24 yaşındaydı.
Anasınıfı öğretmeniydi. İzmirliydi. Ağrı’nın Hamur ilçesinde, küçücük çocuklara harfleri, renkleri, hayatı öğretiyordu.
Adı Irmak Koparan.
Bir gün ondan haber alınamadı. Meslektaşları merak etti, endişelendi, 112’yi aradı.
Onu evinde buldular.
İlk bulgular intihar ihtimaline işaret ediyormuş. Otopsi bekleniyor.
Ama durun.
Bir genç kadın, bi öğretmen, 24 yaşında nasıl bu kadar yalnız kalır?
İddialar ağır:
Görev yeri değiştirilmiş. Ulaşım sorunu çözülmemiş. Barınma sorunu çözülmemiş.
Yaşam tarzı yüzünden dışlanmış. Kıyafetleri yüzünden hedef olmuş. Mobbinge uğramış. Bir okul yöneticisinin şiddetine maruz kaldığı öne sürülüyor.
Dilekçe vermiş. Anlatmış. “Beni duyun” demiş.
Duyan oldu mu?
Sendikalar şimdi soruyor: Bu süreci kim yönetti? Talepler neden reddedildi? İddialar neden görmezden gelindi?
Ben de soruyorum:
Bir öğretmeni yalnızlaştıran, yıpratan, görmezden gelen bir düzende çocuklarımızı kim büyütecek?
24 yaşındaydı. Daha yeni başlıyordu