Mİlli Savunma bakanlığı bir tugay komutanının odasına yakın garajdan gelen araç sesinden rahatsız olup astsubay üstçavuşu dövmesiyle ilgili olay için soruşturma başlatıldığını duyurdu. Tuğgeneral, astsubay üstçavuşun boğazına sarılmış, tokatlamış, ona hakaretler etmiş.
MSB’de bir tugay komutanının makam odasına yakın olan askeri garajdan gelen araç seslerinden rahatsız olması üzerine bir astsubay üstçavuşa, “Geri zekalı, aptal. Ben araç çalışmayacak demedim mi?” diye hakaretler savurduğu ve arka arkaya tokatlar atarak boğazını sıktığı öne sürülmüştü.
Devam eden süreçte dövülen astsubay üstçavuş darp raporu alarak tugay komutanı hakkında şikayetçi olurken Türkiye’nin gündemine oturan olay hakkında MSB’den açıklama geldi.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısında söz konusu tartışmalara ilişkin “Söz konusu olay ile ilgili soruşturma izni Bakanlığımızca verilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde disipline ve kanunlara aykırı hareket eden kim olursa olsun rütbesine ve makamına bakılmaksızın gereken yapılır” ifadelerine yer verdi.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Hava Kuvvetlerinin 115’inci kuruluş yıl dönümü nedeniyle İzmir Çiğli’de bulunan 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığında düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gökyüzündeki çelik kanatları Hava Kuvvetlerinin kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Türk Hava Kuvvetlerinin, yüksek harekat kabiliyeti, nitelikli personeli, modern platformları, yerli ve milli savunma sanayisinin sağladığı ileri teknoloji imkanlarıyla semalarımızın kalkanı olmaya devam ettiğini belirten Aktürk, “Hava gücümüzün temelini oluşturan nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik rol üstlenen Çiğli’de konuşlu 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığımızda, Hava Kuvvetlerimizin kuruluş yıl dönümü kapsamında 6-7 Haziran’da Gençlik ve Havacılık Festivali düzenlenecektir.” dedi.
Aktürk, etkinlik ile katılımcılara, Türk havacılığının geldiği noktayı yakından görme fırsatı, gençlerin havacılık ve uzay alanlarına olan ilgilerinin artırılması, yerli ve milli savunma sanayisi ile Türk Hava Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin tanıtılmasının amaçlandığını vurguladı.
Festivale ilişkin bilgi veren Aktürk, şunları söyledi:
“Öğrencilerimizin aileleri ile birlikte katılımına açık olan festivalde hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları, özendirici uçuş faaliyetleri, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler yer alacak, Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşları yapılacaktır.”
Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, terörle mücadelesine, sınırları korumaya, karada, denizde ve havada Türkiye’nin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam ettiğini söyledi.
Terörle mücadele ve sınır güvenliğine ilişkin bilgi veren Aktürk, şunları kaydetti:
“Son iki haftada 6 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, hudutlarımızda 7’si terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 698 şahıs yakalanmış, 4 bin 219 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, teslim olan terörist sayısı 99’a ulaşmış, hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 3 bin 860, engellenen kişi sayısı da 34 bin 389 olmuştur. Ayrıca, son iki hafta içerisinde Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde 79 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.”
Aktürk, ikili ilişkiler ve uluslararası görevler kapsamında, geniş bir coğrafyada etkin şekilde görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve istikrara güçlü ve sürdürülebilir katkılar sunmaya devam ettiğini söyledi.
Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı tarafından, 6’ncı Deniz Güvenliği Konferansının 9-10 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirileceği bilgisini veren Aktürk, şu ifadeleri kullandı:
“NATO Muhabere ve Bilgi Ajansı (NCIA) sorumluluğunda, Muhabere Elektronik ve Bilgi Sistemleri (MEBS) alanında faaliyet gösteren firmalar ile ilgili NATO kuruluşlarının katılımıyla düzenlenecek NATO EDGE 2026’nın üçüncüsü, 17-19 Kasım tarihleri arasında İzmir EXPO Fuar Alanı’nda icra edilecektir. Söz konusu faaliyet, milli savunma sanayiimizin ulaştığı yüksek teknoloji seviyesinin ve gelişmiş kabiliyetlerinin uluslararası düzeyde tanıtılmasına imkan sağlayacak, aynı zamanda ülkemizin savunma alanındaki birikim ve başarılarının görünürlüğünün artırılmasına katkıda bulunacaktır. Faaliyete ilişkin detaylı bilgiye ve başvuru işlemlerine NATO EDGE 26 resmi internet sitesinden erişilebilmektedir.”
