Mahkemenin tahliye kararı verdiği Yunus Göçer, Hasan Yalaz, Erdinç Çolak, İpek Elif Atayman, Alper Aydın, Ahmet Güllü, Yavuz Saltık, Mustafa Karaoğlu ve Halit Burak Atalan akşam saatlerinde Silivri Cezaevinden salıverildi.
Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının 53. celsesi görüldü. Perşembe günkü duruşmanın sonunda mahkeme tutuklu sanıklardan 9’unun daha tahliyesine karar verdi.
Mahkemenin tahliye kararı verdiği Yunus Göçer, Hasan Yalaz, Erdinç Çolak, İpek Elif Atayman, Alper Aydın, Ahmet Güllü, Yavuz Saltık, Mustafa Karaoğlu ve Halit Burak Atalan akşam saatlerinde Silivri Cezaevinden salıverildi.
Perşembe sabahından itibaren mahkemede yaşananlar şöyleydi:
Saat 11.00’de tutuklular mahkeme salonuna alkışlar eşliğinde girdi. Duruşma başlamadan hemen önce tutuklu KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un eşi Aslı Kurt, izleyici sıralarından seslenerek 15. evlilik yıldönümlerini kutladı.
Duruşma başladıktan sonra İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Gülten, bir gün önce başlayan savunmasına devam etti. Zeytinburnu’nda yapılan ve İstanbul’un silüetini bozduğu için simgesel bir yapı haline gelen “16:9” adlı projeyle birlikte herkesin istediğini yapamaması gerektiğinin tartışıldığını ifade eden Gülten, o dönemki İBB yetkililerinin sorumlu olduğuna dikkati çekti.
2014 – 2019 arasında toplam 146 adet silüet onayı başvurusu yapıldığına değinen Gülten, bunların 118’inin sonuçlandırıldığını, değerlendirmelerin yalnızca evrak üzerinden yapıldığını ifade etti. Gülten, suçlandığı Pasifik Holding’in projesinin uzatıldığı iddiasına yönelik, “İrdelendiğinde tüm işlemlerin mevzuata uygun yürütüldüğü ve müşteki beyanlarının gerçek dışı olduğu açıkça ortaya çıkacak” dedi.
İddianamenin değerlendirme bölümünde silüet onaylarının “örgütün irtikap yöntemi için sıkça başvurduğu bir araç olduğuna değinildiğini” söyleyen Gülten, hazırlanan bilirkişi raporunda ise hukuka aykırı işlem bulunmadığının açıkça ortaya konduğunu belirtti.
Gülten’in savunmasının ardından çapraz sorguya geçildi. Ekrem İmamoğlu söz alarak Gülten’e “İBB bünyesine katılmadan önce tanışıklığımız oldu mu?” diye sordu. Gülten, “Olmadı” yanıtını verdi.
İmamoğlu daha sonra, Ramazan Gülten’in saldırıya uğradığı Üsküdar Salacak Sahili’ndeki kaçak yapıların yıkım sürecini anımsattı. İmamoğlu, “300’e yakın polis Üsküdar Salacak Sahili’nde bir büfenin yıkılmaması için 3 gün nöbet tuttu. 2 TOMA 300’e yakın polis bir büfeyi neden korur. Kimin talimat verdiğini çok iyi biliyorum. Bu genç arkadaşımız (Ramazan Gülten) saldırıya uğradı. Böyle bir süreçten geçti İstanbul” dedi.
İmamoğlu, “İstanbul’a değer katan bir arkadaşımla iyi ki çalışmışız. Gurur duyuyorum. İstanbul salyalarından ve pisliğinden arınmıştır” ifadelerini kullandı.
Babası Hasan İmamoğlu’nun emekli maaşına dahi el konulduğunu belirten İmamoğlu, Gülten’e “Tek bir parselin imar artışı için, herhangi bir imar uygulaması için önünüze bir talep koyduk mu?” diye sordu. Gülten, “Hayır” yanıtını verdi. İmamoğlu, “Bu ülkede namuslu insanlar en az namussuzlar kadar cesur olmalı” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Tutuklu sanıklardan Hakan Karanis, Ramazan Gülten’e, “Ekrem Bey’in arkadaşlarının talepte bulunduğunu ve reddettiğinizi söylemiştiniz. Kimi kastettiniz? Beni tanıyor musunuz?” diye sordu. Gülten, “Başkanın arkadaşı olduğunuzu burada öğrendim. Benden talepte bulunanlar arasında Hakan adında kimse yok. Zaten biz o insanların başkanla ilişkisi olmadığını görüşünce anlıyoruz” yanıtını verdi.
Ramazan Gülten’in avukatı Hazal Algan Canseven’in savunması başladı. Tek bir tanığın bile Gülten’den bahsetmediğini, tek bir baz kaydı olmadığını, tek bir para aktarımının bulunmadığını ifade eden avukat Canseven, “Ramazan Gülten bu dosyada bulunduğu makam nedeniyle suçlanıyor” dedi.
Canseven’in ardından Gülten’in avukatlarından Enes Hikmet Ermaner’in savunması başladı. 4 bin sayfalık iddianameye bakıldığında Ramazan Gülten hakkında bir eylem görülemediğini söyleyen Ermaner, “Savcılık iddianameyi 4 bin sayfa yapabilmek için sürekli aynı ifadeleri kopyalamış. Müvekkilimin adı eylemin hiçbir yerinde yok, sadece ceza istenen kısımda adı geçiyor” ifadelerini kullandı. Ermaner, müvekkilinin tahliyesini talep etti.
