, CHP’yi aşan bir büyük iktidar yürüyüşü. Bunu partiyi terk ederek değil, partide mücadele ederek yapacağız.”

‘Ekrem beye genel başkanlık teklif ettiler’

Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun partiden ihraç edilmesi tartışmalarına da değinen Özel, bunun Parti Meclisi kararı olmadan mümkün olmayacağını söyledi.

İmamoğlu’nun tutuklandığı dönemde Kemal Kılıçdaroğlu’nun da kendisini cezaevinde ziyaret ettiğini, cumhurbaşkanı adaylığı önseçiminde oy verdiğini anımsatırken Kılıçdaroğlu’na yakın isimleri kastederek şu iddiayı ortaya attı:

“Ekrem beye ‘Biz bir olalım, Özgür beyi indirelim’ dediler. Ekrem beye cezaevindeyken genel başkanlık teklif ettiler. İddianAme yokken suçsuz olan Ekrem, iftiracılar dökülürken, helallik isterken arkadaşlarımızdan. Şimdi ne oldu da Ekrem bey hırsız oldu?”

‘FETÖ’ suçlaması: ‘Tüfeğin kabzasını yakıyorlar’

Özel, 15 Temmuz darbe girişimine karşı tavrını “Darbedir” diyerek net olarak ortaya koyduğunu hatırlatıp iktidara yakın bir yayın organında kendisine ‘FETÖ’cü’ suçlaması yöneltilmesine tepki gösterdi:

“Bu suçlamanın yöneltilebileceği son kişilerden biriyim. Kemal (Kılıçdaroğlu) bey için bir şey diyemem o gizli özne olarak söyledi. Bunu dile getirenlerin acz içinde olduğunu gösteriyorlar. Yakacak mermi kalmamış, tüfeğinin kabzasını yakıyorlar, yapıyorlar.”

Kılıçdaroğlu, geçen cumartesi (30 Mayıs) genel merkezdeki bayramlaşma programındaki konuşmasında ‘FETÖ ajanlarını fark edemediği için’ partililerden özür dilemişti.

‘İlk kez öfke biriktiriyorum’

Özel, kendisiyle ilgili fezlekelerin Meclis’e sevk sürecinde özel hayatı üzerinden itibar suikastı yapılacağı iddialarını “Psikolojik harp yöntemi” olarak nitelendirdi. Kendisinin bu konuda en ufak bir açığı ve korkusu olmadığını belirtti:

“Öyle bir şey olsa (Adalet Bakanı) Akın Gürlek’e ‘Sert kapıya çarptın’ demezdim, onlarla anlaşma yoluna giderdim. Tamamen soytarılık, iftira. Bunları gördükçe sinirleniyorum, kızıyorum, midem bulanıyor. Hayatımda ilk kez öfke biriktiriyorum. Çünkü bu olmaz. Ölmüş bir kadına iftira attıran bir zihniyetle muhatabım.”

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye gerçekleştirdiği ziyaretle ilgili değerlendirmeleri sorulan Özel, “Ümit ediyorum Devlet Bey, bu meseleden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir. Onun dışında, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı, aynı gün değişmişleri. Eş zamanlı göreve başladılar. Yaşadığımız sürece bakında o da o Kabine değişikliğinin bize özel olduğunu anladık” diye konuştu.

Özel, “Dokunulmazlığınızın kaldırılacağı yönündeki iddialarla ilgili yorumunuz nedir?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Meclis’in bayatlamayan haberi fezleke haberidir. O yüzden bir endişem yok. Kendisi ile ilgili endişe duyan birisi zaten CHP Genel Başkanlığına soyunmaz. Türkiye’de çok partili siyasi yaşamın geleceği açısından endişem var ama. Bir Asliye Hukuk hakimi ya da o kabul etmezse İstinaf Mahkemesi heyeti, istediği seçimi yok hükmünde sayabilir.

Ceza Davası’nı da beklemediler. Hukuk davasının ceza davasını beklememesi tamamen bir hukuksuzluk. Türkiye demokrasi açısından endişem var, kendim açısından bir endişem yok”

CHP Lideri Özel’in “Kurultay yapılmasına yönelik nasıl bir yol haritası izleyeceksiniz?” sorusuna yanıtı şu oldu:

“Partinin butlan yönetimi ile Adalet Bakanlığı tandem oynuyor. Şu anda da 804 ıslak imzalı kurultay talebi var delegelerden. Giderek artıyor sayı. Karşımızda meşru siyasi rakiplerimiz yok. Karar kesinleşmediği için kurultay yapılamayacağını söyleyenler var. O zaman avukatın bize sorsun, Yargıtay’daki başvuruyu çeksin, karar kesinleşir zaten.

