Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu 27 Haziran'daki buluşma çağrısıyla "Abdullah Öcalan’a özgürlük" talebiyle düzenlenecek mitinglere tepki gösterileceğini söyledi.
Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 27 Haziran’da Ankara’daki Tandoğan Meydanı’nda buluşma çağrısı yaptı. “Abdullah Öcalan’a özgürlük” talebiyle düzenlenecek mitinglere tepki gösteren Dervişoğlu “Sevdası Türkiye, kaygısı Türk milletinin geleceği olan herkesi, ellerinde Türk bayraklarıyla, Tandoğan Meydanı’na bekliyorum. Türkiye’nin sahipsiz olmadığını tüm dünyaya ilan edeceğiz” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu 27-28 Haziran tarihlerinde “Abdullah Öcalan’a özgürlük” talebiyle Diyarbakır, İstanbul, Mersin ve Van’da düzenlenecek mitinglere karşı Ankara’daki Tandoğan Meydanı’na gelinmesi çağrısı yaptı.
Dervişoğlu “27 Haziran 2026 Cumartesi günü Ankara Tandoğan Meydanı’nda olacağız. Sevdası Türkiye, kaygısı Türk milletinin geleceği olan herkesi, ellerinde Türk bayraklarıyla, Tandoğan Meydanı’na bekliyorum. Türkiye’nin sahipsiz olmadığını tüm dünyaya ilan edeceğiz” dedi.
CHP’ye yönelik mutlak butlan kararına tepki gösteren Dervişoğlu, Hukuk, adalet, demokrasi baharı yaşıyoruz öyle mi? İnsanın, “ne butlanmış be arkadaş” diyesi geliyor. Bizi, değerlerimizi, canlarımızı, sevdiklerimiz, doğrularımızı kemiren, tüketen, öldüren tüm bu sorunlar ortadayken, Kasten ve taammüden sahnelenen bu “cambaza bak” oyunuyla milletimin gözüne perdeler indiriliyor! Kimdir sebebi? İktidar ve ortaklarıdır. Kimdir sebebi? İktidar ve yabancı ortaklarıdır. Kimdir sebebi? Buna ses etmeyenler, itiraz etmeyenlerdir. Nedir çözümü? Duyduğunu ayırt etmektir, gördüğünü anlamaktır, konuştuğunu bilmektir. Yani idraktir, idrak” şeklinde konuştu.
İYİ Parti lideri Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında iktidar politikalarını eleştirirken “Bugün iktidar kendi kendini yiyen bir yılan vaziyetindedir. Bozukluğu düzeltirim diyemiyor çünkü eğrilik kendisinden kaynaklanıyor. Temizim, ahlaklıyım, dürüstüm diyemiyor; o sebeple ötekine berikine operasyon çekiyor. Günde 10 meyve veriyor, 9’u zehirli. Bu sebepledir ki Türkiye boğazına kadar çamura bulanmış haldedir. Tezgah belli; Sorunları biriktir, meseleleri saptır. bir sorunu bile çözelim demezler. Çünkü bunlarda ilke yok, akıl yok. Yol yok, yordam yok, yöntem yok. Aslında bunlarda vicdan yok vicdan” dedi.
Dervişoğlu şöyle devam etti: “Yaşadığımız tüm bu krizlerin, sokaktaki buhranın, cüzdandaki yangının tek bir sebebi var. O da Türk milletinin boynuna geçirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir. Omurgası yok edilen bürokrasidir. Bunun kurbanı cübbesine düğme dikilen yargıdır. Tek adamın dar kalıplarına hapsedilmek istenen, bir zümrenin tapulu malı, şahsi hırslarının oyuncağı zannedilen Türkiye Cumhuriyeti’dir. Tüm bunların bedelini ödeyen ise yaşadığı hayat burnundan fitil fitil getirilen insanlarımızdır.”
İçişleri Bakanı Çiftçi’nin “Niyazım şuydu, Rabb’im bir gün bana bir gün de olsa Valiliğini nasip et. İnanıyorum ki Cenabıhak o günleri bizlere gösterecek, mutlaka gösterecek” şeklindeki ifadelerini eleştiren Dervişoğlu “Anladık dindarsın da, hayatında güvenlik makalesi okumamış seleflerine özenmek seni yükseltmez. İşinize bakın. Sokaklar güvensizlik dolu, asayiş sorunları diz boyu. Çeteler semtleri, mahalleleri işgal etmiş halde, 7 günün, 24 saatini bunlara ayırsan belki yine kâfi gelmez” dedi.
Dervişoğlu şunları söyledi:
“Türk milleti içerisinde 7’den 77’ye sağcısı, solcusu, dindarı, seküleri fark etmez, herkesin hem fikir olduğu hususların başında da İsrail gelir.
Bunların nasıl bir katliam makinası olduğunu, masumların kanını akıtmaktan keyif alan sapkınlardan oluştuğunu hepimiz biliyoruz. Arkasındaki devletlere ve karanlık odaklara sığınarak, sağa sola sataştığını da biliyoruz. Ama siz işinizi yapın kardeşim!
Kudüs’e vali bulurlar, merak etme. Sen mülki idareden geliyorsun, sen Mülkiyelisin yahu! Vali değilsin artık, Bakansın Bakan. Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı olmak, seviyorsun eski tabirleri madem Dahiliye Nazırı olmak, dünya hayatında erişilebilecek en şerefli görevlerden biridir. Anladık dindarsın da, hayatında güvenlik makalesi okumamış seleflerine özenmek seni yükseltmez. İşinize bakın.
Sokaklar güvensizlik dolu, asayiş sorunları diz boyu. Çeteler semtleri, mahalleleri işgal etmiş halde, 7 günün, 24 saatini bunlara ayırsan belki yine kâfi gelmez. Bu memleketin diplomatik makamları var, ordusu var. Türkiye’yi sağa sola karikatürize sataşmalar yapan yöneticilerin ülkesine çevirmeyin arkadaş! Allah aşkına biriniz de işine baksın! İşini tam layıkıyla yapsın! Herkes işini yaparsa, suçlanacak kimse de kalmaz. Merak etme, Kudüs de valisiz kalmaz.”