Aktürk, İsrail’in Orta Doğu’daki saldırgan ve yayılmacı tutumunun, bölgedeki insani durumu her geçen gün daha da ağırlaştırdığını söyledi.
İsrail’in, bir yandan Lübnan’daki işgal ettiği yerleri genişleterek Lübnanlıları kalıcı göçe zorladığını, diğer yandan ise İsrailli aşırılık yanlısı grupların Mescid-i Aksa’daki provokatif eylemlerine göz yumduğunu belirten Aktürk, “Uluslararası hukukun açık ihlali olan ve bölgedeki barış ve istikrarı hedef alan bu eylemler karşısında, uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını artırarak, somut adımlar atması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.” dedi
Aktürk, İran ile ABD arasındaki müzakerelerin kalıcı barışla sonuçlanmasının bölge için önemine dikkati çekerek, tarafların sağduyulu ve yapıcı davranmasını temenni ettiklerini ifade etti.
Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin muharebe etkinliğinin muhafazası ve geliştirilmesi, kara, deniz, hava, uzay ve siber alanda daha etkin, caydırıcı ve hazır hale getirilmesi amacıyla milli ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin aralıksız devam ettiğini kaydetti.
Tatbikatlara ilişkin bilgi veren Aktürk, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün başlayan ve çok tehditli ortamda karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi amacıyla Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilen, Deniz Kuvvetlerimizin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetlerimiz ile Sahil Güvenlik Komutanlığından müteşekkil 125 gemi, 60 hava unsuru, insansız deniz araçları ve 18 bin personelin görev aldığı Denizkurdu-II Tatbikatı 14 Haziran’a kadar devam edecektir. Tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri 11 Haziran’da Doğu Akdeniz’de TCG Anadolu’da icra edilecektir.”
Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin modern ve etkin savunma gücünün, yerli ve milli savunma sanayisinin ileri teknoloji ürünleriyle güçlendirilmesi çalışmalarının kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
Bu kapsamda son iki hafta içerisinde Kara Kuvvetleri Komutanlığının muhtelif miktarda, ilk kez olmak üzere MİLKAR-6A Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi ile İHA-230 mühimmatı muayene ve kabul faaliyeti tamamlanarak envantere alındığı bilgisini veren Aktürk, şunları söyledi:
“Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından başta MK-82 genel maksat uçak bombası olmak üzere çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmıştır. Ayrıca ASELSAN tarafından muhtelif miktarda, TARAS-II Radyolink Sistemi Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza, AcroSAT Gemi Uydu Haberleşme Terminali Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza, Lazer Güdüm Kiti (LGK 84), İhtar İHA Karşı Sistemi ve ARTcom 9681 Hava Telsizi Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir.”
Aktürk, “Aile Yılı” kapsamında, aile kurumunun güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin devam ettiğini belirtti.
Bugüne kadar 71 bin 181 personele “Sağlıklı Aile Eğitimi”, 676 bin 327 katılımcıya ise “Evlilik Öncesi Eğitim Programı” uygulandığını söyleyen Aktürk, şunları kaydetti:
“Güçlü ailenin, güçlü toplum, güçlü Türkiye ve güçlü ordunun temeli olduğu bilinciyle, personelimiz ve ailelerine yönelik eğitim ve farkındalık faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bu vesileyle Milli Aile Haftası’nı kutluyor, ailelerimize sağlık, huzur ve mutluluk diliyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü ise şimdiden kutluyor, çevrenin korunması, sürdürülebilir yaşam alanlarının oluşturulması ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında ‘sıfır atık’ hedefinin önemini bir kez daha vurguluyoruz.”
Bakanlık, İzmir Çiğli’de bulunan 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığı’nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının soruları üzerine açıklamalarda bulundu.
NATO Zirvesi kapsamında alınan güvenlik tedbirlerine ilişkin soru üzerine “NATO Zirvesi’ne yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır.” cevabı verildi.
Bakanlık tarafından, Yunanistan ve GKRY’nin son dönemdeki silahlanma faaliyetleriyle bölgedeki askeri girişimlerinin yakından ve dikkatle takip edildiği belirtildi.
Türkiye’nin, Ege ve Doğu Akdeniz’de barış, istikrar ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olmakla birlikte, hak ve menfaatlerinin korunması konusundaki kararlılığını sürdürdüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin ve KKTC’nin güvenliğine yönelik gerekli tüm tedbirleri almaktadır. Bölgemizin ihtiyacı olan husus, silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan’ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur.”
