Ertuğrul Özkök soruşturması… Ak Parti topa sert girdi

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik "Cumhurbaşkanımız ile insanlık suçu işlemiş bir diktatörü mukayese etmek zihinsel ve ahlaki bir sefalettir" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran ve Cumhurbaşkanı danışmanı Mehmet Uçum da Özkök'ü sert eleştiren açıklamalar yaptılar.

Siyaset 3 Ağustos 2026

Gazeteci ve 10Haber yazarı Ertuğrul Özkök’ün katıldığı bir YouTube programında sarf ettiği sözler üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan Cumhurbaşkanı’na hakaret soruşturmasının siyasi yankıları da gelmeye başladı.

Özkök, gazeteci Bahar Feyzan’ın programında, “Bu dönemler geçecek. Ben Fransa’da bir öğrenci olarak İspanya’da Franco rejiminin nasıl çöktüğüne tanık oldum gözlerimle. Bir gecede gitti 30 yıllık Franco diktatörlüğü. Öldüğü gece İspanya’da rejim değişti ya, öldüğü gece! Bu tür rejimlerin böyle bu şekilde devam edeceğini kimse düşünmesin, devam etmez. Bugünkü rejim Türkiye’de Tayyip Erdoğan’ın kişiliği üzerine dizayn edilmiş ve onun kişiliği ile geçerli bir rejim. Bu rejimi Türkiye’de böyle taşıyacak başka ikinci bir insan yok ve uzun süre de olamaz zaten. Şimdi böyle bir durum olduğu zaman herkes sadece bugüne değil… Neticede Cumhurbaşkanımız da 72 yaşında. Şimdi 72 yaş, daha gider ama neticede yaşlar bir gün bitiyor. Yani ben yaşıyorum bunu, bitiyor yaşlar. Şimdi o nedenle biraz herkesin şapkayı önüne koyup düşünmesi lazım. Yani ben şunu düşünüyorum: Türkiye’de şu anda adalet daha iyi çalışsa, insan hakları, liyakat daha iyi çalışsa, medya özgürlükleri daha iyi olsa emin ol Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçilme şansı çok daha büyük olurdu” demiş, savcılık bu sözler üzerine Cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma başlatmıştı.

Bu soruşturma haberi üzerine sosyal medyadan bir paylaşım yapan Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik “Cumhurbaşkanımızın siyasi konumunu Franco diktatörlüğü ile benzeştirmek akıl ve izan yoksunluğudur. Bu aynı zamanda millet iradesine dönük ahlaki bir problemdir” dedi.

Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in X hesabından yaptığı açıklama şöyle:

“Cumhurbaşkanımız defalarca milletimizin hür iradesiyle ve demokratik seçimlerle iş başına gelmiştir. Cumhurbaşkanımız şu anda dünyada demokratik seçimler yoluyla iş başına gelen liderler içinde en tecrübeli devlet adamı ve liderdir.

Cumhurbaşkanımızın siyasi konumunu Franco diktatörlüğü ile benzeştirmek akıl ve izan yoksunluğudur. Bu aynı zamanda millet iradesine dönük ahlaki bir problemdir.

Türkiye’ye geçmişte yaşatılan kötülüklerin kök zihniyeti budur. Maalesef bu belli kesimlerde bir siyasi karakter haline gelmiştir.

En yüksek demokratik meşruiyete sahip dünya liderlerinden olan Cumhurbaşkanımız ile insanlık suçu işlemiş bir diktatörü mukayese etmek zihinsel ve ahlaki bir sefalettir.

Bu zihniyetle demokratik mücadelemizi en zor zamanlarda verdik. Bundan sonra da vermeye devam edeceğiz.

Yine bu zihniyetin partimizden bahsederken “Ak Parti diye bir parti yok” anlamına gelen sözleri sadece çürümüş bir zihniyetin temennisidir. Gerçeği öğrenmek isteyen biri, sokaklara çıkıp bunu dile getirsin ve cevabını bizzat yaşasın.

Bu çürümüş beyanlar yok hükmündedir. Sadece Türkiye için kötü niyetleri olan kesimlerin itiraflarıdır.”

