Türkiye İstatistik Kurumu'na göre Nisan ayında tam 356 bin kişi işini kaybetti. Ama aynı TÜİK bunların 361 binini "iş aramaktan vazgeçti" gibi gösterdi, toplam resmi işsiz sayısını sadece 5 bin kişi arttırdı. Böylece işsizlik oranı da sadece yüzde 0,1 büyümüş oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre İstihdam edilenlerin, yani bir işi olanların sayısı 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 356 bin kişi birden azaldı. Bu tarihe geçen bir işsiz kalma rekoru.
Ama TÜİK 356 bin kişinin işini kaybettiği bir ayda bile işsiz sayısını azaltmayı başardı. Kuruma göre 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 5 bin kişi azalarak 2 milyon 868 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 8,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 iken kadınlarda yüzde 11,0 olarak tahmin edildi.

İşsizlik oranında sınırlı bir artış olması Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan’a kadar bakanları sevindirdi ama kimse buharlaşan 356 bin iş alanından ve işsiz kalan 356 bin kişiden söz etmedi.
TÜİK bu mucizeyi “iş gücüne katılım” adını verdiği r akamlarla oynayarak başarıyor. İşgücüne katılım TÜİK’e göre, 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 361 bin kişi azalarak 35 milyon 34 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,6 puan azalarak yüzde 52,4 olarak gerçekleşti. 361 bin kişi iş gücüne katılmaktan vazgeçtiğine göre geriye kalan 5 bin kişi “işsiz” kalmış oluyor sadece.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabından, 2026 yılı nisan ayı iş gücü istatistiklerine ilişkin yaptığı paylaşımda, “İşsizlik oranı, nisan ayında bir önceki aya göre 0,1 puan artış gösterdi. Geçen yılın aynı ayına göre ise 0,5 puan azalarak yüzde 8,2 olarak gerçekleşti. Böylelikle 36 aydır tek haneli seyrini sürdürdü. İstihdam sayımız, aynı dönemde 32 milyon 166 bin kişi, istihdam oranı ise yüzde 48,1 oldu. İş gücü sayımız, 35 milyon 34 bin kişi, iş gücüne katılma oranımız ise yüzde 52,4 olarak gerçekleşti.” ifadelerini kullandı.
İş gücünü artıracak, istihdamı güçlendirecek dinamik ve etkin politikaları hayata geçirmeye devam edeceklerini vurgulayan Işıkhan, en büyük hedeflerden birisinin gençleri geleceğin teknolojilerine ve üretime yöneltmek, nitelikli beceriler kazanmalarını sağlayarak onları istihdama kazandırmak olduğunun altını çizdi.
Bakan Işıkhan, şunları kaydetti:
“Uyguladığımız GÜÇ gibi programlarımızın olumlu sonucu olarak bir önceki aya göre 0,8 puan, bir önceki yılın aynı ayına göre 1,4 puan azalan gençlerde işsizlik oranı yüzde 14,5’e geriledi. Gençlerin iş gücü piyasasına geçişlerini kolaylaştıracak kapsamlı ve bütüncül politikaları uygulamayı sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizin çalışma hayatını geleceğin ihtiyaçlarını da dikkate alarak geliştireceğiz.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nisan ayında mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre işsizlik oranının yüzde 8,2 ile tek haneli rakamlardaki seyrini 36’ncı aya taşıdığını belirtti.
Yılmaz, sosyal medya hesabından nisan ayı iş gücü istatistiklerine ilişkin yaptığı paylaşımda, kararlılıkla uygulanan politikalar sayesinde, işsizlik oranının tek haneli seviyesini sürdürdüğünü bildirdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “2026 yılı Nisan ayında mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre işsizlik oranı yüzde 8,2 ile tek haneli rakamlardaki seyrini 36’ncı aya taşımıştır. Gençlerde işsizlik oranı geçen senenin aynı ayına göre 1,4 puan, kadınlarda ise 0,6 puan azalarak sırasıyla yüzde 14,5 ve yüzde 11 olarak gerçekleşmiştir. Bölgemizde yaşanan jeopolitik gerginliklerin makroekonomik dengeler ve reel ekonomimiz üzerindeki geçici etkilerini sınırlamak için kurumlarımızla eşgüdüm içerisinde gerekli adımları kararlılıkla atmaya devam ediyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Bunun yanı sıra potansiyel işgücünün ekonomiye aktif katılımını artırmak ve eğitim-istihdam-üretim ilişkisini güçlendirmek amacıyla yapısal reform adımlarını sürdürdüklerini vurgulayan Yılmaz, bir taraftan işgücü piyasasının değişen ihtiyaçlarına uyumunu güçlendiren politikaları hayata geçirirken diğer taraftan da küresel üretim ve ticaret ağlarındaki dönüşümün sunduğu fırsatlardan etkili şekilde yararlanarak Türkiye’yi üretimde ve yatırımda bölgesel merkez konumuna taşımayı hedeflediklerini kaydetti.
Yılmaz, “Makroekonomik istikrarı güçlendiren, üretim ve ihracatta katma değeri artıran ve ülkemizin küresel ticaret içindeki konumunu ileriye taşıyan politikalarla sürdürülebilir büyümeyi desteklemeyi, ekonomik dayanıklılığı artırmayı ve vatandaşlarımızın refahını kalıcı biçimde yükseltmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.