Ramazan Gülten’in avukatlarından Hüseyin Ersöz söz aldı. Ersöz, yargılamada “Adil bir karar verilebilecek mi?” endişesini yaşadıklarını belirtti. Ersöz, “Soruşturma aşamasında gerçekleştirilen hukuka aykırılıklar üzerinden de heyetinizin hukuka uygunluk denetimi yapması gerekir” dedi. Gülten’in tutukluluğunun hürriyeti tehdit boyutuna ulaştığını söyleyen Ersöz, müvekkilinin tahliyesini ve beraatini talep ederek savunmasını noktaladı.
Mahkeme, tutukluluk incelemelerini tamamladığını söyleyerek savcıdan görüş sordu.
Savcılık, reklamcı Yunus Göçer, Baraka Yapımcılık’ın sahibi Hasan Yalaz, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak, eski Medya A.Ş. Müdürü İpek Elif Atayman ve iş insanı Alper Aydın’ın tahliyesini, diğer tutukluların tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme başkanı karar için duruşmaya ara verdi.
İBB Davası’nda kararını açıklayan heyeti 9 kişi hakkında tahliye kararı verdi.
Yunus Göçer, Hasan Yalaz, Erdinç Çolak, İpek Elif Atayman, Alper Aydın, Ahmet Güllü, Yavuz Saltık, Mustafa Karaoğlu ve Halit Burak Atalan’ın tahliyesine karar verdi.
Tahliyeler salonda buruk bir sevinç yarattı.
İş insanları Yunus Göçer, Hasan Yalaz ile Alper Aydın, Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık, eski Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak, Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu, eski Kültür AŞ İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan ve firari Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinde çalışan Ahmet Güldü, akşam saatlerinde Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nden edildi.
İlçedeki CHP Dayanışma Merkezi’ne getirilen Yavuz Saltık, kendisini karşılayan kalabalık karşısında gözyaşlarına hâkim olamadı, sevenlerine sarıldı. Gazetecilere konuşan Saltık’ın ilk sözleri “Tabii dışarıda olmak güzel bir şey. Hayatım boyunca insanlara hizmet etmek; bu şehrin arka sokaklarına, ötekilerine, kimsesizlerine hizmet etmek dışında başka bir şey yapmadım. Bu görev bilinciyle çalıştım. Beni yetiştiren aileme, üzerimde emeği olan insanların boynunu yere eğecek hiçbir şey yapmadım. O yüzden tertemiz ve pırıl pırıl içerideki tüm arkadaşlarım gibi dışarıdayım. Bu hizmetlere kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bu şehrin arka sokaklarının, ötekilerinin, yoksullarının, Kürtlerinin bize ihtiyacı var. Görevimize devam edeceğiz. Çalışacağız. Bütün arkadaşlarım, başkanlarım ve tüm arkadaşlarım için bekliyorum. Sadece kendim için değil. O yüzden kalbimin bir kısmını orada bırakarak geldim” oldu.
Eşine sarılan Mustafa Karaoğlu, “Çok şükür bugün tahliye olduk. Uzun bir zamandı yani bizler için de. Bugün çok sevinçliyim ama aynı zamanda hüzünlüyüz de çalışma arkadaşlarımız orada kaldı. İnşallah arkadaşlarımız da çıkacak. Biraz bekliyorduk, biraz beklemiyorduk ama eşim sağ olsun beni ne görüşte bıraktı ne mahkemede yalnız bıraktı” dedi. Eşi Songül Karaoğlu da “Bugün Mustafa’ama bir mektup gönderdim. Yazarken ismimi yazamadım. Elim titredi. Kalemi tutamadım. ‘Sen yorgunsun. Ben yorgunum ama hayallerimiz var dedim. Pes etmek yok’ dedim. Hiçbir zaman pes etmeyeceğiz. Hep özgür günlerde yaşayacağız. Hep birlikte yaşayacağız inşallah” diye duygularını dile getirdi.
Gözyaşları içinde olan İpek Elif Atayman da şunları söyledi:
“Çok zordu. 15 ay gerçekten fiziki ve psikolojik olarak çok yıprandım. Bütün arkadaşlarım, özellikle kadın arkadaşlarımın hepsi aynı şekilde yıprandılar. Başta kadın arkadaşlarım olmak üzere Ekrem Başkan ve diğer tutuklu bütün arkadaşlarımızın bir an evvel özgürlüklerine kavuşmasını istiyorum. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Burada olmak çok güzel. Beklemiyorduk. Birdenbire oldu. Arkada kız arkadaşlarım, kadın arkadaşlarım hepsi gözü yaşlı kaldılar. Hepsi bekliyordu. Hepsi umut içindeydi ama inşallah onlar da yavaş yavaş çıkacaklar ve özgürlüklerine kavuşacaklar. (Ailesi) Vallahi büyük fedakarlık yaptılar. Her hafta oğlum Afyon’a geldi. Kapalı görüş, açık görüş hiç ayırt etmeksizin geldiler. Bu arada dostlarıma çok teşekkür ediyorum. Ailemi ve beni hiç yalnız bırakmadılar. Maddi manevi hep yanımdaydılar. Hepsine çok teşekkür ediyorum.”
Annesiyle sarılarak hasret gideren Atayman, babası ile de telefonda görüştü. Atayman, “Kızlarım” diye seslendiği Medya AŞ çalışanları ile toplu hatıra fotoğrafı çektirdi. Tahliye edilenleri İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da karşıladı.