Bir tugayda yaşanan darp olayına ilişkin soru üzerine, Bakanlık tarafından şu cevap verildi:
“Türk Silahlı Kuvvetlerinde müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olmazsa olmazdır. Daha önce de vurguladığımız gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir. Söz konusu olayla ilgili soruşturma izni Bakanlığımızca verilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde disipline ve kanunlara aykırı hareket eden kim olursa olsun rütbesine ve makamına bakılmaksızın gereken yapılır.”
Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Genel Başkanı Cahit Koca, bir astsubay üstçavuşun görev yaptığı birlikte şiddete, hakarete ve tehdide maruz kaldığı iddiasına ilişkin açıklama yaptı. Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
“TSK’nın temel direği, ordumuzun şerefli ve fedakar mensupları olan astsubaylarımızın, görev yaptıkları kışlalarda ‘üst’ konumunda olanlar tarafından şiddete, hakarete ve tehdide maruz kalması asla kabul edilemez bir durumdur. Bugün, ordumuzun disiplin anlayışıyla asla bağdaşmayan, insan onurunu hiçe sayan bir olayı ve ardından yaşanan hukuksuzlukları kamuoyuyla paylaşmak zorundayım. Doğu bölgemizdeki bir tugayımızda, araç çalıştırdığı gerekçesiyle bir astsubay üstçavuş meslektaşımız, tugay komutanı tarafından ‘geri zekalı’, ‘aptal’ gibi çirkin ifadelerle hakarete uğramış, boğazı sıkılmış ve tokatlanmıştır. Üstelik bu olay, kamera kayıtlarıyla sabittir ve meslektaşımız aldığı darp raporuyla bu durumu belgelemiştir. Sormak isteriz: Kışlalarımızda astsubaylarımızı koruması gereken komutanlık makamı, ne zamandan beri şiddetin merkezi haline gelmiştir? İşin daha da vahim olan kısmı, meslektaşımızın hak arama yoluna girmesiyle başlayan sindirme sürecidir.
Meslektaşımız, olayı yargıya taşıyacağını ifade edince, tugay komutanı tarafından ‘sen savcıya gidersen, ben de seni başsavcılığa şikayet ederim’ diyerek tehdit edilmiştir. Ardından, bir kolordu komutanı ve bir tugay komutanının beraberce başsavcılığa gitmesi, hukuk mekanizmasının üzerinde bir baskı unsuru oluşturulmak istendiği izlenimini vermektedir. Daha da ibretlik olanı ise, meslektaşımızın bu durumu bir avukatla paylaşmasını ‘ketum davranmamak’ olarak nitelendirip, avukata vekalet verdiği için ceza kesilmesidir. Kendi hakkını savunması için avukatıyla görüşen bir askeri, ‘yetkisiz kişiyle görüştü’ diyerek cezalandırmaya kalkmak, hukukun evrensel ilkelerine ve akla aykırıdır. Bir avukat, nasıl ‘yetkisiz kişi’ olarak görülür? Bu zihniyet, astsubayın adalete erişimini engelleme çabasıdır. Milli Savunma Bakanlığı, kamera kayıtları ortadayken darp konusunda soruşturma izni vermiş olsa da, hakaret ve tehdit gibi en az darp kadar ağır olan suçlar için “yeterli delil yok” bahanesiyle soruşturma izni vermemiştir.
Askeri Ceza Kanunu ve TCK hükümleri açıkken, general statüsündeki bir komutanın bu eylemlerinin soruşturulmasının önünün kesilmesini kabul etmiyoruz. TEMAD olarak altını çiziyoruz: Adalet, hiyerarşi ile sınırlı değildir. Hiçbir makam ve mevki, astsubaylarımıza şiddet uygulama veya onları tehdit etme hakkını vermez. Hakkını arayan astsubayımıza ceza vermek, baskıcı bir yöntemdir ve derhal bu yanlıştan dönülmelidir. Danıştay’ın, bu hukuksuzluğa ‘dur’ diyeceğine ve hakaret/tehdit suçlarının da yargı önüne taşınmasının önünü açacağına inancımız tamdır.
Bizler, ordumuzun disiplinini ve hiyerarşisini en iyi bilen, hayatını bu disipline adamış insanlarız. Ancak disiplin, hiçbir zaman bir astın darp edilmesi, aşağılanması ve hak arama hürriyetinin elinden alınması değildir. Bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Meslektaşlarımızın sahipsiz olmadığını, hukuk önünde haklarını sonuna kadar savunacağımızı tüm kamuoyunun bilgisine sunarım.”