Burhanettin Duran: Milli iradeye saygısızlık

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı, milletimizin hür iradesiyle sandıkta defalarca göreve getirdiği demokratik bir lider olmasına rağmen otoriter rejimlerle ya da diktatörlüklerle aynı zeminde değerlendirmeye çalışmak, siyasi eleştiri sınırlarını aşan, demokratik meşruiyeti ve milli iradeyi hedef alan çarpık bir anlayışın tezahürüdür” ifadesini kullandı.

Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik eleştirilere tepki gösterdi.

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı, milletimizin hür iradesiyle sandıkta defalarca göreve getirdiği demokratik bir lider olmasına rağmen otoriter rejimlerle ya da diktatörlüklerle aynı zeminde değerlendirmeye çalışmak, siyasi eleştiri sınırlarını aşan, demokratik meşruiyeti ve milli iradeyi hedef alan çarpık bir anlayışın tezahürüdür” değerlendirmesinde bulunan Duran, şunları kaydetti:

“Gazete manşetleriyle hedef gösterilen, siyasi yasaklarla önü kesilmeye çalışılan, kapatma davalarından darbe teşebbüslerine kadar pek çok antidemokratik girişime maruz kalan Sayın Cumhurbaşkanımız, tüm bu süreçlerden yalnızca milletimizin güçlü desteği ve demokratik iradesi sayesinde çıkmıştır. Bugün aynı çevrelerin farklı söylemler ve benzer yöntemlerle siyasi mühendislik yapmaya, millet adına karar vermeye ve siyasi ömür biçmeye kalkışmaları, vesayetçi reflekslerin hala terk edilemediğini açıkça göstermektedir.

Demokrasilerde meşruiyetin yegane kaynağı millettir. Türkiye’de kimin ülkeyi yöneteceğine, kimin görevine devam edeceğine ya da görevden ayrılacağına, köşe yazıları, siyasi temenniler, dış yönlendirmeler veya vesayet odakları değil, yalnızca aziz milletimizin sandıkta tecelli eden iradesi karar verir. Bu temel hakikati görmezden gelen her yaklaşım milletimizin iradesine yöneltilmiş bir saygısızlıktır.”

Mehmet Uçum: Özkök elitist faşist

Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlarından Mehmet Uçum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, hakkında cumhurbaşkanına hakaret suçlamasından re’sen soruşturma başlatılan Ertuğrul Özkök’ü hedef aldı.

Uçum’un “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın demokratlığı üzerine elitist faşistler söz söylemez” başlıklı yazısından öne çıkan bölümler şöyle:

“Nerede olursa olsun elitist faşistler demokrat olamaz. Dertleri demokrasiyi savunmak değil kendilerine avantajlı pozisyon sağlamak için demokrasiyi kullanmaktır…

Bu elitist faşistler aynı zamanda batıcılıkla zihinleri asimle edilmiş, batı fetişisti hatta zihnen batıcılığın kölesi olan tiplerdir. Dolayısıyla batının örtük ama giderek açığa çıkan polis devletlerini demokrasi diye yere göğe sığdıramazlar. Gösteriş düşkünü oldukları için batıdaki parıltılı demokrasi makyajlarına hayran olurlar. Dökülmeye başlamış o makyajın altındaki çirkinliği (İslam ve yabancı düşmanlığını, ırkçılığı, sosyal devletin yok olmaya gittiğini, geleneksel aileyi ve insan doğasını tehdit eden saldırıları…) görmezler, görmezden gelirler.

Şimdi bunlardan biri İspanya diktatörü Franko’nun döneminin sona ermesinden bahisle Cumhurbaşkanı Erdoğan için mesaj vermeye kalkıyor. Her konuda yavan bilgi çöpüyle, taklite dayalı batıcı şekilcilikle kendilerini güya entellektüel zanneden bu tipler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinin özelliklerini, demokratlığını ve hukuka bağlığını asla anlayabilecek bir çapa sahip değildir. Bunlar yabancı eğlence platformlarındaki ideolojik manipülasyona dayanan kimi siyasi dizileri ve filmleri en büyük siyasi öğreti (!) ve devlet tecrübesi (!) olarak gören sığ tiplerdir. Bu seviyesizliğin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik anlamlı bir değerlendirme yapması mümkün değildir. Nefretlerini, üstünü örtmeye çalışarak ifade etmekten başka bir beceriye sahip olmadıkları bellidir. Bayağılıkları ortadadır.”

13 kere seçim kazanmış insana Franco der miyim hiç?13 kere seçim kazanmış insana Franco der miyim hiç?

 

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.