Önemli olan iyi niyet olsun. Butlan kararında, büyük bir tutarlılık görüyorum. Hükümet, ‘Benim ne alakam var’ diyor, diyor da Adalet Bakanın neden çıkıp da ‘Harika bir karar oldu’ diyor. Mahkeme kararını yok mu sayacaksınız diye soruyorlar.

Kurultay için tüm yolları deneyeceğiz. AYM kararı var. Bu karara istinaden, Kemal Bey’in toplaması gerekiyor kurultayı. Yargıtay’a başvurduk, tedbir kararına itirazın geri çekilmesisin, ‘Bir hakkın kötü kullanılması’ olduğunu ifade ettik. Bu tıkanmışlık ancak Yargıtay’ın kararı ile aşılabilir.”

Özel “Sokağa rağmen siyaset olmaz” diyerek “Sokağın sesini dinlediğinin” altını çizdi. Kurultayda da gün boyunca “Delege sokağın sesini dinle” sloganlarının atıldığını vurgulayan Özel “Kimin ne dediğinin, ne yaptığının önemi yok, sonunda kazanır. Halkın istediği olur. Bu rüzgarı kimse engelleyemez” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu ile görüşüp görüşmeyeceği yönündeki sorunun ardından Özel, “butlan” kararının çıktığı gün yaşanan diyaloğu anlattı:

“Kemal Bey butlan kararından sonra beni aradı. Açamamıştım sonra kendisini aradım. ‘Ne yapmak lazım?’ diye sordu. Kurultay yapmak lazım dedim, ‘Yapamazsın diyorlar’ dedi. Ben de isterse yapılabileceğini söyledim. O an kendimi 2023 Haziran ayında hissettim.

Seçim kaybedilmişti, Kemal Bey bir programa katılacaktı, ‘Ne diyeyim?’ diye sordu. Dedim ki yeniden aday olup olmayacağınız sorulur, sakın olacağım demeyin, kurultaya gideceğiz deyin. ‘Öyle bir talep mi var ya?’ diye sordu o zaman da.

O dönem, Kemal Bey’in bir akil insan pozisyonuna gelip partiyi kurultaya götürmesi gerektiğini söylemiştim. Aksi halde felaketin geleceğini belirtmiştim. Nitekim öyle de oldu. Kurultayda seçim kaybederek görevden uzaklaştı. Bugün o dönemki öfkenin daha fazlası var.

Sokağı dinlememek, duygu durumunu ölçmemek, seçmenin eleştirisine duyarsız kalmanın nelere yol açacağı ortadaydı. Kemal Bey bu durumu önemsemedi. Mutlak Butlan kararını bayramdan önce, bayramda ne de olsa sönümlenir diye aldılar. Bayram bitti öfke bitmedi, daha da büyüdü.

Bir butlancı, herhangi bir zaman geçince vatandaş benimle empati yapar, sempati duyar diye beklemesin.”

CHP’li Özel, Kılıçdaroğlu’nun MYK’sini ise şöyle değerlendirdi:

“Gayet normal bir liste. Görevi kabul etmeyenler vardı biliyorsunuz. O liste bir çaresizliği çağrıştırıyor. Yedi kişilik bir MYK açıklayacağım deyip 19 kişilik MYK açıklıyorsan, MYK’ya sokmayacağın isimleri yanında tutamayacağını gösterir. Mutlak bir sadakat değil, mutabakat üzerinden sadakat sağlamaya yönelik bir liste.

Özel, “Yeni bir parti kurulacak mı?” sorusuyla ilgili ise şu değerlendirmelerini kayda geçirdi:

“Yeni partiyi biz hep felaket senaryosu için düşündük. Partinin seçime girememesi halinde ikinci partiyi hazır etmek lazım olabilir. Biz bunu, CHP’yi bırakıp bu partiye geçiyoruz diye bir kararımız yok. Bunun adı, CHP’yi aşan bir büyük iktidar yürüyüşü. Ama bu partiyi terk ederek değil, partide mücadele ederek yapacağız. Şu anda parti zaman kaybediyor, seçim yaklaşıyor.

Butlandaki arkadaşlara partiyi bıraksanız, CHP artık muhalefet yapamaz. ‘Erdoğan ile müzakere olamaz mücadele olur’ diyenlerin ne müzakereler yaptıklarını gördük. Bu iktidara muhalefet etme imkanları kalmadı artık.

Bugün Kemal Bey’den görev yapan Necdet Saraç’ın son yaptığı ankete bakın. Artık oradan bir muhalefet çıkmaz.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.