Haberi gazetede okudum.
Eğer yazılanlar doğruysa -ki umarım değildir- sözü edilem cüret korkutucu değil mi?
Başkent.
Güvenliğin, istihbaratın, devletin en çok hissedildiği yer.
Tam da orada, bu kadar geniş çaplı tehditler savrulabilmesi… insanın tüylerini diken diken ediyor.
Haberin kaynağı T24’ten Tolga Şardan; bilgiler güvenlik kaynaklarına dayandırılıyor.
İddia edilenler şöyle:
“Çirkinler” ve “Daltonlar” adıyla anılan grupların; iş insanlarına, şirketlere ve siyasetçilere yönelik tehditlerini artırdığı öne sürülüyor. Bazı iş yerlerine “Zamanınız doluyor” mesajları gönderildiği, siyah çelenk bırakıldığı ve kurşunlama olaylarının yaşandığı iddia ediliyor.
Soruşturma dosyalarına yansıyan bilgilere göre tehditlerin yalnızca küçük işletmelerle sınırlı kalmadığı ifade ediliyor. Başkentin önemli iş insanlarından birine ait holdingin de tehdit mesajlarının hedefi olduğu ileri sürülüyor.
Bu kapsamda aktif siyasette yer alan önemli bir ismin ailesinin de hedef alındığı iddia edildi.
Daltonlar adına gönderildiği öne sürülen mesajlarda siyasetçinin eşi ve oğlunun tehdit edildiği, kendilerinden “sokağın payı” adı altında para talep edildiği ileri sürüldü.
Ama burada bir parantez açmak şart:
Yetkililer bu mesajları kimin gönderdiğini henüz bilmiyor. Gerçekten o suç örgütleri mi, yoksa onların ismini kullanan başka kişiler mi? Her iki ihtimal de araştırılıyor. Yani ortada doğrulanmış bir fail yok, açıklanmış bir isim yok.
Korkutucu olan da bu zaten.
Doğruysa, cüretin boyutu vahim.
Uydurmaysa, birilerinin korkuyu bu kadar kolay silah yapabilmesi vahim.
İkisi de aynı kapıya çıkıyor.